BÜVET (TDK)

Gölet. büvet (II) isim Fransızca buvette İstasyon, tiyatro, sinema vb. yerlerde yiyecek ve içecek satılan küçük büfe: "Postacılar, tahsil memurları, daha birkaç kişi istasyonun gölgeli büvetine oturmuşlar, masadan masaya yarenlik ediyorlar."- H. Taner.

Büvet kelimesi baş harfi B son harfi T olan bir kelime. Başında B sonunda T olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi V , dördüncü harfi E , beşinci harfi T . Başı B sonu T olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRKAÇ Nedir?


1 - Çok olmayan, az sayıda, az.
2 - Az sayıda kimse.

BÜFE Nedir?


1 . Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap.
2 . Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa: "Kadınlar büfeye gidip bir şey yemek için bile kımıldamıyorlardı."- F. R. Atay.
3 . Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân: "Ben köşedeki büfeden size sandviç getirebilirim."- P. Safa.

BÜVE Nedir?

Daha çok sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büve (Hypoderma bovis).

BÜVET Nedir?

Gölet. büvet (II) isim Fransızca buvette İstasyon, tiyatro, sinema vb. yerlerde yiyecek ve içecek satılan küçük büfe: "Postacılar, tahsil memurları, daha birkaç kişi istasyonun gölgeli büvetine oturmuşlar, masadan masaya yarenlik ediyorlar."- H. Taner.

BÜVET Nedir?

Yiyecek ve içecek şeyler satılan küçük büfe.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

FRANSIZCA Nedir?


1 . Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil: "Bülbül gibi İtalyanca, Fransızca, çatra patra Türkçe konuşuyor."- P. Safa.
2 . sıfat Bu dille yazılmış olan: "Fransızca kitap."- .

GÖLET Nedir?


1 . Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet.
2 . İçinde ham deri ıslatılan taş havuz.

GÖLGELİ Nedir?


1 . Gölge altında olan.
2 . mecaz Nitelik ve ayrıntıları iyice bilinmeyen.

İÇECEK Nedir?

İçilen her şey, meşrubat: "Burada yiyecek, içecek her şey var."- .

İSTASYON Nedir?


1 . Tren, metro durağı: "Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi."- Ç. Altan.
2 . Araştırma kuruluşu: "Meteoroloji istasyonu. Tohum ıslah istasyonu."- .
3 . Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer: "Trafik muayene istasyonu. Aşı istasyonu."- .

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

MASA Nedir?


1 - Bir destek üzerine oturtulmuş bir tabladan oluşan mobilya.
2 - Aynı masada oturanların tümü: Bizim masa sanatçıdan Rumeli türküleri istedi .
3 - Çeşitli amaçlarla kullanılan düz yüzeyli gereç.
4 - Belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm.
5 -
6 - İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama arası.

MEMUR Nedir?


1 . Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli: "Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır."- T. Buğra.
2 . sıfat Yükümlü: "Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun."- R. H. Karay.

OTURMUŞ Nedir?

Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş, stabil: "Oturmuş bir kurum."- .

SATI Nedir?


1 . Satma işi, satış.
2 . sıfat Adanmış.

SİNEMA Nedir?


1 . Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi.
2 . Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı: "Bir haber bırakıp mahallenin sinemasına girdi."- S. F. Abasıyanık.
3 . Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat: "Sinemanın zevkimizi dışarıdan idare ettiği devirde yaşıyoruz."- H. A. Yücel.

TAHSİL Nedir?


1 . Parayı alma, toplama: "İcra yoluyla tahsile gideriz, o sonra parasını geri alır."- B. Felek.
2 . Öğrenim: "Oğullarının birini tahsil için İstanbul'a göndermiş, ikisini yanında alıkoymuştu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TİYATRO Nedir?


1 . Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer: "Her tiyatronun holünde ille smokinli bir müdüre rastlayacaksınız."- H. Taner.
2 . Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup: "Tiyatro kuruldu, birinci temsilden sonra da kapandı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Oyun yazma sanatı: "Ben o tarihte, kendimi az çok bir tiyatro yazarı addetmekteyim."- H. F. Ozansoy.
4 . Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü: "Eskiden tiyatro Osmanlıcaya ibret sözü ile çevrilmişti."- F. R. Atay.

YARENLİK Nedir?


1 - Yakın arkadaşlık, °muhabbet.
2 - Ahbapça, dostça konuşma söyleşme, °sohbet.

YİYECEK Nedir?


1 . Yenmeye elverişli olan her şey: "İçkiden yiyeceğe kadar her şeyi gemilere bu müessese temin ederdi."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Yenebilen.

B E T V Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Büvet,

4 Harfli Kelimeler

Büve, Etüv,

3 Harfli Kelimeler

Bet,

2 Harfli Kelimeler

Be, Et, Ev, Te, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.