BÜTÜNLEŞMEK (TDK)

Bütün duruma gelmek: "Boğaziçi'nde yaşayan bir insan, kendisini kapanmış, bütünleşmiş bir mekânda duyumsar."- A. Boysan.

Bütünleşmek kelimesi baş harfi B son harfi K olan bir kelime. Başında B sonunda K olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi T , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi N , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı B sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DUYU Nedir?

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum, hasse: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.

DUYUM Nedir?


1 . Duyu.
2 . Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat: "Bu haberi duyumlarınıza dayanarak mı söylüyorsunuz?"- .
3 . fizyoloji Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KAPAN Nedir?


1 . Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak.
2 . mecaz Düzen, hile.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

YAŞA Nedir?

Hoşnutluk, sevinç gibi duyguları anlatmak ya da alkışlamak için söylenir.

B E E K L M N T Ü Ü Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Bütünleşmek,

10 Harfli Kelimeler

Bütünlemek, Bütünleşme,

9 Harfli Kelimeler

Bütünleme, Ütülenmek,

8 Harfli Kelimeler

Kütleşme, Ünletmek, Ütülemek, Ütülenme,

7 Harfli Kelimeler

Bükülme, Bükünme, Kütleme, Müşküle, Tükenme, Tünemek, Üleşmek, Ünlemek, Ünletme, Üşenmek, Üşütmek, Ütüleme, Ütülmek,

6 Harfli Kelimeler

Büklüm, Bülten, Kement, Kümbet, Lüknet, Müşkül, Şebnem, Şeklen, Tembel, Tümbek, Tümlük, Tüneme, Tünmek, Üleşme, Ünleme, Üşenme, Üşümek, Üşütme, Ütülme,

5 Harfli Kelimeler

Belek, Belen, Beleş, Benek, Beşme, Büken, Bükme, Büküm, Bükün, Büküş, Büten, Bütün, Eklem, Elbet, Elmek, Enlem, Entel, Eşlek, Eşlem, Eşmek, Etken, Etmek, Etmen, Kelem, Keleş, Kenet, Keşen, Keten, Külte, Küşne, Küşüm, Kütle, Kütlü, Lümen, Lünet, Melek, Meleş, Menşe, Neşet, Nükte,

4 Harfli Kelimeler

Bent, Ebet, Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Emen, Emet, Enek, Eşek, Eşme, Etek, Eten, Etme, Kebe, Kele, Keme, Kene, Kent, Kete, Kült, Küme, Leke, Meke, Menü, Meşe, Meşk, Mülk, Neşe, Teke, Tülü, Ülen, Üleş, Ülke, Ülkü, Ülüş, Ümük, Ünlü, Üşme,

3 Harfli Kelimeler

Bek, Bel, Ben, Beş, Bet, Bük, Ebe, Eke, Ekü, Elk, Kel, Kem, Keş, Ket, Kül, Küt, Leb, Leş, Lük, Men, Met, Nem, Net, Şeb, Şek, Şem, Şen, Şet, Tek, Tel, Tem, Ten, Tül, Tüm, Tün, Ütü,

2 Harfli Kelimeler

Be, Ek, El, Em, En, Eş, Et, Ke, Le, Me, Ne, Nü, Şe, Te, Ün,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.