DÜZEY (TDK)


1 . Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye: "Su düzeyi."- .
2 . Bir kursun basamaklarından her biri, kur (I).
3 . hukuk Kanunları bir araya getirmek, derlemek, kodifikasyon.
4 . mecaz Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye: "Eğitim düzeyi. Kültür düzeyi."- .

Düzey kelimesi baş harfi D son harfi Y olan bir kelime. Başında D sonunda Y olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi E , beşinci harfi Y . Başı D sonu Y olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BASAMAK Nedir?


1 . Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri: "Koşarak basamaklara yürüdü, merdivenleri bir solukta çıktı."- P. Safa.
2 . Derece, aşama, kerte, evre.
3 . mecaz Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer: "Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak."- H. E. Adıvar.
4 . matematik Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane: "Onlar basamağı. Yüzler basamağı."- .
5 . matematik Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DERE Nedir?


1 . Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu: "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere."- E. B. Koryürek.
2 . coğrafya Bu akarsuyun yatağı.
3 . coğrafya İki dağ arasındaki uzun çukur.
4 . Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.

DERECE Nedir?


1 . Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe: "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı."- Ö. Seyfettin.
2 . edat Denli, kadar: "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti."- E. E. Talu.
3 . fizik Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri: "Sıcakölçerin dereceleri."- .
4 . fizik Sıcaklıkölçer.
5 . kimya Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.
6 . matematik Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi: "Dik açılar doksan derecedir."- .
7 . spor Başarı gösterme.

DERLEM Nedir?


1 . Koleksiyon.
2 . Bir dilin türlü kullanım alanlarından derlenmiş örneklerinin dil bilgisi ve kuramsal dil bilimi araştırmalarında kullanılmak üzere bilgisayar tarafından okunabilecek biçimde bir araya getirilmiş kümesi.

DERLEME Nedir?


1 . Derlemek işi, tedvin.
2 . sıfat Seçilip toplanmış: "Derleme sözler."- .

DERLEMEK Nedir?


1 . Seçme yaparak toplamak, bir araya getirmek, tedvin etmek.
2 . Düzgün bir biçimde toplamak.

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZEY Nedir?


1 . Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye: "Su düzeyi."- .
2 . Bir kursun basamaklarından her biri, kur (I).
3 . hukuk Kanunları bir araya getirmek, derlemek, kodifikasyon.
4 . mecaz Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye: "Eğitim düzeyi. Kültür düzeyi."- .

GETİRMEK Nedir?


1 . Gelmesini sağlamak: "Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar."- R. N. Güntekin.
2 . (-de) Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
3 . (-i) Erişmek veya eriştiğini sanmak: "Baharı getirdik."- .
4 . (nsz) İleri sürmek: "Örnek getirmek."- .
5 . (nsz) Sebep olmak, ortaya çıkarmak: "Bu rüzgâr kar getirir."- .
6 . (-i) İletmek, bildirmek: "Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi."- O. S. Orhon.
7 . (nsz) Sağlamak: "Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse."- Ö. Seyfettin.
8 . Bir makama atamak veya seçmek.
9 . (yardımcı fiil) Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar: "Ateh getirmek. Nedamet getirmek."- .

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

HUKUK Nedir?


1 - Haklar, insan varlığına temel oluşturan hak ve adalet kavramı.
2 - İnsan ve yurttaşlık haklarını kuram ve uygulama açısından uygulayan bilim.
3 - Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların tümü, tüze.
4 - Yasaların cezayla ilgili olmayıp alacak verecek gibi davaları ilgilendiren bölümü.
5 - Haklar.
6 - Ahbaplık, dostluk.

KANUN Nedir?

Yasa.

KANUN Nedir?

Yılın ilk (kânunuevvel) ve son (kânunusani) ayı.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KURS Nedir?


1 . Ağırşak.
2 . gök bilimi Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek. kurs (II) isim Fransızca cours Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği: "Lisan kursunu filan pek alıp sattığı yokmuş."- H. Taner.

KÜLTÜR Nedir?


1 . Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin: "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir."- E. İ. Benice.
2 . Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü: "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir."- S. Birsel.
3 . Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi.
4 . Bireyin kazandığı bilgi: "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."- .
5 . Tarım.
6 . biyoloji Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

NESNE Nedir?


1 . Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje: "Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil."- S. M. Alus.
2 . dil bilgisi Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: ""Ali bir kitap almış" cümlesinde "kitap" nesnedir."- .
3 . felsefe Öznenin dışında kalan her konu, obje: "Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş."- S. Birsel.

NESNEL Nedir?


1 . Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.
2 . mecaz Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, afaki, objektif.
3 . felsefe Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

NOKTA Nedir?


1 . Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
2 . Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
3 . Yer: "Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık."- A. Haşim.
4 . Konu, konu ile ilgili önemli bölüm: "Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . Nöbetçi bulunan yer: "Orada polis noktası var."- .
6 . Nöbetçi, gözcü, bekçi: "O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz."- Ö. Seyfettin.
7 . mecaz Sınır, derece, radde: "Savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada..."- .
8 . dil bilgisi Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
9 . matematik Hiçbir boyutu olmayan işaret.
10 . spor Orta nokta.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SEVİ Nedir?

Aşk: "Ben gelmedim dava için / Benim işim sevi için."- Yunus Emre.

SEVİYE Nedir?

Düzey: "Eski güzel sakalını bile birkaç günlük uzunca bir tıraş seviyesine indirmiştir."- R. N. Güntekin.

SINIR Nedir?


1 - İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, °hudut.
2 - Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
3 - Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uç.
4 - Uç, son.
5 - Konuşma için belirlenen ölçü.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YATAY Nedir?

Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki: "Sıvıların yüzü hep yatay olur."- .

YÜCELİK Nedir?

Yüce olma durumu, ulviyet.

YÜKSEK Nedir?


1 . Yukarıda, üst tarafta olan yer: "Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı: "... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan: "İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor."- H. Taner.
4 . sıfat Güçlü, etkili, şiddetli: "Yüksek basınç. Yüksek gerilim."- .
5 . sıfat Derece veya makamı bakımından üstün: "Yüksek kurul."- .
6 . sıfat Normal değerlerin üstünde olan, çok: "Türk milletinin karakteri yüksektir."- Atatürk.
7 . sıfat, mecaz Erdemli, faziletli: "Yüksek duygu."- .
8 . sıfat, mecaz Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan: "Yüksek sosyete."- .
9 . zarf Büyük para ile: "Yüksek oynamak."- .

YÜZEY Nedir?

Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

D E Y Z Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Düzey, Yüzde,

4 Harfli Kelimeler

Düze,

3 Harfli Kelimeler

Düz, Üye, Yüz,

2 Harfli Kelimeler

De, Ey, Ye, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.