BEZ (TDK)


1 . Pamuk veya keten ipliğinden yapılan dokuma: "Arkamıza kefenimsi bezler geçirip kuşakla bağladılar."- F. R. Atay.
2 . Pamuktan, düz dokuma: "Amerikan bezi. Kaput bezi."- .
3 . Herhangi bir cins kumaş: "Çadır bezi. Yelken bezi."- .
4 . Herhangi bir iş için kullanılan dokuma.
5 . Gelişigüzel kumaş parçası, çaput: "Şurasını ıslak bezle silmeli."- .
6 . sıfat Kumaş veya dokumadan yapılmış: "Bez bebek."- .

Bez kelimesi baş harfi B son harfi Z olan bir kelime. Başında B sonunda Z olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi E , üçüncü harfi Z . Başı B sonu Z olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BEBE Nedir?

Bebek, küçük çocuk: "Neredeyse bebe iskemlesine oturtup kaşıkla mama yedireceksiniz."- R. H. Karay.

BEBEK Nedir?


1 . Meme veya kucak çocuğu.
2 . Plastik, tahta, bez vb.nden yapılan insan biçiminde oyuncak: "Yarın seni bonmarşeye götüreceğim, beğendiğin bebeği alacağım."- H. E. Adıvar.
3 . Göz bebeği: "Uzun kirpikli gözleri sık sık açılıp kapanıyor, bebekleri daima hareket ediyordu."- P. Safa.
4 . ünlem Sevgi bildiren bir seslenme sözü.

CİNS Nedir?


1 . Tür, çeşit: "Portakal, turunç cinsinden bir meyvedir."- .
2 . Aralarında ortak özellikler bulunan varlıklar topluluğu: "Bizim operetlerimiz cinsinden bir sürü halk tiyatroları var."- H. Taner.
3 . Soy, kök, asıl: "Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.
4 . sıfat, argo Garip, tuhaf.
5 . Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.
6 . sıfat Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan: "Derler ki cins kediler bu çirkinliği gizlemek için tenha yerlerde ölmeye giderlermiş."- P. Safa.

ÇAPUT Nedir?


1 . Eskimiş bez parçası, paçavra.
2 . Bez.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

DOKUMA Nedir?


1 . Dokumak işi, tekstil: "Halı dokuma sanatı. Dokuma sanayisi."- .
2 . Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
3 . sıfat Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen.
4 . sıfat Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş).
5 . mecaz Yapı, oluşum: "Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim."- M. Ş. Esendal.

GELİŞİGÜZEL Nedir?


1 . Herhangi bir, özensiz, itinasız, baştan savma, rastgele, lalettayin.
2 . zarf Üstünkörü: "Eski dansları mektepte, yenilerini de bir iki arkadaşının evinde gelişigüzel öğrendiğini anlattı."- P. Safa.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

ISLAK Nedir?


1 . Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan: "İkisi de gözlerinin ıslak, kalplerinin hüzünlü olduğunu anlamışlardı."- H. E. Adıvar.
2 . Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış: "Hastanın soğuk terle ıslak alnına avucunu koyarak durdu."- P. Safa.

KAPUT Nedir?


1 - Asker paltosu.
2 - Otomobil, kamyon gibi motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimde yapılan kapak.
3 - Cinsel ilişkilerle geçebilecek hastalıklardan korunmak ya da kadının gebe kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir çeşit kılıf, °prezervatif.

KEFE Nedir?

Terazi gözlerinden her biri. kefe (II) isim, halk ağzında Semercilerin atların tüylerini parlatmak için kullandığı bir tür araç.

KEFEN Nedir?

Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, yakasız gömlek, yakasız mintan: "Gül değil, arkasında kanlı kefen / Sen misin, sen misin garip vatan?"- N. Kemal.

KETEN Nedir?


1 . Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki (Linumusitatissimum).
2 . sıfat Bu bitkinin liflerinden yapılmış (dokuma vb.): "Saçları, yüzü, bolerosu, keten elbisesi, hepsi vücuduna yapışmış."- A. H. Tanpınar.

KUMA Nedir?

Aynı erkekle evli olan kadınların birbirine göre adı, ortak: "Bir sene onunla dağlarda dolaşmış, anamın üstüne kuma getirmiş."- H. E. Adıvar.

KUMAŞ Nedir?


1 . Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma: "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır."- F. R. Atay.
2 . mecaz Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

KUŞAK Nedir?


1 . Bele sarılan uzun ve enli kumaş: "Kuşağının arasından bir iri tütün tabakası çıkarıp bana uzattıktan sonra..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ.
3 . gök bilimi Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge: "İklim kuşakları. Zaman kuşakları."- .
4 . coğrafya Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı: "Isı kuşak."- .
5 . felsefe Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu: "Sanat kuşağı."- .
6 . matematik Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm.
7 . sinema, TV (***) Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler.
8 . TV (***) Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi: "Çizgi film kuşağı."- .
9 . toplum bilimi Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon: "Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir."- F. R. Atay.

PAMUK Nedir?


1 . Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium).
2 . Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.
3 . Bu tellerin işlenmiş biçimi: "Yaraya pamuk koydu."- .
4 . sıfat Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış: "Pamuk iplik. Pamuk bez."- .
5 . Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SİLME Nedir?


1 . Silmek işi.
2 . zarf Ağzına kadar dolu, sıvama, lebalep: "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir."- S. Birsel.
3 . zarf Baştan aşağı, tam olarak, tamamen.
4 . mimarlık Duvar, tavan vb. yerlerde yapılan kabartma kenar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YELKEN Nedir?


1 . Rüzgâr gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü: "Rıhtıma kurumak üzere yelkenler serilmişti."- S. F. Abasıyanık.
2 . Yelkenli: "Yelken yarışları."- .

B E Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Bez,

2 Harfli Kelimeler

Be, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.