CELALLİ (TDK)


1 . Sert ve öfkeli (kimse): "İyi ve memnun zamanlarında ne kadar nazikse sıkıldığı, kızdığı vakit de o kadar celalli ve kaba olurdu."- R. N. Güntekin.
2 . Coşkun: "Bir vakitler kükreyip taşan celalli bir nehirmiş."- H. Taner.
3 . Hırçın.

Celalli kelimesi baş harfi C son harfi İ olan bir kelime. Başında C sonunda İ olan kelimenin birinci harfi C , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi L , yedinci harfi İ . Başı C sonu İ olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

CELAL Nedir?


1 - Büyüklük, ululuk.
2 - Öfke, kızgınlık.

CELALLİ Nedir?


1 . Sert ve öfkeli (kimse): "İyi ve memnun zamanlarında ne kadar nazikse sıkıldığı, kızdığı vakit de o kadar celalli ve kaba olurdu."- R. N. Güntekin.
2 . Coşkun: "Bir vakitler kükreyip taşan celalli bir nehirmiş."- H. Taner.
3 . Hırçın.

COŞKU Nedir?


1 . Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu: "Coşku ile giriştiği işten, uykuda pişman olabilirdi."- H. Taner.
2 . Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan: "Gençlerin coşkusu coşkuda kalıyor, yaratıcı bir tutarlığa bir türlü dönüşemiyordu."- Ç. Altan.
3 . ruh bilimi Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.
4 . felsefe Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan.

COŞKUN Nedir?

Coşmuş olan: "Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim."- T. Fikret.

HIRÇIN Nedir?


1 . Belirli bir sebebi olmadan sinirlenip huysuzluk eden (kimse): "Hayriye Hanım, kırk beş yaşlarında, kara yüzlü, hırçın tavırlı, ufak tefek bir kadındı."- R. N. Güntekin.
2 . Tiz, öfkeli (ses).

KABA Nedir?


1 . Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı: "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Taneleri iri: "Kaba çakıl."- .
3 . Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse): "Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar."- R. H. Karay.
4 . Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli: "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum."- H. R. Gürpınar.
5 . isim Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
6 . mecaz Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü: "Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı."- O. C. Kaygılı.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KÜKRE Nedir?

Öfke veya cinsel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan (hayvan).

MEMNUN Nedir?

Herhangi bir olaydan veya durumdan ötürü sevinç duyan, kıvançlı, mutlu: "Halk, oyunun bittiğini anlayarak memnun, sessizce tiyatroyu boşalttılar."- M. Ş. Esendal.

NAZİ Nedir?

Nazizm yanlısı olan kimse.

NAZİK Nedir?


1 - Başkalarına karşı saygılı davranan.
2 - İnce yapılı, °narin.
3 - Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen.
4 - Özen gösterilmezse, gerekli önlemler alınmazsa kötüleşebilen, °kritik.
5 - Dikkat isteyen, özen gerektiren.

NEHİR Nedir?

Irmak.

OLUR Nedir?


1 . Olabilir: "Bu olur iş mi?"- .
2 . isim Onay, tasdik, yapabilme izni.
3 . edat “Evet” anlamında bir kabul sözü: "Gazeteyi okur musun? -Olur."- .

ÖFKELİ Nedir?


1 . Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli: "Meydan okuyan öfkeli bekleyiş karşısında sustum."- H. E. Adıvar.
2 . zarf Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde: "Şarap kızılı vurmuş ablak yüzüyle öfkeli girdi içeri"- O. Kemal.

SERT Nedir?


1 - Çizilmesi, kırılması, kesilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, pek, katı,yumuşak karşıtı.
2 - Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
3 - Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, "yumuşak" karşıtı.
4 - Hırçın, öfkeli, hiddetli.
5 - Titizlikle uygulanan, sıkı.
6 - Güçlü, kuvvetli.
7 - Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
8 - Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
9 - Gönül kırıcı, katı, ters.
10 - yerb. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

VAKİ Nedir?

Olan, olmuş.

VAKİT Nedir?


1 - Zaman.
2 - Bir işe ayrılmış ya da bir iş için alışılmış saatler.
3 - Çağ.
4 - Geçim, para bakımından olanak.
5 - Saptanmış olan zaman.
6 - Zaman anlatan sözcüklere belirtilen durumunda gelince "iken" anlamını verir.
7 - Ettiği, edeceği biçimindeki ortaçlardan sonra getirilerek zaman belirteçleriyapılır.
8 - Olanak, fırsat.

ZAMAN Nedir?


1 . Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit: "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."- Ö. Seyfettin.
2 . Bu sürenin belirli bir parçası, vakit: "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."- A. İlhan.
3 . Belirlenmiş olan an.
4 . Çağ, mevsim: "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."- .
5 . Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
6 . Dönem, devir: "Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi."- H. Taner.
7 . Bir süre ile ilgili durum ve şartlar: "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."- H. Taner.
8 . gök bilimi Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
9 . dil bilgisi Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı: "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."- .
10 . jeoloji Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

ZAMANLA Nedir?

Aradan süre geçtikçe, giderek: "Basınımızın gelişmesini gözden geçirirsek görürüz ki zamanla konular uzmanlıklar arasında bölüşülür."- N. Cumalı.

A C E L L L İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Celalli,

6 Harfli Kelimeler

Celali, Laleli,

5 Harfli Kelimeler

Celal, Celil,

4 Harfli Kelimeler

Acil, Aile, Alil, Cali, Celi, Cila, Elci, Elli, İlca, İlla, İlle, Lale, Lice,

3 Harfli Kelimeler

Ace, Ali, Ela, İla, İle, Lal,

2 Harfli Kelimeler

Al, Ce, El, İl, La, Le,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.