BURMA (TDK)


1 . Burmak işi.
2 . Sarığıburma tatlısının kısa söylenişi.
3 . Burularak yapılmış bilezik.
4 . sıfat Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış: "Yoksa ben hiç de aptal, tutsak ruhlu, herhangi maskara herifin burma bıyıklarına hayran olan dişilerden değilim."- H. E. Adıvar.
5 . Hadım etme, iğdiş etme.
6 . halk ağzında Musluk.
7 . halk ağzında Eğrilmek için bükülmüş yün.
8 . halk ağzında Yaşken burularak kurutulan ot.
9 . halk ağzında Kuru incir.

Burma kelimesi baş harfi B son harfi A olan bir kelime. Başında B sonunda A olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi U , üçüncü harfi R , dördüncü harfi M , beşinci harfi A . Başı B sonu A olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

APTAL Nedir?


1 . Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak: "Aptal bir gülüşle yüzüne bakıyorum."- Y. Z. Ortaç.
2 . ünlem, teklifsiz konuşmada Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü: "Aptal! Senin yerini açıkça söyledim ben."- T. Buğra.

BIYIK Nedir?


1 . Üst dudak üzerinde çıkan kıllar: "Bıyık ve kaşlarımdaki aklar saçlarımdakinden daha azdı."- R. N. Güntekin.
2 . Balıklarda deri uzantısı.
3 . Asma vb. bitkilerde, sarılıp tutunmaya yarayan sürgün.

BİLE Nedir?


1 . Da, de, dahi: "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir."- R. H. Karay.
2 . zarf, eskimiş Birlikte.
3 . zarf Üstelik: "Konuşmadılar bile."- .

BİLEZİK Nedir?


1 . Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka: "Saçları o kalın altın bilezikler gibi yaldız sarısına boyalıdır."- M. Ş. Esendal.
2 . İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça: "Sonra ayağını yandaki su borusunun bileziğine koydu."- Ç. Altan.
3 . Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka.
4 . Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç.
5 . argo Kelepçe.

BURMA Nedir?


1 . Burmak işi.
2 . Sarığıburma tatlısının kısa söylenişi.
3 . Burularak yapılmış bilezik.
4 . sıfat Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış: "Yoksa ben hiç de aptal, tutsak ruhlu, herhangi maskara herifin burma bıyıklarına hayran olan dişilerden değilim."- H. E. Adıvar.
5 . Hadım etme, iğdiş etme.
6 . halk ağzında Musluk.
7 . halk ağzında Eğrilmek için bükülmüş yün.
8 . halk ağzında Yaşken burularak kurutulan ot.
9 . halk ağzında Kuru incir.

BURU Nedir?

Sancı, buruntu.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

DİŞİ Nedir?


1 . Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey).
2 . Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki): "Dişi kedi."- .
3 . isim Kadın.
4 . Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan: "Dişi klişe. Dişi kalıp."- .
5 . Yumuşak, kolay işlenen (maden).
6 . mecaz Şuh, işveli, çekici.

DİŞİL Nedir?

Bazı dillerde dişi cinsten sayılan (kelime), müennes.

EĞRİLMEK Nedir?

Eğri duruma gelmek: "Ayağa kalkarak gözlerimle derenin eğrilen, kıvrılan yerlerinde avcıyı aradım."- M. Ş. Esendal.

ETME Nedir?

Etmek işi.

HADIM Nedir?

Erkekliği giderilmiş (hayvan ya da insan), enenmiş, iğdiş edilmiş.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HALK Nedir?


1 - Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta dil, kültür bağı olan insan topluluğu,insanlar, toplum.
2 - Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3 - Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4 - Belli bir bölgede ya da çevrede yaşayanların tümü.
5 - Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların tümü.
6 - Aydınların dışında kalan topluluk.
7 - Kalabalık, insan topluluğu.

HAYRAN Nedir?

Çok beğenen, hayranlık duyan (kimse): "El işi olmasına rağmen el değmeden yapılmış hissini veren bu nadide sanat eserine hayrandı."- C. Uçuk.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

HERİF Nedir?


1 . Güven vermeyen, aşağı görülen, bayağı kimse: "İki herif zavallıya abanıyorlar."- A. Rasim.
2 . teklifsiz konuşmada Adam: "Adamlar yüz kiloluk bir yükü tüy gibi kaldırırken hafif sıklet herifi kaldıramıyorlardı."- B. Felek.

İĞDİŞ Nedir?

Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at).

İNCİ Nedir?


1 . İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi.
2 . Bu tanelerden oluşan takı: "Yalıdaki ev, Dürnev Hanım'ın halılarını, incilerini gözden çıkarmasıyla kurtuldu."- N. Cumalı.
3 . teklifsiz konuşmada Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle.

İNCİR Nedir?


1 . Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica).
2 . Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı.

KISA Nedir?


1 . Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
2 . Az süren, uzun olmayan: "Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı."- E. İ. Benice.
3 . Ayrıntısı çok olmayan: "Kısa bilgi. Kısa yazı."- .
4 . isim Kısa olan şey: "Uzun lafın kısası."- .
5 . zarf Kısaca, kısaltarak: "Kısa konuştu."- .

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUT Nedir?

Kurutulmuş süt ürünü.

MASKARA Nedir?


1 . Eğlendirici, sevimli, güldürücü, sevimli, soytarı, hoş: "Görseniz ne maskara şey!"- .
2 . isim Karnaval maskesi: "Çocuk bir maskara satın aldı."- .
3 . isim Kirpik boyası, rimel.
4 . hakaret yollu Şerefsiz, onursuz, haysiyetsiz, rezil (kimse): "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar."- H. E. Adıvar.

MUSLUK Nedir?


1 . Takıldığı boru veya kabın içindeki akışkanı, istenildiğinde akıtabilecek bir düzende yapılmış açılır kapanır alet.
2 . El yıkamaya yarayan yer, lavabo: "Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler."- A. Gündüz.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

RUHLU Nedir?


1 . Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan: "Allah, ince ruhlu kibar yaratmıştı bu kızı."- N. Araz.
2 . mecaz Canlı, etkili.

SARIĞIBURMA Nedir?

Burma sarık biçimi verilmiş bir çeşit hamur tatlısı.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SÖYLENİŞ Nedir?


1 . Söylenme işi.
2 . Söyleyiş, telaffuz.

TATLI Nedir?


1 . Şeker tadında olan: "Tatlı nar. Tatlı elma."- .
2 . Acı olmayan, içilebilen, yenilebilen: "Tatlı su. Tatlı salatalık."- .
3 . isim Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek: "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."- .
4 . zarf Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla: "Ne tatlı bakıyordu."- .
5 . mecaz İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren: "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı."- Y. Z. Ortaç.

TUTSAK Nedir?


1 . Savaşta ele geçen düşman, esir.
2 . sıfat Gitmesine, serbestçe hareketine engel olunan: "Hayatı anlamazsan tutsak olduğunu bile bilemezsin, hakkını arayamazsın."- E. Işınsu.
3 . mecaz Bir şeye veya bir kimseye çok bağlı, kendisini bir şeyin etkisinden kurtaramayan kimse: "Her insan kendi kuruluşuna uygun bir romantizmin tutsağı."- A. İlhan.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

A B M R U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Burma, Rumba,

4 Harfli Kelimeler

Bura, Ruam, Ruba, Umar, Urba,

3 Harfli Kelimeler

Abu, Bar, Rab, Ram, Rum,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Am, Ar, Bu, Ra, Ur,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.