BELEDİYE (TDK)


1 . İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti.
2 . Bu örgütün bulunduğu bina: "Daha belediyeyi dönmüş dönmemiştim ki beynimden vurulmuşa döndüm."- T. Dursun K.

Belediye kelimesi baş harfi B son harfi E olan bir kelime. Başında B sonunda E olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi E , beşinci harfi D , altıncı harfi İ , yedinci harfi Y , sekizinci harfi E . Başı B sonu E olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYDIN Nedir?


1 . Işık alan, ışıklı, aydınlık: "Aydın bir oda."- .
2 . Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver: "Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı."- O. V. Kanık.
3 . Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı).

AYDINLATMA Nedir?


1 . Aydınlatmak işi.
2 . tiyatro Sahnelerin ışıklandırılması işi.

BAKAN Nedir?

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, nazır: "O sadece iyi bir bayındırlık bakanıdır."- F. R. Atay.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BAŞKAN Nedir?


1 . Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis: "Ailede başkan odur, kararları o alır."- H. Taner.
2 . Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı.

BELDE Nedir?


1 . İlçeden küçük, belediye ile yönetilen yer.
2 . mecaz Mekân, yer, çevre: "Bugün toz hâlinde sallanan bu iklim, asırların uykusundan, bunca sanat beldeleri gibi bir gün sıyrılacak."- Y. K. Beyatlı.

BELEDİ Nedir?


1 . Şehirle ilgili: "Millî hükûmet arzu eder ki tamamıyla sınai bir şehir olsun; bu beledi bir fikir olamaz, millî bir fikirdir."- Y. K. Beyatlı.
2 . Yerleşik: "Beledi hastalık."- .
3 . isim Bir tür pamuklu, kalın kumaş.

BELEDİYE Nedir?


1 . İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti.
2 . Bu örgütün bulunduğu bina: "Daha belediyeyi dönmüş dönmemiştim ki beynimden vurulmuşa döndüm."- T. Dursun K.

BİNA Nedir?


1 . Yapı: "Yalı, çok pencereli, iki katlı, yayvan bir binadır."- B. Felek.
2 . eskimiş, dil bilgisi Arapça fiil çatısını konu edinen bilim ve kitap: "Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur."- .
3 . eskimiş, dil bilgisi Çatı.

DENET Nedir?


1 . Denetleme işi, teftiş.
2 . sinema, TV (***) Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

DENETİM Nedir?

Denetleme: "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."- Anayasa.

DÖNME Nedir?


1 . Dönmek işi: "Dönmeyi kararlaştırmış da olsa bir aksilik, mutlaka bir aksilik, benim saadetime engel olacaktı."- T. Buğra.
2 . Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.
3 . matematik Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi.
4 . sıfat, din b. (***) Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi.

ESNA Nedir?

Bir işin yapıldığı an, sıra: "Ben de o esnada onun söyleyemediği tarafları zihnimden tamamlıyordum."- R. N. Güntekin.

ESNAF Nedir?


1 . Küçük sermaye ve zanaat sahibi: "Kendileri balıkçı olmayıp da balık satan esnafı da severim."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse.
3 . argo Kötü yola sapmış olan kadın: "Esnaftan bir kadın."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HİZMET Nedir?


1 - Birinin işini görme ya da birine yarayan bir işi yapma.
2 - Görev, i?
3 - Bakım, özen, °ihtimam.

İLÇE Nedir?

Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza: "Ankara'nın bir ilçesinde bir yazıhane açtığını duydum sonradan."- Ç. Altan.

KAMU Nedir?


1 . Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.
2 . Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme: "Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş."- H. Taner.
3 . sıfat, eskimiş Hep, bütün: "Biz kimseye kin tutmayız / Kamu âlem birdir bize."- Yunus Emre.

KASA Nedir?


1 . Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap: "Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Ticarethanelerde para alınıp verilen yer.
3 . Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi: "Kasa kim?"- .
4 . Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
5 . Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık: "Barın kapısı önünde bira kasaları yığılmıştı."- A. İlhan.
6 . Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla.
7 . mimarlık Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve.
8 . spor Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı.

KASABA Nedir?

Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde: "Alayın bir ucu mezarlığa vardığı hâlde öteki ucu daha kasabanın dar sokaklarında birbirini eziyordu."- R. N. Güntekin.

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

MERKEZ Nedir?


1 . Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri.
2 . Bir işin öğretildiği yer: "Er eğitim merkezi."- .
3 . Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer: "İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Belirli bir yerin ortası: "Şehir merkezi."- .
5 . Polis karakolu: "Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim."- A. Gündüz.
6 . mecaz Biçim, tarz: "Çalışmaların, bu merkezdeyken durdurulması iyi olmadı."- .
7 . matematik Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası.
8 . matematik Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek: "Daire merkezi. Küre merkezi."- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖRGÜ Nedir?


1 . Örme işi veya biçimi.
2 . Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey: "İstediğiniz kadar tel örgü engelleri koyunuz."- F. R. Atay.
3 . Örülmüş saç bölüğü, belik: "Başı yemenili, saçları iki örgü, ayağı takunyalı sarışın bir köylü kızı bana sordu."- R. H. Karay.
4 . Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi.
5 . İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ.
6 . Yapı: "Batı Avrupa medeniyeti bütün dış ve iç örgüleriyle bana ilk defa orada ayan olmuştu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış: "Yaşamın örgüsü içinde gereğinden bile çok çalışkanım."- N. Meriç.
8 . sıfat Örülerek yapılan, örme: "Örgü bir giysi."- .
9 . anatomi Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.
10 . tiyatro Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı.

SEÇİ Nedir?

Seçmek eylemi.

ŞEHREMANETİ Nedir?


1 - Osmanlı İmparatorluğu'nda, bugünkü belediye zabıtası görevini yapan, kentin temizlik ve güzelliğiyle ilgilenen yerel yönetim.
2 - Bugünkü belediyenin Türkiye'de kurulan ilk biçimi.

TARAFINDAN Nedir?


1 . Herhangi birinden: "Dostları tarafından çok sevilmiş bir zattı."- A. Ş. Hisar.
2 . Eliyle, aracılığıyla.
3 . Türünden, çeşidinden.

TAŞIMA Nedir?

Taşımak işi, transfer.

TEMİZ Nedir?


1 . Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, hijyen, hijyenik: "İçki yerine soğuk su, temiz ayran... var."- F. R. Atay.
2 . Özenle yapılmış: "Temiz iş. Temiz dayak."- .
3 . Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan: "Temiz araba."- .
4 . Ahlakça lekesiz, necip, nezih: "Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..."- R. N. Güntekin.
5 . zarf Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde: "Temiz giyinmek."- .

TEMİZLİK Nedir?


1 . Temiz olma durumu, saffet, nezafet: "Kırk beş sene geçti, servi sandığının temizlik kokusu hâlâ burnumdadır."- R. H. Karay.
2 . Temiz durma veya tutma durumu: "Çocukları temizliğe alıştırmalı."- .
3 . Temizleme işi: "Yaşlı, ak saçlı, temizlik meraklısı, temizlik mütehassısı bir adamdı."- A. Ş. Hisar.
4 . argo Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme.

TOPLU Nedir?


1 . Topu olan: "Toplu tabanca."- .
2 . Hepsi bir arada bulunan, toplanmış: "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır."- N. Cumalı.
3 . Birlikte yapılan, kombine.
4 . Düzenlenmiş, dağınık olmayan: "Toplu bir oda."- .
5 . Topunu, tamamını, bütününü içine alan: "Toplu bir bakış."- .
6 . Vücutça dolgun.

TÜZEL Nedir?


1 . Hukukla ilgili, hukuki, hukuksal.
2 . Hükümle ilgili, hükmi.

VURU Nedir?

Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen kımıldanışı, vuruş.

YERLEŞİM Nedir?

Yerleşme, iskân.

B D E E E L Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Belediye,

6 Harfli Kelimeler

Beledi, Beliye,

5 Harfli Kelimeler

Bedel, Belde, Bilye, Biyel, Debil, Ebeli,

4 Harfli Kelimeler

Beli, Bide, Bile, Biye, Debi, Deli, Deyi, Diye, Elde, Yedi, Yele,

3 Harfli Kelimeler

Bed, Bel, Bey, Dil, Ebe, Ede, Edi, İde, İle, İye, Leb, Ley, Yel,

2 Harfli Kelimeler

Be, De, El, Ey, İl, Le, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.