BUNALTICI (TDK)

Boğucu, sıkıcı, sıkıntı veren: "Tartışma koyulaşıp salonun havası hepsine bunaltıcı geldi mi pencereler açılıyor."- E. E. Talu.

Bunaltıcı kelimesi baş harfi B son harfi I olan bir kelime. Başında B sonunda I olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi U , üçüncü harfi N , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi T , yedinci harfi I , sekizinci harfi C , dokuzuncu harfi I . Başı B sonu I olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BOĞU Nedir?

Nişanlı kız tarafından damada gönderilen armağan bohçası.

BOĞUCU Nedir?


1 . Boğma özelliği olan: "Boğucu gaz."- .
2 . Solunumu güçleştiren: "Göğsünde boğucu bir tıkanıklık vardı."- P. Safa.
3 . mecaz Sıkıntı veren: "Eski evinin boğucu, dertli havasından kurtulmak için komisyoncu kendini hemen sokağa attı."- H. R. Gürpınar.

BUNALTICI Nedir?

Boğucu, sıkıcı, sıkıntı veren: "Tartışma koyulaşıp salonun havası hepsine bunaltıcı geldi mi pencereler açılıyor."- E. E. Talu.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HAVAS Nedir?

Duyular.

HAVAS Nedir?


1 - Nitelikler, özellikler.
2 - Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir çeşit ayrıcalık gören yurttaş sınıfı, "avam" karşıtı.

HEPSİ Nedir?

Varlıkların, şeylerin tümü.

KOYU Nedir?


1 . Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı: "Koyu pekmez. Koyu süt."- .
2 . Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı: "Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu."- H. E. Adıvar.
3 . bilişim Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi.
4 . mecaz Aşırı (davranış, düşünce vb.): "Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış."- A. Ş. Hisar.
5 . mecaz Derin, hararetli: "Koyu bir sohbet."- .

PENCERE Nedir?

Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık: "Bavulu açtım, kâğıdı parçaladım, pencereden attım."- R. H. Karay.

SALON Nedir?


1 . Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda: "Hasta alt kattaki salona kadar gitti ve bir kanepenin üstüne düştü."- P. Safa.
2 . Toplantıların, kutlamaların, gösterilerin yapıldığı geniş yer: "Düğün salonu. Konferans salonu."- .
3 . Dükkân, mağaza: "Çay salonu. Berber salonu."- .

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKICI Nedir?

İç sıkan, can sıkan, tedirgin eden: "Etrafında her şey ona sıkıcı ve manasız geliyor."- H. Taner.

SIKINTI Nedir?


1 . İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet: "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."- P. Safa.
2 . Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet: "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm."- A. Gündüz.
3 . Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı: "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."- S. F. Abasıyanık.
4 . Bulunmama durumu: "Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş."- H. Taner.
5 . mecaz Sorun, mesele, sendrom, problem: "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."- B. Felek.

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

A B C I I L N T U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Bunaltıcı,

7 Harfli Kelimeler

Altıncı, Bulantı, Bunaltı,

6 Harfli Kelimeler

Alıntı, Anıtlı, Batıcı, Batılı, Butlan, Ulantı,

5 Harfli Kelimeler

Acılı, Alıcı, Altın, Antlı, Atıcı, Atılı, Balcı, Batıl, Batın, Bıcıl, Bunca, Canlı, Cıbıl, Cunta, Ilıca,

4 Harfli Kelimeler

Acul, Acun, Alın, Altı, Anıt, Anut, Atıl, Atlı, Bacı, Bant, Batı, Buat, Buca, Bula, Tabl, Tabu, Tanı, Taun, Tını, Tuba, Ulan,

3 Harfli Kelimeler

Abu, Acı, Alt, Anı, Ant, Aut, Bal, Ban, Bat, Bul, Bun, But, Can, Lan, Nal, Tab, Tal, Tan, Tın, Tul, Tun, Uca, Ula,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Al, An, At, Bu, La, Ta, Tu, Un, Ut,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.