BİLLURLAŞMAK (TDK)


1 . Billur durumuna gelmek, billur durumunda yoğunlaşmak, kristalleşmek.
2 . mecaz Belirgin duruma gelmek, netlik kazanmak.

Billurlaşmak kelimesi baş harfi B son harfi K olan bir kelime. Başında B sonunda K olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi İ , üçüncü harfi L , dördüncü harfi L , beşinci harfi U , altıncı harfi R , yedinci harfi L , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi Ş , onuncu harfi M , onbirinci harfi A , onikinci harfi K . Başı B sonu K olan 12 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BELİRGİN Nedir?

Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih: "Hüzünlü bakışlarının daha belirgin hâle getirdiği iri, siyah, ceylan gözleriyle ... alımlı da sayılabilirdi."- E. Bener.

BİLLUR Nedir?


1 . Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim: "Su buharı billur durumunda donunca kar olur."- .
2 . Kesme cam, kristal: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat."- R. H. Karay.
3 . sıfat Bu maddeden yapılmış: "Su sesi ve kanat şakırtısından / Billur bir avize Bursa'da zaman."- A. H. Tanpınar.
4 . halk ağzında Koç yumurtası.
5 . sıfat Duru, temiz ve akıcı: "Onu görmek, billur sesini dinlemek, elinden bir şey içmek."- A. İlhan.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

KAZAN Nedir?


1 . Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap: "Koca bir kazan patates kaynattık."- A. Gündüz.
2 . Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap: "Kazan patladı."- .

KAZANMA Nedir?

Kazanmak işi, edinme.

KAZANMAK Nedir?


1 . Kazanç sağlamak: "Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım."- P. Safa.
2 . (nsz) Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek: "Böyle yazılara hiç cevap vermeyiz ve yazı çok ağırsa dava açarak çok defa kazanırız."- B. Felek.
3 . Çıkmak, isabet etmek.
4 . Edinmek, sahip olmak: "Emniyetlerini kazanmak için bu esrar bir kimya gibi gizli kalmalıdır."- R. N. Güntekin.
5 . (nsz) Tutulmak, yakalanmak: "Huy kazanmak."- . "Dert kazanmak."- .
6 . Kendinden yana çekmek: "Bu genç şairin dostluğunu kazanmak için hiçbir külfete katlanmadım."- M. Ş. Esendal.
7 . (-den) Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak: "Düşmandan yer kazanmak."- .
8 . Yenmek, galip gelmek: "İşte kesin muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır."- R. E. Ünaydın.

KRİSTAL Nedir?


1 - Yapısında silis, kurşun oksit bulunan cam, °billur.
2 - Billurdan yapılmış: Kristal bardak .

KRİSTALLEŞME Nedir?

Billurlaşma.

KRİSTALLEŞMEK Nedir?

Billurlaşmak.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

NETLİK Nedir?

Net olma durumu: "Ferit gözlerini açınca evvela etrafı görüşündeki netliğin verdiği hayret içinde Vafi Bey'in açık yeşil gözlerindeki berrak huzurla karşılaştı."- P. Safa.

YOĞUN Nedir?


1 . Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif.
2 . Koyu, kalın: "Yoğun bir sis."- .
3 . Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.).
4 . mecaz Artmış, çoğalmış bir durumda olan: "O bölgede nüfus yoğundur."- .
5 . mecaz Dolu, sıkı, sıkışık, çok.
6 . mecaz Şişman, iri, tombul: "İtibarlı masalarda, sigaralarını içen, iri kalçalı, beyaz sarışın birtakım yoğun kadınlar..."- A. İlhan.
7 . halk ağzında Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

YOĞUNLAŞMA Nedir?


1 . Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon.
2 . fizik Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi, yoğuşma.
3 . kimya Bir karışımın bileşimndeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.

YOĞUNLAŞMAK Nedir?


1 . Yoğun duruma gelmek, yoğuşmak, tekâsüf etmek, konsantre olmak: "Atlar benekli bir yıldız alacasında, şehit cesetlerinden yoğunlaşmış bir kokuyu, kalın bir sis gibi dağıta dağıta ilerliyorlardı."- A. İlhan.
2 . mecaz Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak.

A A B K L L L M R U İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

Billurlaşmak,

11 Harfli Kelimeler

Billurlaşma,

8 Harfli Kelimeler

Bulaşmak, Kullaşma, Lakrimal, Urlaşmak,

7 Harfli Kelimeler

Bulamak, Bulaşma, Kambura, Kubarma, Kubaşma, Kumbara, Laubali, Makabil, Muallak, Mukabil, Ulaşmak, Urlaşma,

6 Harfli Kelimeler

Abluka, Alkali, Amiral, Aşikar, Balkar, Barlam, Başmak, Başmal, Billur, Bulama, Bulmak, Burkma, Burmak, Kalbur, Kambur, Karaim, Kaşmir, Kumral, Kurama, Kuşlar, Kuşmar, Lambri, Mablak, Makbul, Malkar, Maşuka, Mualla, Mukaar, Şakuli, Şalaki, Şallak, Şarabi, Ulamak, Ulaşma,

5 Harfli Kelimeler

Ablak, Abraş, Abuli, Akbaş, Akşam, Alarm, Alkil, Almak, Almaş, Ambar, Arabi, Arami, Aşari, Aşmak, Bakam, Bakir, Bakla, Bakma, Balar, Barak, Barka, Başak, Başka, Bilar, Bulak, Bulma, Burak, Burma, İkbal, İkmal, İkram, İşkal, İşmar, Kabil, Kabir, Kabul, Kalma, Kamil, Karma, Kaşar,

4 Harfli Kelimeler

Abla, Abli, Abra, Abuk, Akar, Akil, Akim, Akli, Akma, Akur, Alil, Alim, Alma, Amal, Amil, Amir, Arak, Arka, Arma, Aşar, Aşir, Aşma, Baki, Bala, Bara, Bari, Bark, Bira, Blum, Brik, Bula, Bura, İbra, İlam, İlla, İmal, İmar, İmla, İşar, İşba,

3 Harfli Kelimeler

Aba, Abi, Abu, Aka, Ala, Ali, Ama, Ara, Ari, Ark, Arş, Aşk, Bak, Bal, Bar, Baş, Bir, Bul, İka, İla, İlk, İma, Kal, Kam, Kar, Kaş, Kil, Kim, Kir, Kul, Kum, Kur, Kuş, Lak, Lal, Lam, Lim, Lir, Mai, Mal,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ak, Al, Am, Ar, Aş, Bu, İl, İm, İş, Ki, La, Mi, Ra, Şu, Ur,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.