Sonunda bek olan 15 kelime var. BEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bek olan kelimeler listesine ya da başında bek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

AKKELEBEK

8 Harfli Kelimeler

KALEMBEK, KÖSTEBEK

7 Harfli Kelimeler

KELEBEK, PLEYBEK

6 Harfli Kelimeler

TÜMBEK, ZEYBEK

5 Harfli Kelimeler

BEBEK, DİBEK, GÖBEK, ÖZBEK, SÜBEK, ŞEBEK

4 Harfli Kelimeler

ÖBEK

3 Harfli Kelimeler

BEK


Kelime bulma makinesi

B E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

BEK

2 Harfli Kelimeler

BE, EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKKELEBEK

  1. [isim] Hemen bütün meyve ağaçlarında tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi)

KALEMBEK

  1. [isim] Bir cins kokulu sandal ağacı, yalancı öd ağacı
  2. Bir cins mısır

KÖSTEBEK

  1. [isim] Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa)
  2. Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse

KELEBEK

  1. [isim] Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad
    • "Kelebek gibi uçmada ruhumuz / Barış dolu bu yıldız bahçesinde." (Ahmet Muhip Dranas)
  2. [sıfat] Biçim olarak bu böceklere benzeyen
    • "Kaymakam Bey jaketataylı, kelebek kravatlıdır." (Tarık Buğra)
  3. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan
  4. Bu hayvanın neden olduğu hastalık
  5. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm

PLEYBEK

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Önceden kaydedilmiş bir şarkı çalınırken, seslendirmeye uygun olarak çeşitli mimik ve hareketlerin yapılması

TÜMBEK

  1. [isim] Tümsek

ZEYBEK

  1. [isim] Batı Anadolu efesi
    • "Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden / Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. Ege yöresine özgü bir müzik veya oyun türü, zeybek havası

ÖZBEK
...
GÖBEK

  1. [isim] İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk
    • "Düğmeleri birer birer açtı göbeğine dek." (Zeyyat Selimoğlu)
    • "Dillere destan olan oturak âlemlerinde göbeği atan, erkek değil, kadındır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
    • "Meclisten geçirinceye kadar göbeğim çatlamıştı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yağ bağlamış şişman karın
    • "Göbeğini eritmek için her sabah bir saat yol yürür."
    • "Dolmuştan inince bir yandan saatine bakar, bir yandan da göbek atarmış, daha bir saat var, diye." (Haldun Taner)
  3. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı
    • "İsviçre'nin göbeğinde, nerde ise bilmem kaçıncı Türk Moskof muharebesi patlamak üzere idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı
  5. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim
    • "Bu halının göbeği pek zarif."
  6. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada
  7. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri
  8. Değirmen taşının ortası
  9. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva
  10. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer
  11. Kuşak, nesil, batın
    • "Temiz bir isim, züğürt evlatlarda ancak bir, nihayet iki göbek dayanabilir." (Reşat Nuri Güntekin)
  12. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça

BEBEK

  1. [isim] Meme veya kucak çocuğu
  2. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılan insan biçiminde oyuncak
    • "Yarın seni bonmarşeye götüreceğim, beğendiğin bebeği alacağım." (Halide Edip Adıvar)
    • "Sabahları annem beni bir bebek gibi oturtur, dersimi tekrar ettirir, sütümü içirirdi." (Ömer Seyfettin)
  3. Göz bebeği
    • "Uzun kirpikli gözleri sık sık açılıp kapanıyor, bebekleri daima hareket ediyordu." (Peyami Safa)
  4. [ünlem] Sevgi bildiren bir seslenme sözü

SÜBEK

  1. [isim] Bazı yerlerde beşikteki çocukların bacakları arasına yerleştirilen sidik şişesi veya sidiği bir kaba akıtacak boru
    • "Sübekten çarpık kalan bacaklarını yanlara atar gibi yengeçvari yürümeye başladı." (Ömer Seyfettin)

ŞEBEK

  1. [isim] Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, uzun veya kısa kuyruklu türleri olan maymun
  2. [sıfat] Çirkin ve arsız (kimse)

DİBEK

  1. [isim] Taştan veya ağaçtan yapılmış büyük havan
    • "Kahve dibeği."

ÖBEK

  1. [isim] Küme
    • "Bahçeye iner, bir çiçek öbeğinin dibinde bir hasır iskemleye otururdu." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Genel olarak yaş, kimyasal yapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren yıldızlar veya yıldızlar kümeleri
  3. Özne, yüklem veya çeşitli tümleçlerle birlikte kullanılan sözlerin bütünü
    • "Özne öbeği. Yüklem öbeği."

BEK

  1. [sıfat] Sert, katı
  2. Sağlam

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü