BELİRTİ (TDK)


1 . Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok."- H. Taner.
2 . tıp (***) Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.

Belirti kelimesi baş harfi B son harfi İ olan bir kelime. Başında B sonunda İ olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi İ , beşinci harfi R , altıncı harfi T , yedinci harfi İ . Başı B sonu İ olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAMET Nedir?


1 - Belirti, im, iz, °nişan.
2 - Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan şey.

ANLAŞILMA Nedir?

Anlaşılmak işi.

ARAZ Nedir?


1 - Belirtiler.
2 - Bulgu, °semptom.
3 - İlinek.

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRTİ Nedir?


1 . Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok."- H. Taner.
2 . tıp (***) Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.

BOZUK Nedir?


1 . Madenî para, bozuk para: "Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver!"- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Bozulmuş olan: "Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu."- T. Buğra.
3 . sıfat Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ): "Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim."- R. N. Güntekin.
4 . sıfat, mecaz Kötümser, gergin, huzursuz, karışık: "Bozgun sırasında Ankara'da meclisin havası pek bozuktu."- F. R. Atay.
5 . sıfat, mecaz Kızgın, sıkıntılı: "Süleyman'ı adada yüzü o kadar bozuk ve korkunç buldu ki."- H. E. Adıvar.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜNTÜ Nedir?


1 . Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.
2 . Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal.
3 . Manzara.
4 . fizik Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.
5 . matematik Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
6 . sinema, TV (***) Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.

GÖSTERGE Nedir?


1 . Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret.
2 . Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste, icmal.
3 . ekonomi Bir gelişimi gösteren nicelikler veya değerler arasındaki ilişki, endeks, indeks.
4 . dil bilimi Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke.
5 . fizik Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir (II), indikatör: "Göstergesi gece gündüz İstanbul üzerinde duran hayli eski ama sağlam radyoyu açtı."- A. İlhan.

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

İŞLEVSEL Nedir?

İşlevle ilgili, fonksiyonel.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

NİŞAN Nedir?


1 - İm, iz, belirti, °alamet.
2 - Nişanlanma sırasında yapılan tören.
3 - Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma.
4 - Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef.
5 - Hedefi vurmak için silah, taş vb.ye gerekli doğrultuyu verme.
6 - Gördükleri önemli işlerden dolayı kişileri onurlandırmak için devletçe verilen anmalık.

NİŞANE Nedir?


1 . Ateşli silahlarda hedefin uzaklığına ve bulunduğu yerin yüksekliğine göre namluya gereken yükseliş açısını veren, silahı bu hedefe doğrultmaya yarayan alet.
2 . Hedef.
3 . Eser, iz, belirti: "Toprak üzerinden nişaneleri kaldırmak ilim karşısında maziyi unutturmaz."- Y. K. Beyatlı.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLAY Nedir?


1 . Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka: "O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla."- N. Cumalı.
2 . Önemli tarihsel olgu, fenomen: "Nötron bombası günümüzün olayıdır."- .

SEMPTOM Nedir?

Belirti.

SENDROM Nedir?


1 . Belirti.
2 . mecaz Sıkıntı: "Pazartesi sendromu, komşu sendromu."- .

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VÜCUT Nedir?


1 . İnsan veya hayvan gövdesi, beden: "Koltukta vücudunu bir yandan bir yana çevirirken âdeta inliyor."- R. N. Güntekin.
2 . eskimiş Var olma, varlık.

YARDIM Nedir?


1 . Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet: "Bu, bir ricada bulunacak, bir yardım isteyecek sandı."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.
3 . Etki: "Otların üstünde, ağaçların yapraklarında kalan yağmur damlaları rüzgârın da yardımıyla öğleye kadar kurudu."- N. Cumalı.
4 . Bağış, iane.

YAŞLI Nedir?

(Göz için) Yaşla dolmuş.

B E L R T İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Belirti,

6 Harfli Kelimeler

Betili, Bitler,

5 Harfli Kelimeler

Belit, Beril, Bilet, Bilir, Birli, Bitli, İbret, İleri, İleti, İrite, Libre, Liret, Litre, Terbi, Terli, Tirle,

4 Harfli Kelimeler

Beli, Beri, Beti, Bile, Bili, Biri, Brit, Elit, Elti, Eril, Etil, Etli, İbre, Liet, Tire,

3 Harfli Kelimeler

Bel, Bet, Bir, Bit, Bre, Eti, İle, İri, İti, Leb, Lir, Ret, Tel, Ter,

2 Harfli Kelimeler

Be, El, Er, Et, İl, İt, Le, Re, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.