DAYI (TDK)


1 . Annenin erkek kardeşi.
2 . sıfat, halk ağzında Cesur, yiğit.
3 . ünlem, halk ağzında Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü: "O kadarcık okumaktan kanun anlaşılsa avukata ekmek mi kalırdı, dayı!"- S. F. Abasıyanık.
4 . mecaz Kayırıcı: "Bunların çok bariz olan bir tarafı da siyasi dayıları sık sık değiştirmeleridir."- P. Safa.
5 . argo Kabadayı.
6 . tarih Osmanlı İmparatorluğu döneminde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici.

Dayı kelimesi baş harfi D son harfi I olan bir kelime. Başında D sonunda I olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi A , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi I . Başı D sonu I olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANNE Nedir?


1 . Çocuğunu dünyaya getiren kadın, ana, valide.
2 . Yavrusu olan dişi hayvan.

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

AVUKAT Nedir?


1 - Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği koşulları taşıyan kimse, savunman.
2 - Gerekmediği halde başkasının savunmasını üstlenen kimse.

BARİZ Nedir?

Açık, göze çarpan, belirgin: "Halk arasında da keder ve sevinç diye iki bariz heyecan olduğuna inanmıştı."- P. Safa.

CESUR Nedir?


1 . Yürekli.
2 . zarf Yürekli bir biçimde: "Erkeklere karşı ilk tanışmada cesur ve ümit verici davranırdı."- R. H. Karay.

CEZA Nedir?


1 . Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.
2 . hukuk Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım: "... kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz."- Anayasa.

DAYI Nedir?


1 . Annenin erkek kardeşi.
2 . sıfat, halk ağzında Cesur, yiğit.
3 . ünlem, halk ağzında Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü: "O kadarcık okumaktan kanun anlaşılsa avukata ekmek mi kalırdı, dayı!"- S. F. Abasıyanık.
4 . mecaz Kayırıcı: "Bunların çok bariz olan bir tarafı da siyasi dayıları sık sık değiştirmeleridir."- P. Safa.
5 . argo Kabadayı.
6 . tarih Osmanlı İmparatorluğu döneminde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞTİRME Nedir?

Değiştirmek işi, tebdil, tahrif: "Yazınımızın gelenek değiştirmesine bağlı olarak değişik etkenleri var bu durumun"- N. Cumalı.

DÖNEM Nedir?


1 . Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot: "Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi."- H. E. Adıvar.
2 . Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre: "Meşrutiyet dönemi."- .
3 . Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
4 . eğitim bilimi Yarıyıl: "Kış dönemi sınavları."- .

EKMEK Nedir?


1 . Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek, nan, nanıaziz: "Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş."- Y. Z. Ortaç.
2 . mecaz İnsanı geçindirecek iş, kazanç: "Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi."- N. Cumalı.
3 . halk ağzında Yemek, aş: "Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse."- T. Buğra.

ERKE Nedir?


1 . Enerji.
2 . felsefe Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

ERKEK Nedir?


1 . İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı.
2 . biyoloji Sperma oluşturan organizma.
3 . Yetişkin adam, bay, kadın karşıtı: "Erkekler gelince buraya, karılar işte böyle kaçar."- O. C. Kaygılı.
4 . Koca: "Kadın erkeğini uğurladı."- .
5 . sıfat, mecaz Sözüne güvenilir, mert.
6 . sıfat Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı.
7 . sıfat Sert, kolay bükülmez: "Erkek demir, erkek bakır."- .

GETİRİ Nedir?


1 . Faiz: "Yıllık getiri."- .
2 . ticaret Kazanç.
3 . Yarar: "Bu çalışmanın bana getirisi çok oldu."- .

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HALK Nedir?


1 - Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta dil, kültür bağı olan insan topluluğu,insanlar, toplum.
2 - Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3 - Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4 - Belli bir bölgede ya da çevrede yaşayanların tümü.
5 - Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların tümü.
6 - Aydınların dışında kalan topluluk.
7 - Kalabalık, insan topluluğu.

İMPARATOR Nedir?

Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.

KABA Nedir?


1 . Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı: "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Taneleri iri: "Kaba çakıl."- .
3 . Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse): "Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar."- R. H. Karay.
4 . Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli: "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum."- H. R. Gürpınar.
5 . isim Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
6 . mecaz Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü: "Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı."- O. C. Kaygılı.

KABADAYI Nedir?


1 . İyi dövüşen, korkusuz, kendine özgü namus kurallarının dışına çıkmayan kimse: "Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi."- H. E. Adıvar.
2 . sıfat, mecaz Yürekli: "Doğrusu kabadayı çocuktur."- .
3 . halk ağzında Bir şeyin en iyisi, başta geleni: "Bunun en kabadayısı yüz bin lira."- .

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KANUN Nedir?

Yasa.

KARDEŞ Nedir?


1 . Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı: "Öz kardeş. Üvey kardeş. Kız kardeş. Erkek kardeş."- .
2 . Yaşça küçük olan çocuk.
3 . ünlem Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü: "Güle güle Fahri Bey kardeşim!"- S. F. Abasıyanık.
4 . mecaz Aralarında çok değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri: "Din kardeşi."- .

KAYIR Nedir?


1 . Kalın kum.
2 . İnce kum.

KAYIRICI Nedir?

Bir kimseyi kayıran, ona arka çıkan kimse, dayı, iltimasçı, piston, torpil.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OKUMA Nedir?

Okumak işi, kıraat: "Okuması vardı, yazması azdı."- B. Felek.

OKUMAK Nedir?


1 . Yazıya geçirilmiş bir metne bakarak bunu sessizce çözümleyip anlamak veya aynı zamanda seslere çevirmek: "Bana umutsuz bir sesle son raporları okudu."- F. R. Atay.
2 . (nsz) Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek: "Gazete bile okumak istemiyorum."- B. Felek.
3 . (nsz) Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek: "Çabuk dil öğrenmedi, okumak istemedi."- H. E. Adıvar.
4 . (nsz) Şarkı, türkü, şiir vb.ni sesli olarak veya ezgi ile söylemek: "Salon boşalmaya başladı, biz şiirler okuyup dinliyoruz."- R. H. Karay.
5 . (nsz) Bir şeyin anlamını çözmek: "Şifre okumak."- .
6 . Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek.
7 . mecaz Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak: "Yüzünü benden saklıyor. Niçin? Çehresinde, melalinde aşkının matemini okumayayım, diye mi?"- Ö. Seyfettin.
8 . (nsz), argo Sövmek, küfretmek.
9 . halk ağzında Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OSMANLI Nedir?


1 . XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları: "O, eski defterleri çoktan kapatmış, Osmanlıya kucağını açmıştı"- T. Buğra.
2 . sıfat, mecaz Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan: "Benim bildiğim Osmanlı kadınlar dobra dobradır."- N. Cumalı.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SEÇİ Nedir?

Seçmek eylemi.

SEÇİM Nedir?


1 . Seçme işi.
2 . hukuk Kanunlar, yönetmelikler uyarınca kanun koymak ve yönetmek için bir veya daha çok aday arasından belli birini veya birkaçını seçme, intihap: "Seçim günleri yaklaştıkça iki komşu da propaganda faaliyetini büsbütün artırdılar."- H. Taner.

SESLENME Nedir?


1 . Seslenmek işi.
2 . Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SİYASİ Nedir?


1 . Siyasetle ilgili, siyasal, politik: "Siyasi işlere karışmamanı tavsiye ederim."- P. Safa.
2 . isim Siyasetçi, politikacı.

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

TARİH Nedir?


1 . Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz veya gün: "1
9 Mayıs 1919, Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı tarihtir. O tarihte memleket karanlık günler yaşıyordu."- .
2 . Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilim.
3 . Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı: "Sen bana bir ata yadigârısın, geçmişin tarihini saklayan kutsal bir tomarsın!"- R. H. Karay.
4 . Tarih kitabı: "Cevdet Paşa'nın Osmanlı Tarihi."- .
5 . Tarih dersi: "Ertesi gün, tarih imtihanı vardı."- Y. Z. Ortaç.

ÜNLEM Nedir?


1 . Türlü duyguları anlatan veya bir doğa sesini yansıtan kelime, nida: Ah! oh! şak, çat vb.
2 . Ünlem işareti.

YAŞLI Nedir?

(Göz için) Yaşla dolmuş.

YİĞİT Nedir?


1 . Delikanlı, genç erkek: "Yiğide ölüm geçine / Al beni zülfün ucuna / Sallanayım tel yerine."- Karacaoğlan.
2 . sıfat Güçlü ve yürekli, kahraman, alp.
3 . sıfat, mecaz Gözü pek, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmeyen (kimse): "O yiğit adamdır, gerçeği söylemekten çekinmez."- .

YÖNETİCİ Nedir?


1 . Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer: "Yönetici ya bir kral, padişah, sultan veya seçimle gelen parlamentodur."- C. Bayar.
2 . spor Bir spor dalında takımların hazırlanması, oyuncunun bakımı, çalışma yerinin sağlanması, yapılacak karşılaşmaların planlanması vb. işlerle ilgilenen kimse.

A D I Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Dayı,

3 Harfli Kelimeler

Ayı, Yad,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ay, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.