CAİZ (TDK)


1 . Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen.
2 . Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan: "Akşama kalıp iskelenin üstü binbir ayakken gitmek caiz değildi."- S. M. Alus.

Caiz kelimesi baş harfi C son harfi Z olan bir kelime. Başında C sonunda Z olan kelimenin birinci harfi C , ikinci harfi A , üçüncü harfi İ , dördüncü harfi Z . Başı C sonu Z olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAN Nedir?


1 . Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
2 . Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
3 . Yüz ölçümü.
4 . Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
5 . mecaz Bir çalışma çevresi: "Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır."- N. Ataç.
6 . fizik İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası: "Yer çekimi alanı. Mıknatıs alanı. Elektrik alanı."- .
7 . sinema, TV (***) Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
8 . spor Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

BAKIM Nedir?


1 . Bakma işi.
2 . Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek: "Bahçe bakım ister."- .
3 . Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

CAİZ Nedir?


1 . Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen.
2 . Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan: "Akşama kalıp iskelenin üstü binbir ayakken gitmek caiz değildi."- S. M. Alus.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

GİTMEK Nedir?


1 - Bir yere ulaşmak üzere yönelmek, varmak.
2 - Bir yerden ya da bir işten ayrılmak.
3 - Çıkmak, ulaşmak.
4 - Belli bir amaçla bir yere devam etmek ya da bir işle uğraşmak.
5 - Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak.
6 - Yakışmak, yaraşmak.
7 - Tüketilmek, harcanmak.
8 - Götürülmek, gönderilmek.
9 - Yeter olmak, yetmek, yetişmek.
10 - Yürümek, yol almak. 1
1 - Dayanmak. 1
2 - Geçmek. 1
3 - Herhangi bir durumda olmak. 1
4 - Yok olmak, elden çıkmak. 1
5 - Ölmek. 1
6 - Başvurmak, yapmak. 1
7 - Bir şey zarar görmüş olmak. 1
8 - (Makine için) İşlemek, çalışmak. 1
9 - (Bir durum) Sürmek.
20 - Satılmak. 2
1 - Bir yere, etkinliğe devam etmek. 2
2 - Yönelme durumundaki adla kalıplaşarak kullanılır. 2
3 - Sürerlik eylemleri kurar.

İSKELE Nedir?


1 . Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer: "Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven: "Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı."- Z. Selimoğlu.
3 . Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba.
4 . İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı: "Mudanya, Bursa'nın iskelesidir."- .
5 . Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
6 . Geminin sol yanı.
7 . sinema, TV (***) Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı.

İŞLENME Nedir?

İşlenmek eylemi.

KALIP Nedir?


1 . Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç: "İstenilen kalıplarda ve istenilen nüanslarda heykeller yapılabilir."- P. Safa.
2 . Biçki modeli, patron.
3 . sıfat Genellikle küp biçiminde yapılan: "Bir kalıp peynir."- . "İki kalıp sabun."- .
4 . mecaz Gösterişli görünüş: "Kalıbına bakarsan aslan gibi."- .
5 . mecaz Biçim, durum: "Muayyen bir kalıba girecek insana benzemiyordu."- H. E. Adıvar.

SAKINCA Nedir?

Çekinilmesi, dikkatli olunması gereken, sakınmayı gerektiren durum, mahzur: "Kabul etmekte bir sakınca yoktur."- B. Felek.

SAYI Nedir?


1 - Sayma, ölçme, tartma gibi işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu anlatan söz, °rakam.
2 - Gazete ve dergi gibi süreli yayınların bir bütün oluşturan değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, °nüsha.
3 - Bir spor karşılaşmasında, karşılaşanlardan her birinin başarı derecesini saptayan nicelik.

TÖRE Nedir?


1 . Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet: "Töre anlayışları bu bilinçlilikleriyle pekişmiştir."- N. Cumalı.
2 . Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap.

UYGU Nedir?

İki şey arasındaki uygunluk ilkesi.

UYGUN Nedir?


1 . Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip: "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır."- T. Buğra.
2 . Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
3 . mecaz Orantılı, oranlı.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

YAKIŞIK Nedir?


1 . Uygunluk, yaraşma.
2 . Yakışıklı delikanlı.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPILI Nedir?


1 . Yapısı herhangi bir nitelikte olan: "Güzel yapılı. Sağlam yapılı."- .
2 . Vücudu gelişmiş, iri: "Yapılı bir adam."- .

YAPILMA Nedir?


1 . Yapılmak işi.
2 . sıfat Yapılmış: "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."- C. Uçuk.

YERİNDE Nedir?


1 . İyi, yeterli: "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde: "Yerinde konuşmak."- .
3 . zarf Durumunda: "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde."- M. Ş. Esendal.

A C Z İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Aciz, Caiz, İcaz,

3 Harfli Kelimeler

Caz,

2 Harfli Kelimeler

Az, İz,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.