BELALI (TDK)


1 . Yorucu, üzücü, can sıkıcı: "Bu belalı işin iyi gitmeye başlamasının daha ucundayız."- H. R. Gürpınar.
2 . Kavgacı, şirret.
3 . isim Yolsuz kadının zorba dostu: "Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz."- R. H. Karay.

Belalı kelimesi baş harfi B son harfi I olan bir kelime. Başında B sonunda I olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi I . Başı B sonu I olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BELALI Nedir?


1 . Yorucu, üzücü, can sıkıcı: "Bu belalı işin iyi gitmeye başlamasının daha ucundayız."- H. R. Gürpınar.
2 . Kavgacı, şirret.
3 . isim Yolsuz kadının zorba dostu: "Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz."- R. H. Karay.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

DOST Nedir?


1 - Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, iyi görüşülen (kimse), gönüldeş, "düşman" karşıtı.
2 - Kimi hayvanların sahibine gösterdiği sevgi için kullanılır.
3 - Yakınlık belirten seslenme sözü.
4 - Bir şeye düşkün olan, aşırı ilgi duyan kimse.
5 - Erkek ya da kadının evlilikdışı ilişki kurduğu kimse.
6 - İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan.

GİTME Nedir?

Gitmek işi.

İSİM Nedir?


1 - Ad.
2 - Kişi, insan.

KADI Nedir?

Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KAVGA Nedir?


1 . Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa: "Kavga olmadan evden fırlasak ne iyi olacak."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele: "Ekmek kavgası."- .
3 . eskimiş Savaş.

KAVGACI Nedir?


1 . Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse: "İyi adam olmakla beraber aksi ve kavgacıdır."- R. N. Güntekin.
2 . mecaz Bir amaç uğruna çaba harcayan, mücadele veren kimse.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKICI Nedir?

İç sıkan, can sıkan, tedirgin eden: "Etrafında her şey ona sıkıcı ve manasız geliyor."- H. Taner.

ŞİRRET Nedir?

Geçimsiz, huysuz, kavga çıkarmaktan hoşlanan, edepsiz, yaygaracı.

TAŞKIN Nedir?


1 . Taşmış bir durumda olan.
2 . isim Su baskını, seylap, feyezan.
3 . mecaz Aşırı: "Bu yüz neşeli değil, taşkın denecek kadar mutlu idi."- T. Buğra.

UĞRA Nedir?

Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

UĞRAŞ Nedir?


1 . Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.
2 . Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
3 . Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.

ÜZÜCÜ Nedir?

Üzüntü veren, acıklı: "Üzücü bir durum."- .

YOLSUZ Nedir?


1 . Yolu olmayan: "Bu dik, sarp ve yolsuz dağları arabalar, katırlar ve otomobillerle aşacaksınız."- F. R. Atay.
2 . Yavaş giden (taşıt): "Bu gemi yolsuzdur."- .
3 . mecaz Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız: "Kaymakamın yolsuz icraatı, hususi hayatı hep burada konuşulur, kasabanın olup biten işleri hep burada öğrenilirdi."- R. H. Karay.
4 . Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan: "Babam böyle yolsuz bir adam olsaydı anam ne yapardı."- M. Ş. Esendal.

YORUCU Nedir?

Yorgunluğa yol açan: "Yalnızken kendini dinleyiş kadar yorucu ne vardır?"- R. H. Karay.

ZORBA Nedir?

Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör.

A B E I L L Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Belalı,

5 Harfli Kelimeler

Ballı,

4 Harfli Kelimeler

Allı, Bale, Bela, Lale,

3 Harfli Kelimeler

Abe, Bal, Bel, Ela, Lal, Leb,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Al, Be, El, La, Le,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.