CAKA (TDK)

Gösteriş, çalım, kabadayılık, fiyaka: "Onların dördünde de bir kral havası, bir padişah cakası vardır."- H. Taner.

Caka kelimesi baş harfi C son harfi A olan bir kelime. Başında C sonunda A olan kelimenin birinci harfi C , ikinci harfi A , üçüncü harfi K , dördüncü harfi A . Başı C sonu A olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

CAKA Nedir?

Gösteriş, çalım, kabadayılık, fiyaka: "Onların dördünde de bir kral havası, bir padişah cakası vardır."- H. Taner.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIM Nedir?


1 . Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılan abartılı davranış, kurum, caka: "Bundan ötürü de hâllerinde görgüsüzce bir çalım, budalaca bir durum sezilir."- H. Taner.
2 . Kılıcın keskin yanı.
3 . Menzil, erim: "Kurşun çalımı. Göz çalımı."- .
4 . Biraz benzeme, andırma.
5 . denizcilik Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması.
6 . spor Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi.

DÖRDÜN Nedir?

Ay vb. gök cisimlerine ait daire biçimindeki görünümlerinin yarısının aydınlık olduğu evre, yarım ay, terbi.

FİYAKA Nedir?

Gösteriş, çalım, afi, caka: "Küçük çocuklar da tütüne alışırken fiyakası için başlarlar."- S. F. Abasıyanık.

GÖSTERİ Nedir?


1 . İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun: "Uçakların uçuş gösterileri."- .
2 . Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
3 . Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi: "Sinematekte film gösterileri başladı."- .
4 . Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerinin yer aldığı gösteri, şov.
5 . Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılan sunum, demonstrasyon, demo.
6 . Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat.

GÖSTERİŞ Nedir?


1 . Gösterme işi.
2 . Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, kurum: "Eski hayat baştan başa bir nümayiş ve gösteriş hayatı idi."- A. Haşim.
3 . Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık: "Bu yapının hiç gösterişi yok."- .
4 . Görkem.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HAVAS Nedir?

Duyular.

HAVAS Nedir?


1 - Nitelikler, özellikler.
2 - Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir çeşit ayrıcalık gören yurttaş sınıfı, "avam" karşıtı.

KABA Nedir?


1 . Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı: "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Taneleri iri: "Kaba çakıl."- .
3 . Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse): "Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar."- R. H. Karay.
4 . Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli: "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum."- H. R. Gürpınar.
5 . isim Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
6 . mecaz Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü: "Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı."- O. C. Kaygılı.

KABADAYI Nedir?


1 . İyi dövüşen, korkusuz, kendine özgü namus kurallarının dışına çıkmayan kimse: "Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi."- H. E. Adıvar.
2 . sıfat, mecaz Yürekli: "Doğrusu kabadayı çocuktur."- .
3 . halk ağzında Bir şeyin en iyisi, başta geleni: "Bunun en kabadayısı yüz bin lira."- .

KABADAYILIK Nedir?

Kabadayı olma durumu veya kabadayıca davranış, heriflik: "Bu Manisa'da kabadayılığı ile ün salmış bir adamın oğluydu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

KRAL Nedir?


1 . En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse: "İngiliz kralı."- .
2 . mecaz Herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kimse: "Satranç kralı."- .
3 . mecaz Çok başarılı ve zengin iş adamı: "Şimdiki adı konserve kralı olan birisi ile tanıştım."- A. Gündüz.
4 . sıfat, mecaz Üstün, çok iyi: "Firuzağa'da şirin, kutu gibi, manzarası çok kral bir çatı katına taşındı."- A. İlhan.

PADİŞAH Nedir?

Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

A A C K Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Caka,

3 Harfli Kelimeler

Aka,

2 Harfli Kelimeler

Ak,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.