BETİMLEMEK (TDK)


1 . Bir nesnenin, kendine özgü niteliklerini tam ve açık bir biçimde söz veya yazı ile anlatmak, tasvir etmek: "Şair, bu kayığı bize şöyle betimleyecektir."- S. Birsel.
2 . Göz önünde canlandırmak.

Betimlemek kelimesi baş harfi B son harfi K olan bir kelime. Başında B sonunda K olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi E , üçüncü harfi T , dördüncü harfi İ , beşinci harfi M , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi K . Başı B sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLATMA Nedir?

Anlatmak işi: "O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ANLATMAK Nedir?


1 . Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak, bilgi vermek, izah etmek: "Gece sabaha kadar düşündüğü şeyleri babasına da anlatmak isterdi."- P. Safa.
2 . İnandırmak, ikna etmek: "Derdinizi ona anlatmak kolay değil."- .
3 . (nsz) Söylemek, nakletmek: "Sonra bir hikâye anlattı."- A. Ş. Hisar.

BETİ Nedir?

Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.

BETİM Nedir?


1 . Betimleme işi, betimleme.
2 . edebiyat Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı, tasvir.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

CANLANDIRMA Nedir?


1 . Canlandırmak işi: "Küçük kafasında kendisini çağırtan ihtiyar kadının hayalini canlandırmaya çalışıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . edebiyat Kişileştirme.
3 . Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon.
4 . sinema, TV (***) Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon.
5 . sinema, TV (***) Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma.

CANLANDIRMAK Nedir?


1 . Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak.
2 . Yaşatmak, birinin kılığına girmek.
3 . Canlılık, tazelik, dirilik getirmek: "Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden."- C. Uçuk.
4 . mecaz Yoğunluk, etkinlik kazandırmak: "Şu ocağı canlandır, sonra yanıma gel."- R. H. Karay.
5 . sinema, TV (***) Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

NESNE Nedir?


1 . Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje: "Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil."- S. M. Alus.
2 . dil bilgisi Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: ""Ali bir kitap almış" cümlesinde "kitap" nesnedir."- .
3 . felsefe Öznenin dışında kalan her konu, obje: "Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş."- S. Birsel.

NİTE Nedir?

Nasıl, niçin.

NİTEL Nedir?

Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

NİTELİK Nedir?


1 . Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet: "Niteliğini kestiremediği müzmin iştahsızlıktan yorgun düşmüş."- A. İlhan.
2 . Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
3 . felsefe Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçebilen özellik, keyfiyet.

ÖZGÜ Nedir?

Birine, bir şeye ait olan, belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus: "Hepsi de halis sporculara özgü sevimli bir çocukluk ve candanlık içinde kocamışlardı."- H. Taner.

ŞÖYLE Nedir?


1 . Şunun gibi, şuna benzer biçimde: "O zamanlar, şöyle öğleye doğru otele bir başvurup çamaşır değiştireceği varsa değiştiriyor."- E. E. Talu.
2 . Şu yolda, şu biçimde, aşağı yukarı: "Kendisi lisedeki ilk zamanlarını şöyle anlatmıştı."- F. R. Atay.

TASVİR Nedir?


1 . Betimleme: "Bu, Salihli sokaklarında tasvire sığmaz bir kargaşalık ve vaveyla idi."- M. Ş. Esendal.
2 . edebiyat Betim.
3 . halk ağzında Resim.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAZI Nedir?


1 . Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi: "Türklerde yazının kullanılması eskidir."- .
2 . Alfabe: "Türk yazısı. Arap yazısı. Nota yazısı"- .
3 . Harfleri yazma biçimi: "İnci gibi bir yazı. Okunaklı yazı."- .
4 . Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü: "İstiklal Harbi'nde millî duyguları aksettiren ümit ile dolu yazılarını hâlâ unutmadık."- O. S. Orhon.
5 . Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale: "İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum."- F. R. Atay.
6 . Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
7 . din b. (***) Yazgı.

B E E E K L M M T İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Betimlemek,

9 Harfli Kelimeler

Betimleme,

8 Harfli Kelimeler

Bekletme, Beletmek, Biletmek, Etkileme, İtekleme, İtelemek, Memleket,

7 Harfli Kelimeler

Bekitme, Bekleme, Belemek, Beletme, Bilemek, Biletme, Ekletme, Eletmek, Emilmek, Emlemek, İletmek, İmlemek, İteleme, Melemek, Metelik, Tekleme,

6 Harfli Kelimeler

Beleme, Bileme, Bilmek, Bitmek, Ebelik, Ekilme, Ekleme, Elemek, Eletme, Emekli, Emilme, Emleme, Etkime, İletme, İmleme, Keleme, Kelime, Meleke, Meleme, Melike, Meltem, Memeli, Tekmil, Teleke, Teleme, Tembel, Temlik,

5 Harfli Kelimeler

Belek, Belik, Belit, Belki, Betik, Betim, Bilek, Bilet, Bilme, Bitek, Bitme, Ebeli, Eklem, Elbet, Eleme, Elmek, Emlik, Emmek, Etlik, Etmek, İlmek, İmlek, İtmek, Kelem, Kitle, Melek, Melik, Metil, Tekel, Tekil, Tekli, Tekme, Telek, Telem, Temek, Temel, Tikel,

4 Harfli Kelimeler

Beli, Beti, Bile, Ebet, Ekim, Ekli, Ekme, Ekti, Elek, Elem, Elik, Elim, Elit, Elti, Emek, Emel, Emet, Emik, Emme, Emmi, Etek, Etik, Etil, Etki, Etli, Etme, İlke, İlme, İtme, Kebe, Kele, Keme, Kete, Kile, Leke, Liet, Lime, Meke, Meme, Teke,

3 Harfli Kelimeler

Bek, Bel, Bet, Bit, Ebe, Eke, Elk, Eti, İle, İlk, Kel, Kem, Ket, Kil, Kim, Kit, Leb, Lim, Met, Mil, Mim, Mit, Tek, Tel, Tem, Tik, Tim,

2 Harfli Kelimeler

Be, Ek, El, Em, Et, İl, İm, İt, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.