BERE (TDK)


1 . Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük.
2 . Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik. bere (II) isim Fransızca béret Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık: "Lacivert beresini sallayarak bir fırtına gibi içeriye girdi."- A. Ş. Hisar.

Bere kelimesi baş harfi B son harfi E olan bir kelime. Başında B sonunda E olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi E . Başı B sonu E olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAŞLI Nedir?

Başı olan: "O zaman kırmızı başlı kibritler vardı ya."- P. Safa.

BAŞLIK Nedir?


1 . Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş: "İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş tanımışlardı."- N. Cumalı.
2 . Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon.
3 . Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
4 . Bir sütunun, bir direğin tepeliği: "Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde şahsiyet ve değer kazanırdı."- S. Ayverdi.
5 . Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet.
6 . Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha.
7 . Bazı bölgelerde, evlenirken, damadın kaynatasına ödemesi görenek olan para.
8 . Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça.
9 . Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım, top.

BERE Nedir?


1 . Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük.
2 . Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik. bere (II) isim Fransızca béret Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık: "Lacivert beresini sallayarak bir fırtına gibi içeriye girdi."- A. Ş. Hisar.

ÇARPMA Nedir?


1 . Çarpmak işi: "Ayşe'nin yüreği daha hızlı çarpmaya başladı."- Ö. Seyfettin.
2 . Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi.
3 . matematik Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp.
4 . müzik Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

ÇİZİ Nedir?


1 . Çizgi.
2 . Saban demirinin toprakta bıraktığı iz.
3 . mecaz Tutum, davranış.

ÇÜRÜK Nedir?


1 . Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke: "Hemen her gece sille tokat adamakıllı dayak yiyor, her yanı çürük içinde."- A. İlhan.
2 . sıfat Çürümüş olan: "Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Sağlam ve dayanıklı olmayan: "Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası."- H. Taner.
4 . sıfat İş göremez, hastalıklı.
5 . sıfat, mecaz Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan: "Çürük dava. Çürük iddia."- .
6 . sıfat, mecaz Sakat.

EZİK Nedir?


1 . Bere, çürük: "Vücudu eziklerle dolu idi."- .
2 . sıfat Ezilmiş veya yassılmış.
3 . sıfat, mecaz Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü: "Hiç de ezik bulmaz kızını, hep güvenmiştir ona."- T. Buğra.

FIRTINA Nedir?


1 . Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-
40 deniz mili olan ve kuvveti
8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr.
2 . Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma: "Dalgadan kimsenin eli tahlisiyeye değmeden bereket fırtına dindi."- B. Felek.
3 . mecaz Güç atlatılan kötü durum: "Fırtınanın yaklaştığını anladığı hâlde anlamamış görünüyor, şarkısını mırıldanıyordu."- R. N. Güntekin.
4 . mecaz Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı: "Kâmuran'ın ağlamasının kalbimde uyandırdığı fırtınaya kendim de şaşıyorum."- H. E. Adıvar.
5 . coğrafya Saatteki hızı 70 mil olan rüzgâr.

FRANSIZCA Nedir?


1 . Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil: "Bülbül gibi İtalyanca, Fransızca, çatra patra Türkçe konuşuyor."- P. Safa.
2 . sıfat Bu dille yazılmış olan: "Fransızca kitap."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GİRDİ Nedir?

Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı: "Devlet işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır."- Anayasa.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

HİSAR Nedir?

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. hisar (II) isim, eskimiş, müzik Arapça §i¹¥r
1 . Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
2 . Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

İNCİTME Nedir?

İncitmek işi.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

SİPER Nedir?


1 . Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer.
2 . Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda: "Pencereden güneş yahut rüzgâr gelirse şu siper köşeye kaçacak."- R. H. Karay.
3 . Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılan çıkıntı, siperlik: "Sabahtan beri çektiği şaraplarla epeyce başı dönen meşhur kumandan tolgasının siperini geri itti."- Ö. Seyfettin.
4 . askerlik Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek: "Ateş yağmuru ikinci kat siperleri geçti."- A. Gündüz.
5 . sıfat Kuytu, korunulabilen: "Burası siper bir yerdir."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VURMA Nedir?

Vurmak işi.

YASSI Nedir?

Yayvan ve düz: "Bizim taraflar ormanlık, dağları yassı, alçak."- H. E. Adıvar.

YERİNDE Nedir?


1 . İyi, yeterli: "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde: "Yerinde konuşmak."- .
3 . zarf Durumunda: "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde."- M. Ş. Esendal.

B E E R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Bere,

3 Harfli Kelimeler

Bre, Ebe,

2 Harfli Kelimeler

Be, Er, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.