BALİSTİK (TDK)


1 . Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim.
2 . Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

Balistik kelimesi baş harfi B son harfi K olan bir kelime. Başında B sonunda K olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi A , üçüncü harfi L , dördüncü harfi İ , beşinci harfi S , altıncı harfi T , yedinci harfi İ , sekizinci harfi K . Başı B sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ATEŞLİ Nedir?


1 . Ateşi olan: "Ateşli hasta."- .
2 . mecaz Heyecanlı, coşkulu: "Ateşli bir tartışma."- . "Arkadaşım ateşli bir Rumeli delikanlısı idi."- F. R. Atay.
3 . mecaz Cinsel istekleri güçlü olan.

BARUT Nedir?

Ateşli silahla bir merminin atılmasına ya da herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı, katı madde.

BASI Nedir?

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

BASIN Nedir?


1 . Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat: "Bütün bildiklerimizden öteye İstanbul basını bize ne öğretebilirdi?"- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇIKTI Nedir?


1 . Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı.
2 . Artık: "Sanayi çıktısı."- .
3 . bilişim Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, print.
4 . Mezuniyet belgesi.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞİM Nedir?


1 . Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü.
2 . Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok.
3 . biyoloji Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
4 . denizcilik Rüzgârın yön değiştirmesi.
5 . matematik Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım.

FİZİKSEL Nedir?


1 . Fizikle ilgili olan.
2 . Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki: "Fiziksel imkânsızlık."- .

HARE Nedir?


1 . Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır: "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak."- O. Rifat.
2 . Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş.
3 . Çok sert taş, mermer.

HAREKE Nedir?

Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HEDEF Nedir?


1 . Nişan alınacak yer, nişangâh.
2 . mecaz Amaç, gaye, maksat: "Asıl önemlisi devlet büyük hedefler dikmişti; milletin benimsediği, övündüğü hedeflerdi bunlar."- T. Buğra.
3 . mecaz Varılacak yer, ulaşılacak son nokta: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!"- Atatürk.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

İŞLEM Nedir?


1 . Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat.
2 . Bir amaca ulaşmak için tutulan yol ve yöntem, prosedür.
3 . ekonomi Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.
4 . kimya Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
5 . kimya Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.
6 . matematik Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi: "Her işlem yeni bir sayı bulmaya varır."- .

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

MERMİ Nedir?

Ateşli silahların attığı patlayıcı ve delici madde, kurşun: "Piyade mermisi. Topçu mermisi."- .

SİLAH Nedir?


1 . Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç.
2 . mecaz Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç.
3 . mecaz Bir konuda etkili her şey: "Bir maddi menfaate dayanmayan meselelerde rica ve niyaz en kuvvetli bir silahtır."- R. N. Güntekin.

TANI Nedir?

Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

TANIM Nedir?

Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

TANIMLANMA Nedir?

Tanımlanmak işi.

ÜZERİ Nedir?


1 . Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı: "Bunların üzerinden ustalıkla atlayarak gemiye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
2 . Varlık, kimlik: "Bu sözler, Mebrure'nin üzerinde derin ve kuvvetli bir tesir bıraktı."- P. Safa.
3 . Bir şeyin görülen yanı, yüzü.
4 . Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
5 . Giysi.
6 . Vücut, beden: "Gece sıcak olduğu için üzerine yalnız ince bir pike örtü örttük."- R. N. Güntekin.
7 . Artan, geriye kalan bölüm: "Alışverişin üzeri."- .
8 . Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz: "Sonra yine böyle durgun, yine sıcak, öğle üzerleri vardır, herkesin uykuya vardığı, araba seslerinin kesildiği, sokakların tenhalaştığı bomboş, çıplak öğle üzerleri."- R. H. Karay.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

A B K L S T İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Balistik, Basitlik, İstikbal, Sabitlik,

7 Harfli Kelimeler

Bilakis, İktibas, İltibas, İltisak, Silikat, Tabilik,

6 Harfli Kelimeler

Asilik, Baskil, Bilsat, Bitlis, İstika, İstila, İtalik, İtikal, Kalsit, Kitabi, Lastik, Stabil,

5 Harfli Kelimeler

Astik, Basil, Basit, Batik, Bitik, Bitki, Bitli, İblis, İkbal, İtila, İtlik, Kabil, Kasti, Katil, Kilis, Kilit, Kilsi, Laski, Libas, Likit, Sabit, Sakil, Sakit, Salik, Silik, Silki, Sitil, Tabii, Taksi, Talik, Tilki,

4 Harfli Kelimeler

Abis, Abli, Akil, Akis, Akit, Akli, Aksi, Asil, Asit, Asli, Atik, Baki, Baks, Bati, Biat, Bili, İbik, İbis, İlik, İsal, İsli, İtki, Kail, Kast, Kati, Kils, Kist, Klas, Laik, Lika, Sabi, Saik, Saki, Salt, Sili, Stil, Tabi, Tabl, Tali, Talk,

3 Harfli Kelimeler

Abi, Ait, Aks, Ali, Alt, Asi, Ask, Ast, Ati, Bak, Bal, Bas, Bat, Bit, İka, İki, İla, İlk, İsa, İta, İti, Kal, Kas, Kat, Kil, Kit, Lak, Sak, Sal, Sik, Sit, Ski, Tab, Tak, Tal, Tas, Tik,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ak, Al, As, At, İl, İs, İt, Ki, La, Si, Ta, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.