CİLVELEŞMEK (TDK)


1 . Karşılıklı cilve yapmak.
2 . Birbirine çok yakın arkadaşmış gibi takılmak.

Cilveleşmek kelimesi baş harfi C son harfi K olan bir kelime. Başında C sonunda K olan kelimenin birinci harfi C , ikinci harfi İ , üçüncü harfi L , dördüncü harfi V , beşinci harfi E , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı C sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

ARKADAŞ Nedir?


1 . Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, yaren.
2 . Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik: "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler."- M. Yesari.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

CİLVE Nedir?


1 . Hoşa gitmek için yapılan davranış, kırıtma, naz: "Romantik devirlerde bu nevi cilvelere aşk mâni olurdu, şimdi de kültür."- P. Safa.
2 . mecaz Görünme, ortaya çıkma, tecelli: "Denizin çok cilvelerini tattık, diyordu."- R. N. Güntekin.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

KARŞILIKLI Nedir?


1 . İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil: "Karşılıklı yardım. Karşılıklı saygı."- .
2 . Birbirine karşı bulunan: "Salıncağın üzerinde karşılıklı ayakta duran kızlar, fıldır fıldır dönüyorlardı."- O. C. Kaygılı.
3 . zarf Birbirlerine karşılık olarak: "Çevredeki halk ise iki olmuş, bir kısmı satana, öbürü alana yardım ediyor; karşılıklı bağrışıyorlar."- R. H. Karay.
4 . zarf Birbiriyle ilgili olarak.

TAKI Nedir?


1 . Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü.
2 . Kadınların ziynet eşyası: "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi."- M. Mungan.
3 . dil bilgisi Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki: "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."- .
4 . dil bilgisi Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler: "Türkçede ile, göre birer takıdır."- .

TAKILMA Nedir?

Takılmak işi: "Kuru gevezeliği aşmayan türden takılmalar ile uzayıp giden komediler..."- N. Cumalı.

TAKILMAK Nedir?


1 . Takma işi yapılmak: "Kendisine bu ad takılmış, takıldığı gibi de kalmıştır."- M. Ş. Esendal.
2 . (-e) Denge bozulacak bir biçimde bir yere dokunup aksaklık ortaya çıkmak: "Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı."- O. C. Kaygılı.
3 . (-e) Bir yerde bir süre kalmak: "İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu."- H. Taner.
4 . (-e), mecaz Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak: "Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum."- N. Meriç.
5 . mecaz Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak: "İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır."- H. Taner.
6 . argo Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek.

YAKIN Nedir?


1 - (Zamanda ve yerde) Az bir ara ile ayrılmış olan.
2 - Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.
3 - Aralarında sıkı ilgi bulunan.
4 - Benzeyen, andıran.
5 - Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan.
6 - Uzak olmayan yer.
7 - Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost ya da akraba.
8 - Uzak olmayarak.

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YAPMAK Nedir?


1 . Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."- Ç. Altan.
2 . (nsz) Olmasına yol açmak: "Durgun sular sıtma yapar."- .
3 . (nsz) Yol almak.
4 . Onarmak, tamir etmek: "Bozulan saatimi saatçi yaptı."- .
5 . (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay.
6 . Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."- S. M. Alus.
7 . (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."- R. H. Karay.
8 . Düzenli bir duruma getirmek: "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."- .
9 . (nsz) Üretmek: "Ayakkabı yapmak."- .
10 . (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."- . 1
1 . Zarara yol açmak. 1
2 . Etkili olmak. 1
3 . (nsz) Salgılamak, çıkarmak: "Tükürük bezleri tükürük yapar."- . 1
4 . (-e) Dışkı çıkarmak: "Çocuk, altına yapmış."- . 1
5 . Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."- Y. Z. Ortaç. 1
6 . Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"- . 1
7 . (-i, -e) Evlendirmek: "Bu kızı sana yapacağız."- . 1
8 . (yardımcı fiil) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."- N. Araz. 1
9 . (yardımcı fiil) Edinmek, sahip olmak: "Servet yapmak. Altın yapmak."- .
20 . (yardımcı fiil) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."- H. Taner. 2
1 . (nsz) Davranmak, hareket etmek: "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."- . 2
2 . (nsz) Olmak: "Bu kış çok soğuk yaptı."- .

YAPMAK Nedir?


1 - Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.
2 - Olmasına yol açmak.
3 - Bir işle uğraşmak, °meşgul olmak.
4 - Onarmak, °tamir etmek.
5 - (Birincisi -i'li, ikincisi eksiz olarak aynı nesne, iki kez yinelendiğinde)Gerçek nitetiğini vermek.
6 - Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak.
7 - Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği eyleme dönüştürmek, yaratmak, gerçekleştirmek.
8 - Düzenli bir duruma getirmek.
9 - Üretmek.
10 - Bir devinime başlamak ya da bir devinimle uğraşmak. 1
1 - Zarara yol açmak. 1
2 - Etkili olmak. 1
3 - Salgılamak, çıkarmak. 1
4 - Dışkı çıkarmak. 1
5 - Gerçekleştirmek. 1
6 - (Tehdityollu) Birini herhangi bir duruma düşürmek. 1
7 - Evlendirmek. 1
8 - (Ad soylu bir sözcükle birlikte) Bir durum yaratmak. 1
9 - Edinmek, iyesi olmak.
20 - Bir kimseye bir meslek kazandırmak; yetiştirmek. 2
1 - Davranmak, hareket etmek. 2
2 - Olmak. 2
3 - Sağlamak. 2
4 - Yol almak.

C E E E K L L M V İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Cilveleşmek, Evcilleşmek,

10 Harfli Kelimeler

Cilveleşme, Evcilleşme,

9 Harfli Kelimeler

İlkeleşme,

8 Harfli Kelimeler

Eklemeli, Elleşmek, Eşlemeli, Kelleşme,

7 Harfli Kelimeler

Civelek, Eklemli, Ekleşme, Ellemek, Elleşme, Eşilmek, Eşlemek, İlkelce, İşlemek, Kelleci, Keşleme, Kevelci, Killeme, Mecelle, Meşecik, Meşelik,

6 Harfli Kelimeler

Cemevi, Cemile, Ekilme, Ekleme, Ekşime, Elemek, Elemli, Elleme, Emekli, Eşelek, Eşilme, Eşleme, İşemek, İşleme, Keleci, Keleme, Kelime, Lekeci, Lekeli, Meleke, Melike, Şevkli,

5 Harfli Kelimeler

Celil, Cemil, Cilve, Eklem, Elcik, Eleme, Ellik, Elmek, Emcek, Emcik, Emlik, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, Evcek, Evcik, Evcil, Evlek, Evlik, İlkel, İlmek, İmece, İmlek, İşeme, İşlek, İşlem, İşlev, İvmek, Kelem, Keleş, Kelle, Kelli, Kevel, Klişe, Melce, Melek, Meleş, Melik, Mevki,

4 Harfli Kelimeler

Celi, Cemi, Ecel, Ekim, Ekli, Ekme, Ekşi, Elci, Elek, Elem, Elik, Elim, Elli, Emek, Emel, Emik, Emiş, Eşek, Eşik, Eşli, Eşme, Evce, Evci, Evli, İlke, İlle, İlme, İşve, İvme, Kele, Keme, Kile, Leke, Lice, Lime, Meke, Meşe, Meşk, Şeci, Şevk,

3 Harfli Kelimeler

Cem, Cim, Ece, Eke, Elk, İle, İlk, Kel, Kem, Keş, Kil, Kim, Leş, Lim, Mil, Şek, Şem, Şev,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Ek, El, Em, Eş, Ev, İl, İm, İş, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Şe, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.