DÖVÜNMEK (TDK)


1 . Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek: "Bir kadın dokuz çocukla bir viranenin içinde çırılçıplak kaldım diye dövünüyordu."- A. Gündüz.
2 . mecaz Çok üzülmek: "Farsçayı öğrenmediğime dövünür dururum."- N. Ataç.

Dövünmek kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi V , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi N , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı D sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

ATAÇ Nedir?

Atalardan gelen, ata ile ilgili olan.

ÇARE Nedir?


1 . Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu: "Sonra aklına daha emin bir çare gelmiş gibi ters yüzü geri döndü."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Tedavi yolu, deva.

ÇARESİZ Nedir?


1 . Çaresi bulunmayan, onulmaz: "Çaresiz dert."- .
2 . Çare bulamayan (kimse), biçare: "Viranelerde yemek için ot toplayan çaresiz kadınlarla konuştu."- Ö. Seyfettin.
3 . zarf İster istemez: "Bu olmayınca da işi çaresiz komisyonculuğa dökmüştü."- H. Taner.

ÇARESİZLİK Nedir?

Çaresiz olma durumu: "Çaresizlikten Anadolu'ya giden bir saz heyetinin peşine takılıyor."- R. N. Güntekin.

ÇIRILÇIPLAK Nedir?


1 . Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan: "Çırılçıplak bir ovanın ortasındayız."- R. N. Güntekin.
2 . zarf, mecaz Çok açık bir biçimde: "Hepsinin yüzünde de aynı endişe çırılçıplak görünüyor."- P. Safa.

ÇIRPI Nedir?


1 . Dal, budak kırpıntısı: "Bir çırpıya benzeyen kolunu sol tarafta bir yere uzattı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakmak yoluyla çizgi çizme: "Çırpı vurmak."- .
3 . Çok zayıf.

ÇIRPINMAK Nedir?


1 . Acı ile debelenmek: "Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık."- O. V. Kanık.
2 . Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek.
3 . Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak: "Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler, bir gün sırtlayıp beni götürdüler."- B. R. Eyuboğlu.
4 . mecaz Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak: "Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız, diye çırpınıyordu."- O. C. Kaygılı.
5 . mecaz Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak: "Bir hizmetinizde bulunabilmek, işinizde size yardım etmek, size yararlı olmak için çırpınacak, elinden geleni yapacaktır."- M. Ş. Esendal.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DİYE Nedir?


1 . Herhangi bir yargıya vararak.
2 . Niteleyerek.
3 . Sanarak, diyerek.

DOKUZ Nedir?


1 . Sekizden sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 9, IX rakamlarının adı.
3 . sıfat Sekizden bir artık.

DÖVME Nedir?


1 . Dövmek işi.
2 . Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılan yazı veya resim.
3 . sıfat Kızgın durumdayken dövülerek biçim verilmiş (metal eşya).
4 . sıfat Dövülerek yapılan: "Dövme dondurma."- .
5 . halk ağzında Dövülerek kabuğu çıkarılmış buğday, yarma.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DUYAR Nedir?


1 . Duygulu, duygun, duyarlı, hassas.
2 . Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan: "Duyar bölge."- .

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ÖĞRENME Nedir?

Öğrenmek işi: "Benim kafam böyle bir öğrenme usulüne de yaratılıştan müsait değildi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

PİŞMANLIK Nedir?

Pişman olma durumu, nedamet: "Sarı sakalları uzamış, bu yanık yüzde, en küçük bir pişmanlık eseri yoktu."- H. Taner.

ÜZÜLME Nedir?

Üzüntü duyma, teessür.

ÜZÜLMEK Nedir?


1 . Üzme işine konu olmak: "Karısının düştüğü bu hâle üzülmek şöyle dursun ona çok defa dadı kalfa muamelesi etmekten çekinmezdi."- R. N. Güntekin.
2 . Üzüntü duymak, kaygılanmak: "Bu apartmandan başka yere gideceksiniz diye üzülüyorum."- P. Safa.

ÜZÜNTÜ Nedir?

Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür: "Sesinde bir üzüntü hatta bir sitem sezdim."- A. Gündüz.

VİRA Nedir?


1 . Arasız: "Vira söylüyor."- .
2 . ünlem, denizcilik Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut.

VİRAN Nedir?

Yıkık, harap: "İleriye baktı; harabe. Şu tarafa baktı. Viran bir kemer."- A. Gündüz.

VİRANE Nedir?


1 . Yıkılmış veya çok harap olmuş yapı: "Viranede oynayan çocukların sesleri gittikçe azalıyor."- P. Safa.
2 . Yıkılmış veya yanmış olan yapılardan geriye kalan, yıkıntı: "Kim bilir hangi viranelerden, tarlalardan, bahçelerden ... kucak kucak odun, çalı çırpı toplayıp getiriyor."- R. N. Güntekin.

D E K M N V Ö Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Dövünmek,

7 Harfli Kelimeler

Dökünme, Dövünme, Övünmek,

6 Harfli Kelimeler

Dönmek, Dövmek, Övünek, Övünme,

5 Harfli Kelimeler

Dökme, Döküm, Dönek, Dönem, Dönme, Dönük, Dönüm, Dövme, Dümen, Düven, Künde, Övmek,

4 Harfli Kelimeler

Denk, Düve, Küme, Menü, Mönü, Nüve, Ödem, Ödev, Ödün, Önem, Övme,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dem, Dev, Dük, Dün, Ekü, Kem, Men, Nem, Nev, Öke,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, Em, En, Ev, Ke, Me, Ne, Nü, Öd, Ön, Ün, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.