DÖKÜNTÜLÜ (TDK)


1 . Döküntüsü olan: "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet; tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..."- Ç. Altan.
2 . tıp (***) Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık).

Döküntülü kelimesi baş harfi D son harfi Ü olan bir kelime. Başında D sonunda Ü olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi K , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi N , altıncı harfi T , yedinci harfi Ü , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi Ü . Başı D sonu Ü olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AİLE Nedir?


1 . Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
2 . toplum bilimi Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk: "En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı."- O. C. Kaygılı.
3 . Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü: "Bizim ailenin Mısır'la olan münasebetini bilirsiniz, belki..."- H. Taner.
4 . Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
5 . halk ağzında Eş, karı.
6 . Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
7 . Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu.

BELİ Nedir?

Evet.

BIKKIN Nedir?

Çok bıkmış, usanmış, bezmiş.

DERİ Nedir?


1 . İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten: "Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu."- P. Safa.
2 . sıfat Bu tabakadan yapılmış: "Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası."- N. Cumalı.
3 . İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
4 . Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar.

DÖKÜNTÜ Nedir?


1 . Dökülmüş, saçılmış şeyler: "Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar."- Y. K. Beyatlı.
2 . Bir topluluktan geri kalmış kimseler.
3 . Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi.
4 . Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı.
5 . mecaz Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse: "Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz."- H. C. Yalçın.
6 . sıfat, mecaz İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat: "Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler."- Ç. Altan.
7 . tıp (***) Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti.
8 . coğrafya Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer.

DÖKÜNTÜLÜ Nedir?


1 . Döküntüsü olan: "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet; tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..."- Ç. Altan.
2 . tıp (***) Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık).

DÖŞEK Nedir?


1 . Yatak: "Odadakileri uyandırmamak için yavaşça döşekten indi."- M. Ş. Esendal.
2 . Gemi gövdesinde, su basıncı, çarpma, karaya oturma vb. durumlarda darbeleri karşılayabilecek, yük ve makinelerin ağırlığına dayanabilecek dirençteki yapı gereci.
3 . halk ağzında Dövülmek üzere harman yerine serilen ekin sapları.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SANDIK Nedir?


1 . İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası: "Köhne kitap sandıklarının başında kendi sahiplerinden başka kimseler görünmüyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap.
3 . Bir kurumda para alınıp verilen yer: "Mal sandığı. Sandık emini."- .
4 . Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş: "Emekli Sandığı."- .
5 . Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti.
6 . Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim.
7 . Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
8 . eskimiş Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba.

SEPET Nedir?


1 - Saz, kamış ya da ince dallardan örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap.
2 - Sepet gibi örülerek yapılmış.
3 - Bir sepetin aldığı ölçüde.
4 - Sazdan örülmüş balık kapanı.
5 - Sepettopunda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ.
6 -

TABLO Nedir?


1 . Bez, tahta, kâğıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel veya kara kalem resim: "Bu tablolardan biri gölge oyunu hâlinde karikatürize edilmişti."- H. Taner. "Hırsından bazılarına tablomu bedava verdim, alın, götürün, diye bağırdım."- H. C. Yalçın.
2 . Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi: "Çarpım tablosu. Kronoloji tablosu."- .
3 . mecaz Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara: "Talebelik günlerimizden bazı tabloları çizmeye çalışacağım."- H. F. Ozansoy.
4 . tiyatro Bir perdenin dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü.

TIPKI Nedir?


1 . Bir şeyin eşi, benzeri, aynı.
2 . zarf Tıpatıp, tamamıyla: "Saffet Hanım tıpkı kendisini görmeden tahmin etmiş olduğum gibiydi."- A. Ş. Hisar.

YANGI Nedir?

Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon: "Dolama bir yangıdır."- .

YANGIN Nedir?


1 . Zarara yol açan büyük ateş: "Yangın yaklaştığı için yaverleri ve dostları telaşta idi."- F. R. Atay.
2 . Hastalıkta ateş.
3 . mecaz Coşkunluk.
4 . sıfat, mecaz Tutkun, düşkün, âşık: "Haydi ben kumar yangınıyım fakat senin vaziyetin benimkinden daha vahim."- M. Yesari.

YORGA Nedir?

Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri.

YORGAN Nedir?

Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü: "Yatağının içinde, yorganı omzuna almış, bağdaş kurmuş, oturuyordu."- E. E. Talu.

D K L N T Ö Ü Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Döküntülü,

7 Harfli Kelimeler

Döküntü,

6 Harfli Kelimeler

Ödünlü,

5 Harfli Kelimeler

Dölüt, Dönük, Dönüt, Dünkü, Kütlü, Önlük, Ütülü,

4 Harfli Kelimeler

Kötü, Kült, Ödül, Ödün, Ölük, Tülü, Ülkü, Ünlü,

3 Harfli Kelimeler

Döl, Dük, Dün, Kül, Küt, Lök, Lük, Ölü, Tül, Tün, Ütü,

2 Harfli Kelimeler

Nü, Öd, Ön, Ün,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.