Sonunda baz olan 24 kelime var. BAZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde baz olan kelimeler listesine ya da başında baz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

DAVLUMBAZ

8 Harfli Kelimeler

CİLVEBAZ, DÜZENBAZ, HAYALBAZ, HOKKABAZ, KUMARBAZ, KÜFÜRBAZ, MADRABAZ, SİHİRBAZ

7 Harfli Kelimeler

ATEŞBAZ, ÇENEBAZ, DİYABAZ, HİLEBAZ, İNKIBAZ, OYUNBAZ

6 Harfli Kelimeler

CAMBAZ, DİLBAZ, KILBAZ, KUŞBAZ, SERBAZ, ŞAHBAZ, TOMBAZ

5 Harfli Kelimeler

YOBAZ

3 Harfli Kelimeler

BAZ


Kelime bulma makinesi

A B Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

BAZ

2 Harfli Kelimeler

AB, AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DAVLUMBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dumanı ve kokuları toplayıp bacaya vermeye yarayan çıkıntı
  2. Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak
    • "Ben bir şey söylemeden hızla uzaklaştı davlumbazdan." (Zeyyat Selimoğlu)

MADRABAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse
  2. [sıfat] Hile yapan, hileci
    • "... bunlar kusurlu, adi camlardır, köy evi camları! Madrabazlar böylelerini köylere satarlar." (Refik Halit Karay)

KUMARBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Kumarcı
    • "İnsan oyun oynamalı ama kumarbaz olmamalı." (Sait Faik Abasıyanık)

HOKKABAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse
    • "Bu arsada zaman zaman at cambazları, hokkabazlar, palyaçolar hünerlerini gösterirler." (Salâh Birsel)
  2. [sıfat] Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören
    • "O ne hokkabaz heriftir."

HAYALBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hayalci, hayalî
    • "Bazı meddahlar da Karagöz oynatmış, şahbaz, hayalbaz veya hayalî isimleriyle yaşadıktan sonra temaşa hayatımızdan el etek çekmişlerdir." (Samiha Ayverdi)

KÜFÜRBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kaba sövgüleri çok kullanan, ağzı bozuk

SİHİRBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyücü

DÜZENBAZ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [sıfat] Hile yoluyla aldatan, hile yapan

CİLVEBAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Cilveli
    • "Hiç ister miyim ben eli nimetli efendiciğimi kaptırayım o cilvebazlara?" (Osman Cemal Kaygılı)

ATEŞBAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ateşle hüner gösteren oyuncu
  2. Osmanlılarda şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan kimse

İNKIBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Toplanma, büzülme
  2. Sıkıntı, keder
  3. Kabız

OYUNBAZ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [sıfat] Oynamayı seven
  2. Düzenci, hileci
    • "O zavallı Çolak'ın nasıl bir oyunbaz olduğunu şimdi biliyordu." (Tarık Buğra)

ÇENEBAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Çok konuşan, çenesi kuvvetli, çeneli (kimse)
    • "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu." (Reşat Nuri Güntekin)

HİLEBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hileci

DİYABAZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle

SERBAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Yürekli, yiğit, korkusuz olan (kimse)

TOMBAZ

  1. [isim] Irmaklarda işleyen, altı düz kayık
  2. Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba

KUŞBAZ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Süs kuşları yetiştiren kuş meraklısı
  2. Padişahların av kuşlarını yetiştiren görevli

DİLBAZ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [sıfat] Güzel söz söyleyen, konuşkan
  2. Konuşmasıyla kandıran
    • "Benli küheylan çok yaman, çok dilbaz, çok dessas bir karı." (Osman Cemal Kaygılı)

CAMBAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat
    • "Önüne getirilen ata bir cambaz çevikliğiyle atladı." (Ömer Seyfettin)
  2. At alıp satan veya yetiştiren kimse
    • "Bitişik komşumuz cambaz İbrahim -bizde at alıp satanlara cambaz derler- hacca gitti, geldi." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Usta, becerikli kimse
    • "Söz cambazı."
  4. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik
  5. [sıfat] Kurnaz, hileci, hilekâr
    • "O cambaz adamdır, güvenilmez."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü