BOĞADA (TDK)


1 . Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama.
2 . Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi: "Karına söyle, boğadayı çok sert yapmasın, çamaşırları çürütür."- H. R. Gürpınar.

Boğada kelimesi baş harfi B son harfi A olan bir kelime. Başında B sonunda A olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi O , üçüncü harfi Ğ , dördüncü harfi A , beşinci harfi D , altıncı harfi A . Başı B sonu A olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BOĞA Nedir?

Damızlık erkek sığır.

BOĞADA Nedir?


1 . Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama.
2 . Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi: "Karına söyle, boğadayı çok sert yapmasın, çamaşırları çürütür."- H. R. Gürpınar.

ÇAMAŞIR Nedir?


1 . İç giysisi: "Çamaşırı ile yarı açık duran bacakları kan içindeydi."- M. Ş. Esendal.
2 . Kirli eşyaları yıkama işi: "Artık benim gündelikle çamaşıra, ortalık temizlemeye gitmemden başka çare kalmadı."- H. E. Adıvar.

HAZIR Nedir?


1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya: "Ben hazırım, isterseniz gidelim."- .
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş: "Yemek hazır, buyurun."- .
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı: "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."- .
4 . zarf Bu fırsattan yararlanarak: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.

KÜLLÜ Nedir?

İçinde veya üzerinde kül bulunan.

SERT Nedir?


1 - Çizilmesi, kırılması, kesilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, pek, katı,yumuşak karşıtı.
2 - Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
3 - Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, "yumuşak" karşıtı.
4 - Hırçın, öfkeli, hiddetli.
5 - Titizlikle uygulanan, sıkı.
6 - Güçlü, kuvvetli.
7 - Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
8 - Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
9 - Gönül kırıcı, katı, ters.
10 - yerb. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

SICAK Nedir?


1 . Havadaki yüksek ısı: "Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor."- N. Cumalı.
2 . Sıcak yer: "Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Hamam.
4 . sıfat Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı: "Yorganın altında sıcak gözyaşları dökerek gecelerce beklemişti."- O. Kemal.
5 . sıfat Isısı yüksek olan, çok ısınmış: "Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi."- A. Gündüz.
6 . sıfat, mecaz Dostça olan, sevgi dolu: "Sıcak bir karşılama. Sıcak bir yuva."- .

SODA Nedir?


1 . Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su.
2 . Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.

SÜZME Nedir?


1 . Süzmek işi.
2 . sıfat Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen: "Süzme bal. Süzme yoğurt."- .
3 . sıfat, argo Kötü, aşağılık, malın gözü (kimse).
4 . sıfat, argo Katışıksız, saf: "Son derece zeki babalardan süzme salak oğulların çıktığı görülmüştü."- A. İlhan.

ÜZERE Nedir?


1 . Amacıyla: "Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar."- P. Safa.
2 . Şartıyla: "Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz."- .
3 . Neredeyse: "Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım?"- R. N. Güntekin.
4 . edat Gibi: "Daha önce belirtildiği üzere."- .

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YIKAMA Nedir?


1 . Yıkamak işi: "Başını soğuk suyla yıkamaya başlamışlar."- F. R. Atay.
2 . kimya Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.
3 . sinema Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme.

YIKANMAK Nedir?


1 . Yıkama işi yapılmak veya yıkama işine konu olmak: "Yıkanan çamaşırları evin arkasında, uzak bir yere astırıyorum."- A. Gündüz.
2 . Kendi vücudunu yıkamak, banyo yapmak.

A A B D O Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Boğada,

5 Harfli Kelimeler

Bağda,

4 Harfli Kelimeler

Ağda, Bağa, Boğa, Doğa,

3 Harfli Kelimeler

Aba, Ada, Ağa, Bad, Bağ, Boa, Dağ, Oba, Oda,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ad, Ağ, Do, Od,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.