BAĞ (TDK)


1 . Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne: "Ayakkabının bağı çözüldü."- .
2 . Sargı: "Yaramın bağını değiştireceğim."- .
3 . Bağlam, deste, demet: "Beş bağ ekin, iki bağ maydanoz."- .
4 . mecaz İlgi, ilişki, rabıta: "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür."- Anayasa.
5 . anatomi Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti: "Eklem bağı, asıcı bağ."- .
6 . denizcilik Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm.
7 . müzik Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret. Birleşik Sözler bağ doku http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=bağ doku&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 bağ-fiil http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=bağ-fiil&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 ağız bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=ağız bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 ayak bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=ayak bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 bel bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=bel bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 boyun bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=boyun bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 diz bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=diz bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 domuz bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=domuz bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 düzen bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=düzen bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 etek bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=etek bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 göbek bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=göbek bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 gönül bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=gönül bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 göz bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=göz bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 kan bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kan bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 kasık bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kasık bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 kol bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kol bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 sancak bağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=sancak bağı&EskiSoz=bağ&GeriDon=2 bağ (II) isim Farsça b¥¦
1 . Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası.
2 . Meyve bahçesi: "Niğde'nin elma bağları."- .

Bağ kelimesi baş harfi B son harfi Ğ olan bir kelime. Başında B sonunda Ğ olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi A , üçüncü harfi Ğ . Başı B sonu Ğ olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANATOMİ Nedir?


1 . İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih.
2 . anatomi Beden yapısı, gövde yapısı.
3 . mecaz Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı: "Toplumun anatomisi."- .

ANAYASA Nedir?

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi.

ASICI Nedir?


1 - Asan kişi, cellat.
2 - Yumurtalık, kamış gibi organları yerlerinde tutan kas kıvrımı.

ATIL Nedir?


1 . Tembel.
2 . İşsiz, aylak.
3 . Etkisiz, işe yaramaz.
4 . fizik Süreduran.

AYNI Nedir?


1 - Başkası değil, yine o....
2 - Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, özdeşi, tıpkısı.
3 - Bir değerde, eşit, özdeş, tıpkı, °müsavi.
4 - Değişmeyen, aralarında ayrım olmayan, eşit.

BAĞI Nedir?

Büyü.

BAĞIN Nedir?

İnşaatta veya kazı sırasında toprağın çökmesini önlemek için yerleştirilen parça veya dayak.

BAĞLAM Nedir?


1 . Deste.
2 . Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst: "Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir."- A. Cemal.
3 . dil bilimi Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst.
4 . edebiyat Bent.

BAĞLAMA Nedir?


1 . Bağlamak işi.
2 . Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz.
3 . Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb.
4 . dil bilgisi Ulama.

BAĞLI Nedir?


1 . Bir bağ ile tutturulmuş olan: "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste: "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı."- B. Necatigil.
3 . Sınırlanmış, sınırlı: "Tüzüğe bağlı bir işlem."- .
4 . Kapatılmış olan, kapalı: "Bağlı geçit."- .
5 . Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan: "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."- .
6 . Sadık: "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."- Anayasa.
7 . mecaz Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun: "Çocuklarına bağlı ana."- .
8 . halk ağzında Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

BAHÇE Nedir?


1 . Sebze yetiştirilen yer, bostan: "Bahçenin bir köşesinde büyük bir bostan kuyusuyla mıhlanmış bir kapı vardı."- R. N. Güntekin.
2 . Çiçek ve ağaç yetiştirilen yer: "Bir otelin ağaçlıklı, çiçeklerle süslü bahçesi önünde durmuştuk."- R. H. Karay.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BELİRTMEK Nedir?

Açıklamak, tebarüz ettirmek: "Üzüntülerini, kırgınlıklarını dudak büküp susarak belirtir."- N. Cumalı.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BİRÇOK Nedir?

Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit: "Bu satırları, birçok mektuba biraz cevap olsun diye yazıyorum."- H. E. Adıvar.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEME Nedir?


1 . Demek işi: "Tencere dibin kara hikâyesi, kimin kime ne demeye hakkı var?"- H. Taner.
2 . Anlam: "Bu söz ne demeye gelir?"- .
3 . edebiyat Halk edebiyatında şiir.
4 . edebiyat Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad.
5 . edebiyat Ağıt.
6 . halk ağzında Atasözü.

DEMET Nedir?


1 - Bitki ya da çiçek bağlamı.
2 - Bağlanarak oluşturulmuş deste.
3 - Üstün yapılı bitkilerde özsuların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı ya da lifli kordon.
4 - Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu.
5 - Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin, yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu.

DENİZCİLİK Nedir?


1 . Denizlerde sefer yapma işi.
2 . Denizle, gemi işletmesiyle ilgili meslek: "Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."- R. N. Güntekin.
3 . Deniz sporculuğu.

DESTE Nedir?


1 . Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam: "Destenin en itibarlı kâğıtları, bilindiği gibi beyler yani aslar oluyor."- H. Taner.
2 . Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri, kabza.
3 . matematik Aynı cinsten onluk bir küme.
4 . spor Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri.

DEVLET Nedir?


1 - Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
2 - Devletin yönetim katı, °hükümet.
3 - Mutluluk; talih.

DİKİLİ Nedir?

Dikilmiş olan.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

DÜĞÜ Nedir?


1 . Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur.
2 . Pirinç.

DÜĞÜM Nedir?


1 . İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılan boğum.
2 . mecaz Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum: "İçi ne kadar karışık olursa olsun, bu samimiyet her düğümü çözer."- P. Safa.
3 . bilişim Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim.
4 . edebiyat Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.
5 . fizik Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri: "Ardışık iki düğüm arası bir yarım dalga uzunluğudur."- .

DÜZGÜN Nedir?


1 . Doğru ve pürüzsüz, muntazam: "Düzgün tahta. Düzgün yol."- .
2 . Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
3 . İyi: "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."- M. Ş. Esendal.
4 . zarf Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde: "Düzgün konuşuyor."- .
5 . matematik Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim): "Düzgün çok yüzlü."- .
6 . isim, eskimiş Fondöten.

EKİN Nedir?


1 . Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum: "Yağmur vaktinde ve yeterince yağmalı; ekinlere kına, pancarlara kurt düşmemeli."- T. Buğra.
2 . Kültür, hars.

ELMA Nedir?


1 . Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus).
2 . Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.

FARKLI Nedir?

Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı: "Vücut ve yüz hatları, giyiniş ve yürüme tarzı çok mu farklı?"- R. H. Karay.

FARSÇA Nedir?


1 . İran devletinin resmî dili, Acemce: "Farsçayı öğrenmediğime dövünür dururum."- N. Ataç.
2 . sıfat Bu dille yazılmış olan.

GELEN Nedir?


1 . Gelme işini yapan (kimse veya nesne).
2 . fizik Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

HALAT Nedir?

Kenevirden yapılmış çok kalın ip.

HERKES Nedir?

İnsanların bütünü: "Neylersin ölüm herkesin başında / Uyudun uyanmadın olacak."- C. S. Tarancı.

İLGİ Nedir?


1 . İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
2 . kimya Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
3 . ruh bilimi Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
4 . ruh bilimi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

İLİŞKİ Nedir?


1 . İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas: "Arkadaşlık ve dostluk şeklinde bile bir ilişki aramadığını kesinlikle anlatacaktı."- H. E. Adıvar.
2 . Bağlantı, temas: "Kar yağınca köylerle ilişki kesildi."- .

İŞAR Nedir?

Yazı ile bildirme.

İŞARET Nedir?


1 - İm.
2 - Belirti, gösterge, °alamet.
3 - El, yüz hareketleriyle gösterme.

KEMİK Nedir?


1 . İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı: "Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı."- P. Safa.
2 . sıfat Bu sert organdan yapılmış: "Kemik tarak."- .

KOLAYCA Nedir?


1 . Oldukça kolay.
2 . zarf (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden: "Evi kolayca bulduk."- .

KÜTÜK Nedir?


1 . Kalın ağaç gövdesi: "Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur?"- H. E. Adıvar.
2 . Kesilmiş ağaç gövdesi: "Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti."- R. H. Karay.
3 . Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü: "Çamlıkları yarıyoruz, ağaçların kütüklerinden atlıyoruz, ne bir köy ne bir ses var."- M. Ş. Esendal.
4 . Asma fidanı: "Kütüklerin üstündeki koruklara otlar tırmanan bahçeyi bir daha geçiyoruz."- F. R. Atay.
5 . Resmî kayıt defteri, ana defter.
6 . Nüfus kütüğü.
7 . bilişim Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.
8 . madencilik Kütük demir.
9 . mecaz Görgüsüz, kaba kimse: "Biraz sonra bizim kütük kanepenin üstüne oturmuş, ayaklarıyla yerdeki yaprakları eziyordu."- H. E. Adıvar.

MAYDANOZ Nedir?

Maydanozgillerden, yenmek için yetiştirilen, 50-80 cm uzunlukta, ufak yeşil ve parçalı yapraklı, hoş kokulu iki yıllık otsu bir bitki (Petroselinum crispum).

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MEYVE Nedir?


1 . Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.
2 . mecaz Ürün, sonuç, kâr: "Mektebimizin şapirografla basılan haftalık Fidan'ında, en güzel meyve benim imzamdır."- Y. Z. Ortaç.

MÜZİK Nedir?


1 . Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki: "Müzik eğitimi."- .
2 . Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması: "Bu akşam güzel bir müzik dinledik."- .

NESNE Nedir?


1 . Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje: "Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil."- S. M. Alus.
2 . dil bilgisi Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: ""Ali bir kitap almış" cümlesinde "kitap" nesnedir."- .
3 . felsefe Öznenin dışında kalan her konu, obje: "Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş."- S. Birsel.

NOTA Nedir?


1 . Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret: "Saz sesleri bazen aynı notaları, ruhumuza mıhlanmak istenen bir altın çiviye vurulan darbeler gibi tekrar ederdi."- A. Ş. Hisar.
2 . Muhtıra: "Bu notaya verdiğim kısa bir cevapta, Mudanya Konferansını kabul ettiğimi bildirdim."- Atatürk.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ORGAN Nedir?


1 . Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv: "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu."- N. Cumalı.
2 . mecaz Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş: "Devlet organları."- .

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

RABIT Nedir?

Bağ, bağlama.

RABITA Nedir?


1 . Bağlayan şey, bağ: "Bu dünya öyle bir dünya ki zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor."- R. N. Güntekin.
2 . İki şeyi birbirine bağlayan ip.
3 . İlgi, ilişki: "Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor, bu his beni tamamıyla değiştirdi, bambaşka bir insan yaptı."- P. Safa.
4 . Birbirini tutma, tutarlık.
5 . Düzen, sıra.
6 . Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü.
7 . Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SARGI Nedir?


1 . Esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit.
2 . Bir elektrik makinesinde veya aracında aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü.
3 . tıp (***) Vücudun bir bölümünü yerinde veya baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit: "Kendisi ağır bir asker gölgesi, yalnız bir kolu beyaz bir sargı içinde."- H. E. Adıvar.

SİCİM Nedir?

Keten, kenevir vb. bitkilerin liflerinden yapılan ince ip, kınnap.

ŞERİT Nedir?


1 . Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası: "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim."- F. R. Atay.
2 . Dar, uzun kıyı parçası: "Deniz şeridi. Kara şeridi."- .
3 . Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.
4 . Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri: "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."- .
5 . hayvan bilimi Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan.

TOPLUCA Nedir?


1 . Vücutça biraz dolgun: "Topluca bir genç."- .
2 . zarf (toplu'ca) Toplu olarak.

TOPRAK Nedir?


1 . Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü: "Kara toprak. Kireçli toprak. Killi toprak."- .
2 . sıfat Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış: "İki toprak duvarın birleştiği bir girintide diz üstü büzülmüş görünüyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Arazi, tarla: "Köylüye toprak dağıtmak."- .
4 . jeoloji Kara: "Toprağa ayak basmak."- .
5 . mecaz Ülke: "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok."- R. E. Ünaydın.

TUTMA Nedir?


1 . Tutmak işi: "Daha çatal ve bıçağı tutmasına eli yatmamıştı, ikide bir düşürürdü."- R. H. Karay.
2 . Destekleme.
3 . Yanaşma.
4 . spor Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

TUTTURMAK Nedir?


1 . Tutmasını sağlamak.
2 . (nsz) Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak: "Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum."- O. V. Kanık.
3 . (nsz) Aklına koyup direnmek, ısrar etmek: "Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor."- M. Ş. Esendal.
4 . (-i, -e) Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak.
5 . (nsz) Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek: "Taşı fırlattı ama tutturamadı."- Halikarnas Balıkçısı.
6 . (-i) Takip etmek: "Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi."- M. Ş. Esendal.

TÜRK Nedir?


1 . Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse: "Ne mutlu Türk'üm diyene!"- Atatürk.
2 . Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse: "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.

TÜRLÜ Nedir?


1 . Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
2 . isim Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

ÜZÜM Nedir?

Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

VATANDAŞLIK Nedir?

Yurttaşlık: "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür."- Anayasa.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YAZAR Nedir?


1 . Yazma özelliği olan şey.
2 . Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, müellif.
3 . Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, muharrir.

YERİNDE Nedir?


1 . İyi, yeterli: "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde: "Yerinde konuşmak."- .
3 . zarf Durumunda: "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde."- M. Ş. Esendal.

A B Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Bağ,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ağ,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.