DALAŞMAK (TDK)


1 . Köpekler boğuşup birbirini ısırmak.
2 . mecaz Ağız kavgası etmek: "Günün birinde hain bir kedi bir kuyruk parçasını kapıp kaçmış, o da bunun için günlerce karısıyla dalaşmış."- R. N. Güntekin.

Dalaşmak kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi A , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi Ş , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı D sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIZ Nedir?


1 . Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
2 . Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü: "Küçük bir ağız."- .
3 . Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı: "Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı."- H. R. Gürpınar.
4 . Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap: "Çay ağzı."- .
5 . Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık yanı: "Körfezin ağzı."- .
6 . Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
7 . Kesici aletlerin keskin tarafı: "Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı."- R. H. Karay.
8 . dil bilimi Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği: "Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu."- S. F. Abasıyanık.
9 . Üslup, ifade özelliği: "Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler."- T. Buğra.
10 . Uç, kenar: "Topun ağzında. Uçurumun ağzında."- . 1
1 . mecaz Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği. 1
2 . müzik Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BOĞU Nedir?

Nişanlı kız tarafından damada gönderilen armağan bohçası.

BUNUN Nedir?

"Bu" adılının tamlayan durumu.

DALAŞ Nedir?

Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GÜNLERCE Nedir?

Pek çok gün boyunca: "Dağların eteklerindeki ormanlarda yangınlar çıkar, günlerce sürer."- N. Cumalı.

HAİN Nedir?


1 . Hıyanet eden (kimse): "Bu anlayışsızlığa ve bu vatan hainlerine vahvahlanır, acır gibiydiler."- T. Buğra.
2 . Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse): "Siz galip olduğunuz için cesur ve hain görünüyorsunuz."- A. Gündüz.
3 . Kötü niyeti olan.
4 . ünlem Sitemli bir seslenme sözü: "Hain! Biz seninle böyle mi konuşmuştuk?"- .

ISIRMAK Nedir?


1 . Dişleri arasına alıp sıkmak: "Dolu bir kadeh içti ve meze yerine alt dudağını ısırdı."- A. Gündüz.
2 . (nsz) Dişleriyle koparmak: "Koparın bir tane de ısırın bakın..."- S. F. Abasıyanık.
3 . Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek: "Ayaz insanın yüzünü ısırıyordu."- T. Buğra.
4 . Kumaş dalamak, kaşındırmak.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KAVGA Nedir?


1 . Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa: "Kavga olmadan evden fırlasak ne iyi olacak."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele: "Ekmek kavgası."- .
3 . eskimiş Savaş.

KEDİ Nedir?

Kedigillerden, köpek dişleri iyi gelişmiş, kasları çevik ve kuvvetli evcil, küçük memeli hayvan, pisik (Felis domesticus): "Evcil kedi. Ankara kedisi. Van kedisi."- .

KÖPEK Nedir?


1 - Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsleri olan, çok iyi koku alan, sadık; bekçilik, avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris).
2 - Aşağılık niyetlerle yaltaklanan ya da davranışları kötü olan kimse için sövgü sözü olarak kullanılır.

KUYRUK Nedir?


1 . Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ.
2 . Bu organa benzeyen uzantı: "Uçağın kuyruğu. Gelinliğin kuyruğu."- .
3 . Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti.
4 . Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı.
5 . Başın arkasına toplanmış saç demeti.
6 . Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi.
7 . mecaz İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi: "Çoğu yirmi yaş civarında, sürü sepet öğrenci genç, kuyruğa girmiş, sırasını bekliyor."- A. İlhan.
8 . alay yollu Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse: "Falanca kuyruğu ile birlikte geliyor."- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

A A A D K L M Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Adlaşmak, Dalaşmak,

7 Harfli Kelimeler

Adlaşma, Aklaşma, Dalamak, Dalaşma, Kaşlama, Şaklama,

6 Harfli Kelimeler

Adamak, Aklama, Dalama, Dalmak, Maşala,

5 Harfli Kelimeler

Adama, Akala, Akşam, Alaka, Almak, Almaş, Aşama, Aşmak, Dalak, Dalaş, Dalma, Damak, Damal, Damla, Kalma, Maada, Malak, Şalak,

4 Harfli Kelimeler

Adak, Adam, Adaş, Akma, Alma, Amal, Aşma, Dama, Kala, Kama, Laka, Lama, Maaş, Mala, Maşa, Şaka, Şama,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Aka, Ala, Ama, Aşk, Dal, Dam, Kal, Kam, Kaş, Lak, Lam, Mal, Maş, Şad, Şak, Şal,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Al, Am, Aş, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.