CAMEKAN (TDK)


1 . Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin: "Camekânı geniş ve nadir sanat eserleriyle dolu bir mağazaya girdik."- Y. K. Beyatlı.
2 . Bir yeri, bir veya daha çok bölüme ayıran cam bölme, camlık: "Camekânla bölünmüş bir kahve ocağı ile altı yedi masa vardı içeride."- Ç. Altan.
3 . Limonluk.
4 . Hamamlarda soyunulan camlı yer.
5 . argo Gözlük: "Artık arkasına sığınacak bir camekânım da yok."- H. F. Ozansoy.

Camekan kelimesi baş harfi C son harfi N olan bir kelime. Başında C sonunda N olan kelimenin birinci harfi C , ikinci harfi A , üçüncü harfi M , dördüncü harfi E , beşinci harfi K , altıncı harfi A , yedinci harfi N . Başı C sonu N olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

AYIRAN Nedir?

Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.

BÖLME Nedir?


1 . Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim.
2 . Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer: "Gözlerimi tabağıma eğmiş bir vaziyetteyim ama telefon bölmesini âdeta bakmadan görüyorum."- R. H. Karay.
3 . Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde: "Ortadan ayrılan bir bölmeyle de diğer nısfında Bora Reis yatıyordu"- N. Hikmet.
4 . halk ağzında Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk.
5 . denizcilik Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler.
6 . mantık Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi.
7 . matematik Dört işlemden biri, taksim.

BÖLÜ Nedir?


1 - Bölme işlemini gösteren ÷ iminin okunuşu, °taksim; a ÷ b anlatımı, "a bölü b" diye okunur.
2 - Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu; a / b kesri "a bölü b" diye okunur.

BÖLÜM Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım: "Asıl yalıya bitişik bir binada belki de eski selamlık bölümünde idiler."- R. H. Karay.
2 . Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
3 . mecaz Çağ, devir: "O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar."- Y. Z. Ortaç.
4 . biyoloji Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
5 . eğitim bilimi Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
6 . matematik Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

CAMLI Nedir?

Cam takılmış, cam geçirilmiş, camı olan: "Verandayı andıran camlı sofa iyice ısınmıştı."- R. H. Karay.

CAMLIK Nedir?


1 - Camlı çerçeveyle bölünmüş yer.
2 - Çiçek, sebze gibi bitkileri dış etkenlerden korumak için yapılmış küçük limonluk, °sera, °camekân.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DOLU Nedir?

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü: "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti."- T. Buğra.

ESER Nedir?


1 . Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt: "Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir."- Y. K. Beyatlı.
2 . Yayın, kitap, yapıt: "Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak."- H. Z. Uşaklıgil.
3 . İz, işaret, im: "Buralarda sudan eser yok."- .
4 . Soyut kavramlarda belirti: "Sarı sakalları uzamış, bu yanık yüzde, en küçük bir pişmanlık eseri yoktu."- H. Taner.

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

GİRDİ Nedir?

Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı: "Devlet işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır."- Anayasa.

GÖSTERME Nedir?


1 . Göstermek işi: ": "Akreditifi açtırmadan ithal edilecek malı karşılık olarak gösterme olanağı yok."- Ç. Altan.
2 . Teşhir, sergileme.

GÖSTERMELİK Nedir?


1 . Gösterişi olan.
2 . Tanıtım amacıyla hazırlanmış (nesne).
3 . mecaz Gerekli olduğu için değil, iş olsun diye yapılan.

GÖZLÜ Nedir?


1 . Gözü olan.
2 . Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan: "İri gözlü. Yeşil gözlü."- .
3 . Bölmesi veya gözleri olan: "Bu masa üç gözlüdür."- .
4 . Deliği olan: "Sık gözlü kalbur."- .

GÖZLÜK Nedir?


1 . Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç: "Doktor, elinden gazetesini bıraktı, gözlüğünü düzeltti."- M. Ş. Esendal.
2 . Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper.
3 . Gözene.

HAMAM Nedir?


1 . Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam: "Banyosuz, duşlu, avuç içi gibi bir aralıktı hamam."- O. Rifat.
2 . Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.

KAHVE Nedir?


1 . Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica).
2 . bitki bilimi Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
3 . Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz.
4 . Bu tozla hazırlanan içecek: "Bir fincan kahve daha içer, bir tutam enfiye daha çekerdi."- A. Ş. Hisar.
5 . Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane: "Halktan biri olarak oturup dinlenebileceğiniz ucuz bir kahve kalmamıştır artık."- N. Cumalı.

LİMON Nedir?


1 . Turunçgillerden, 3-
5 m yükseklikte, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum).
2 . Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi, sulu zırtlak.

LİMONLU Nedir?

İçine limon sıkılmış veya limon doğranmış: "Limonlu çay."- .

LİMONLUK Nedir?


1 . Sera: "Köşkün yanından kıvrılıp arkadaki limonluğa doğru yürüyorlardı."- M. Yesari.
2 . Limon ağaçlarının bulunduğu yer, limon bahçesi: "Taksim gezisi öğleden sonra ılık bir limonluk gibidir."- B. Felek.
3 . Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç.
4 . mimarlık Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-
30 cm yüksekliğindeki set, tavhane.

MAĞAZA Nedir?


1 . Büyük dükkân: "Mahmutpaşa'da bir manifatura mağazası işletiyor ve ayrıca iyi iş yapan bir düğme fabrikasının da yarı yarıya sahibi bulunuyordu."- H. Taner.
2 . Eşya ve azık deposu.

MASA Nedir?


1 - Bir destek üzerine oturtulmuş bir tabladan oluşan mobilya.
2 - Aynı masada oturanların tümü: Bizim masa sanatçıdan Rumeli türküleri istedi .
3 - Çeşitli amaçlarla kullanılan düz yüzeyli gereç.
4 - Belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm.
5 -
6 - İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama arası.

NADİR Nedir?


1 . Seyrek, az bulunur: "Nadir eserleri kopya etmek üzere encümenin kararı ile Fransa'ya gönderildim."- H. Taner.
2 . zarf Seyrek: "Üsküp'e o gün nadir görülür bir kar yağmış."- Y. K. Beyatlı.

OZAN Nedir?


1 . Saz çalarak şiirler, deyişler ve destanlar söyleyen halk sanatçısı, saz şairi, âşık: "Oralarda âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar."- O. S. Orhon.
2 . Şiir yazan kimse, şair: "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."- N. Cumalı.

SANAT Nedir?


1 - Bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.
2 - Belli bir uygarlığın anlayış ve beğeni ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.
3 - Bir şey yapmada gösterilen ustalık.
4 - Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.
5 - Zanaat.

SATILIK Nedir?

Satışa çıkarılmış olan: "Satılık ev."- .

SERGEN Nedir?


1 . Raf.
2 . Nesnelerin, insanlara gösterilmek, satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer, camekân, vitrin.

SERGİ Nedir?


1 . Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer: "Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi."- S. F. Abasıyanık.
2 . Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü: "Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum."- H. Taner.
3 . Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer.
4 . halk ağzında Yaygı, kilim.

SIĞIN Nedir?

Alageyik.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VİTRİN Nedir?


1 . Bir dükkân veya mağazanın sokaktan camla ayrılan ve mal sergilemek için kullanılan yeri, sergen: "Sarışın bir kız, pastacının vitrinine dikkatle bakıyordu."- P. Safa.
2 . İçine konan şeylerin görünmesi için yapılmış camlı dolap: "Vitrinin yan aynasında eşyayı seyreder gibi görünerek kendime de bakıyorum."- R. H. Karay.

YEDİ Nedir?


1 . Altıdan sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 7, VII rakamlarının adı.
3 . sıfat Altıdan bir artık: "Yedi kalem."- .

A A C E K M N Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Camekan,

5 Harfli Kelimeler

Akman, Ancak, Anmak, Ceman, Encam, Kaman, Kanca, Kanma, Keman, Manca, Mekan, Nacak,

4 Harfli Kelimeler

Acem, Akma, Akne, Aman, Amca, Anam, Anca, Anka, Anma, Caka, Cana, Cenk, Eman, Enam, Kama, Kame, Kana, Mana, Name, Nema,

3 Harfli Kelimeler

Ace, Aka, Ama, Ana, Cam, Can, Cem, Kam, Kan, Kem, Men, Nam, Nem,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, An, Ce, Ek, Em, En, Ke, Me, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.