DÜŞKÜNLÜK (TDK)


1 . Düşkün olma durumu, iptila: "Alçak gönüllü bir aydın. Hiç gösteriş düşkünlüğü yok."- N. Cumalı.
2 . Çoğu kez bünyeye bağlı sürekli ve aşırı güçsüzlük.
3 . Rezillik, insana yakışmayan hayat biçimi: "Şerefiyle, askerce ölüvermiş olsaydı bu düşkünlüğü görmeyecekti."- R. H. Karay.
4 . Paraca sıkıntıda olma, gözden düşme: "Fakat hanımlık kısa sürdü; devlet düşkünlüğü kolay değil... Ben de olsam somurturum."- R. N. Güntekin.

Düşkünlük kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi Ş , dördüncü harfi K , beşinci harfi Ü , altıncı harfi N , yedinci harfi L , sekizinci harfi Ü , dokuzuncu harfi K . Başı D sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ASKERCE Nedir?


1 . Asker gibi: "Yürüyüşü askercedir, oturuşu askercedir, mendilini katlayıp cebine koyuşu bile askercedir."- H. Taner.
2 . zarf (aske'rce) Askere yakışır bir biçimde, askercesine.

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

AYDIN Nedir?


1 . Işık alan, ışıklı, aydınlık: "Aydın bir oda."- .
2 . Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver: "Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı."- O. V. Kanık.
3 . Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı).

BAĞLI Nedir?


1 . Bir bağ ile tutturulmuş olan: "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste: "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı."- B. Necatigil.
3 . Sınırlanmış, sınırlı: "Tüzüğe bağlı bir işlem."- .
4 . Kapatılmış olan, kapalı: "Bağlı geçit."- .
5 . Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan: "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."- .
6 . Sadık: "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."- Anayasa.
7 . mecaz Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun: "Çocuklarına bağlı ana."- .
8 . halk ağzında Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BÜNYE Nedir?


1 . Vücut yapısı: "Çok kuvvetli bir bünyeye sahipsiniz, nadir rastladığım vücutlardan."- R. H. Karay.
2 . Yapılış, kuruluş: "İlk bakışta fertlerin toplum bünyesi içinde çizdiği belirli çizgiler bunlardır."- Ç. Altan.
3 . Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

ÇOĞU Nedir?


1 . Bir şeyin büyük bölümü: "Biz o zaman okuduğumuz mısraların çoğunu ezber bilirdik."- A. Ş. Hisar.
2 . Çok kimse: "Arkadaşlarımın çoğu gibi mektebe lalalarla, uşaklarla gitmedim."- A. H. Tanpınar.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

DEVLET Nedir?


1 - Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
2 - Devletin yönetim katı, °hükümet.
3 - Mutluluk; talih.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜŞKÜ Nedir?

Uğraşı.

DÜŞKÜN Nedir?


1 . Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, meraklı, tutkun: "Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır."- H. E. Adıvar.
2 . Geçim sıkıntısına düşmüş: "Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu."- R. H. Karay.
3 . Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş: "Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi."- Y. K. Beyatlı.
4 . Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş.
5 . mecaz Değer ve onurunu yitirmiş.
6 . mecaz Kötü yola düşmüş, ahlaksız: "Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış."- Y. Z. Ortaç.

GÖNÜLLÜ Nedir?


1 . Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen: "Yabancı dil bildiği için de Kore'ye gönüllü olarak göndermeye kalkmışlardı."- Ç. Altan.
2 . Çok istekli: "Henüz nizamiye ve gönüllü taburların neferleri dağılmamıştı."- Ö. Seyfettin.
3 . isim Seven kimse veya sevgili.

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

GÖSTERİŞ Nedir?


1 . Gösterme işi.
2 . Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, kurum: "Eski hayat baştan başa bir nümayiş ve gösteriş hayatı idi."- A. Haşim.
3 . Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık: "Bu yapının hiç gösterişi yok."- .
4 . Görkem.

GÖZDE Nedir?


1 . Benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse veya şey): "Türkü tabii o zamanlar en gözde bir meslek olan ve kızının kabul ettiği 'Kâtibim' türküsü ile biterdi."- H. E. Adıvar.
2 . isim Önemli bir kimsenin beğendiği kadın.

GÜÇSÜZ Nedir?

Gücü olmayan, âciz.

GÜÇSÜZLÜK Nedir?

Güçsüz olma durumu, güçsüze yakışacak davranış, kuvvetsizlik, aciz, iktidarsızlık.

HANIMLIK Nedir?

Hanım olma durumu ve özelliği: "Fakat hanımlık kısa sürdü; devlet düşkünlüğü kolay değil... Ben de olsam somurturum."- R. N. Güntekin.

HAYAT Nedir?


1 - Yaşam, dirim.
2 - Doğumdan ölüme kadar geçen süre, °ömür.
3 - Yaşam biçimi, içinde yaşanan koşulların tümü, yaşantı.
4 - Meslek ve durum.
5 - Geçim koşullarının tümü.
6 - Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma.
7 - Yazgı, kader.
8 - Canlı varlık; yaşamayı sağlayan koşulların tümü.
9 - Bir kimsenin tarihsel biyografisi, yaşam öyküsü.

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

İPTİLA Nedir?

Düşkünlük, tiryakilik: "Süse ve mücevhere iptilasını anlatmak için yapılan mübalağalara inanmak lazım."- P. Safa.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KISA Nedir?


1 . Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
2 . Az süren, uzun olmayan: "Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı."- E. İ. Benice.
3 . Ayrıntısı çok olmayan: "Kısa bilgi. Kısa yazı."- .
4 . isim Kısa olan şey: "Uzun lafın kısası."- .
5 . zarf Kısaca, kısaltarak: "Kısa konuştu."- .

KOLAY Nedir?


1 . Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı: "Cebimde mevcut paradan bu kadar bir şey buna tahsis etmek pek kolaydı."- H. Z. Uşaklıgil.
2 . isim Kolaylık: "İşin kolayını buldum."- .
3 . zarf Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe: "Yolu bulmak kolay oldu."- Halikarnas Balıkçısı.

PARACA Nedir?

Para ile ilgili olarak, para bakımından: "Paraca cömert davranması yeterdi kadınların hoşlanması için."- N. Cumalı.

REZİL Nedir?

Alçak, aşağılık.

REZİLLİK Nedir?

Rezil olma durumu, rezalet: "Onlar ne rezillik yaparlarsa yapsınlar, bundan bize bir zarar gelmez."- H. R. Gürpınar.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKINTI Nedir?


1 . İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet: "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."- P. Safa.
2 . Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet: "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm."- A. Gündüz.
3 . Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı: "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."- S. F. Abasıyanık.
4 . Bulunmama durumu: "Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş."- H. Taner.
5 . mecaz Sorun, mesele, sendrom, problem: "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."- B. Felek.

SÜREKLİ Nedir?


1 . Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî.
2 . zarf Uzun süreli olarak, daima.
3 . dil bilgisi Ötümlü.

YAKI Nedir?

Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan, koyuca lapa: "Hardal yakısı."- .

YAKIŞ Nedir?

Yakma işi.

YAKIŞMA Nedir?

Yakışmak işi.

D K K L N Ü Ü Ü Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Düşkünlük,

8 Harfli Kelimeler

Düşüklük,

6 Harfli Kelimeler

Düklük, Düşkün, Külünk,

5 Harfli Kelimeler

Dünkü, Düşkü, Düşük, Düşün,

4 Harfli Kelimeler

Künk, Ülkü, Ülüş, Ünlü,

3 Harfli Kelimeler

Dük, Dün, Düş, Kül, Lük,

2 Harfli Kelimeler

Nü, Ün,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.