BİTİŞİK (TDK)


1 . Yandaki ev, komşu.
2 . sıfat Birbirine dokunacak kadar yakınlaşmış veya yan yana olan: "Mutfaktan bir yuvarlak gümüş tepsi içinde, cezveyi, fincanları, bitişik şeker ve kahve hokkasını getirdi."- A. İlhan.
3 . sıfat Yandaki: "Bitişik odada yatan hasta bakıcı gürültüden uyanarak yanımıza geldi."- R. N. Güntekin.

Bitişik kelimesi baş harfi B son harfi K olan bir kelime. Başında B sonunda K olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi İ , üçüncü harfi T , dördüncü harfi İ , beşinci harfi Ş , altıncı harfi İ , yedinci harfi K . Başı B sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAKICI Nedir?


1 . Bakma işiyle görevlendirilen kimse: "Ustanın anası yatalak oldu, yanına başka bir bakıcı kocakarı tuttum."- A. Gündüz.
2 . Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse.
3 . Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
4 . Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse: "Anlaşılıyor, alıcı değil, bakıcısın. Alıcı suratı yok sende pek."- H. Taner.
5 . Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse.
6 . Falcı: "Bakıcılara, niyet kuyularına, Tezveren Dede'ye gitti."- Ö. Seyfettin.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BİTİŞİK Nedir?


1 . Yandaki ev, komşu.
2 . sıfat Birbirine dokunacak kadar yakınlaşmış veya yan yana olan: "Mutfaktan bir yuvarlak gümüş tepsi içinde, cezveyi, fincanları, bitişik şeker ve kahve hokkasını getirdi."- A. İlhan.
3 . sıfat Yandaki: "Bitişik odada yatan hasta bakıcı gürültüden uyanarak yanımıza geldi."- R. N. Güntekin.

CEZVE Nedir?

Kahve pişirmeye yarayan, saplı, küçük kap: "Cezveyi sürüyor, fincana boşaltıyor, kahveyi afiyetle içiyordu"- S. F. Abasıyanık.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

FİNCAN Nedir?


1 . Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genellikle kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap: "Bir fincan kahve ve kızarmış ekmek getirin."- H. E. Adıvar.
2 . Elektrik tellerinin eklem noktalarına konulan porselenden yapılmış yalıtkan araç.

GÜMÜŞ Nedir?


1 . Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,
5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element (simgesi Ag).
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı."- Y. K. Beyatlı.

GÜRÜL Nedir?

Bol ve gür çıkan ya da akan şeylerin sesini anlatır.

GÜRÜLTÜ Nedir?


1 - Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin tümü, patırtı, °şamata.
2 - Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık ya da tartışma.

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

HOKKA Nedir?

Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep konulan küçük kap: "Kahvelerdeki herkesin kullandığı hokka kalemler hep bozuktu."- S. F. Abasıyanık.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KAHVE Nedir?


1 . Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica).
2 . bitki bilimi Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
3 . Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz.
4 . Bu tozla hazırlanan içecek: "Bir fincan kahve daha içer, bir tutam enfiye daha çekerdi."- A. Ş. Hisar.
5 . Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane: "Halktan biri olarak oturup dinlenebileceğiniz ucuz bir kahve kalmamıştır artık."- N. Cumalı.

KOMŞU Nedir?


1 . Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad.
2 . sıfat Sınır ortaklığı bulunan, mücavir: "Komşu bahçeler arasında da pek kullanılmayan yan kapılar vardı."- Ç. Altan.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

ŞEKER Nedir?


1 . Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı.
2 . Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı: "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu."- L. Tekin.
3 . tıp (***) Şeker hastalığı: "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti."- H. Taner.
4 . sıfat, mecaz Sevimli, cana yakın ve güzel: "Hele bak, ne şeker şey!"- .

TEPSİ Nedir?


1 . Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap: "Yanlarından, elindeki tepside boşlarla ortalıkçı bir çocuk geçmektedir."- T. Buğra.
2 . İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap: "Bir küçük çırak, koltuğunda pasta dolu bir tepsiyle dışarı çıktı."- S. F. Abasıyanık.
3 . sıfat Bu kap biçiminde olan.
4 . sıfat Bir kabın alabileceği miktarda olan: "İki tepsi börek."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAKI Nedir?

Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan, koyuca lapa: "Hardal yakısı."- .

YAKIN Nedir?


1 - (Zamanda ve yerde) Az bir ara ile ayrılmış olan.
2 - Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.
3 - Aralarında sıkı ilgi bulunan.
4 - Benzeyen, andıran.
5 - Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan.
6 - Uzak olmayan yer.
7 - Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost ya da akraba.
8 - Uzak olmayarak.

YUVARLAK Nedir?


1 . Top veya küre biçiminde toparlak şey.
2 . sıfat Top veya küre biçiminde olan, müdevver: "Yuvarlak bir yüz. Yuvarlak bir masa."- .

B K T İ İ İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Bitişik,

5 Harfli Kelimeler

Bitik, Bitiş, Bitki,

4 Harfli Kelimeler

Bişi, İbik, İbiş, İtiş, İtki, Kişi,

3 Harfli Kelimeler

Bit, İki, İti, Kit, Şii, Tik,

2 Harfli Kelimeler

İş, İt, Ki, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.