BÖLÜCÜ (TDK)


1 . Bölme işini yapan, bölen.
2 . mecaz Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık: "Cumhuriyet devrinde benzeri görülmemiş bölücü ve yıkıcı kanlı bir iç savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada..."- Anayasa.

Bölücü kelimesi baş harfi B son harfi Ü olan bir kelime. Başında B sonunda Ü olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi L , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi C , altıncı harfi Ü . Başı B sonu Ü olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANAYASA Nedir?

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi.

BENZER Nedir?


1 . Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil: "Baksana kız, paşaya benzer yerim var mı benim?"- H. Taner.
2 . isim, matematik Benzeşim.
3 . isim, sinema, TV (***) Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

BİRLİ Nedir?


1 . Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan.
2 . isim İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya pul, as.

BÖLE Nedir?


1 . Kuzen.
2 . Kuzin.

BÖLEN Nedir?

Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı.

BÖLME Nedir?


1 . Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim.
2 . Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer: "Gözlerimi tabağıma eğmiş bir vaziyetteyim ama telefon bölmesini âdeta bakmadan görüyorum."- R. H. Karay.
3 . Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde: "Ortadan ayrılan bir bölmeyle de diğer nısfında Bora Reis yatıyordu"- N. Hikmet.
4 . halk ağzında Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk.
5 . denizcilik Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler.
6 . mantık Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi.
7 . matematik Dört işlemden biri, taksim.

BÖLÜCÜ Nedir?


1 . Bölme işini yapan, bölen.
2 . mecaz Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık: "Cumhuriyet devrinde benzeri görülmemiş bölücü ve yıkıcı kanlı bir iç savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada..."- Anayasa.

FESAT Nedir?


1 . Bozukluk: "Mide fesadı. Ahlak fesadı."- .
2 . Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk: "Birçokları kahveleri fesat yatağı saymayı sürdürürler."- S. Birsel.
3 . Hile.
4 . sıfat Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse): "Sen de ne fesat adamsın!"- .
5 . sıfat Karıştırıcı, ara bozucu (kimse).

FESATÇI Nedir?

Arabozan: "Fesatçı ve fırsatçı olduğu kadar korkak bir adamdı."- F. R. Atay.

GERÇEKLEŞME Nedir?

Gerçekleşmek işi, tahakkuk: "Kurduğu hülyalar yavaş yavaş gerçekleşmeye yüz tutuyordu."- O. C. Kaygılı.

GÖRÜLMEMİŞ Nedir?

O güne kadar karşılaşılmamış, şaşılacak nitelikte olan: "Görülmemiş bir olay."- .

KANLI Nedir?


1 . Kan bulaşmış: "Kanlı eğeyi mi saklamışlardı, başka bir delil mi?"- R. H. Karay.
2 . Kanı olan.
3 . Kan dökülmesine neden olan: "Bu savaş çok kanlı olacak, beyler."- T. Buğra.
4 . İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil.
5 . Kanlanmış olan: "Kanlı göz."- .
6 . isim Kan davasında taraf olan kimse: "Oğlumun kanlısı Abbas kâfiri değil, oğlumun kanlısı Esme'dir."- Y. Kemal.
7 . tıp (***) Kanı yoğun olan, demevi: "Kanlı adam."- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MÜNAFIK Nedir?


1 . Arabozan.
2 . Dinî kurallara inanmadığı hâlde inanmış gibi görünen.

NOKTA Nedir?


1 . Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
2 . Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
3 . Yer: "Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık."- A. Haşim.
4 . Konu, konu ile ilgili önemli bölüm: "Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . Nöbetçi bulunan yer: "Orada polis noktası var."- .
6 . Nöbetçi, gözcü, bekçi: "O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz."- Ö. Seyfettin.
7 . mecaz Sınır, derece, radde: "Savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada..."- .
8 . dil bilgisi Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
9 . matematik Hiçbir boyutu olmayan işaret.
10 . spor Orta nokta.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

PARÇALAMA Nedir?

Parçalamak işi, parçalara ayırma.

SAVA Nedir?


1 . Haber.
2 . Muştu.

SAVAŞ Nedir?


1 . Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk.
2 . Uğraşma, kavga, mücadele.
3 . Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadele: "Kartallarla leyleklerin savaşı."- .
4 . Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele: "Veremle savaş."- .

TOPLU Nedir?


1 . Topu olan: "Toplu tabanca."- .
2 . Hepsi bir arada bulunan, toplanmış: "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır."- N. Cumalı.
3 . Birlikte yapılan, kombine.
4 . Düzenlenmiş, dağınık olmayan: "Toplu bir oda."- .
5 . Topunu, tamamını, bütününü içine alan: "Toplu bir bakış."- .
6 . Vücutça dolgun.

YIKICI Nedir?


1 . Yıkmacı: "Eski evlerimiz yandı, yıkıldı. Biz onlar içinde yaşayamaz olduk, alıcı çıkınca yıkıcılara sattık."- H. C. Yalçın.
2 . sıfat Bir şeyin zarar görmesine, bozulmasına, yok olmasına, ortadan kalkmasına yol açan, tahripkâr: "O yıkıcı bozgunun sebeplerini öğrenmeye büyük önem verdi."- F. R. Atay.

B C L Ö Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Bölücü,

4 Harfli Kelimeler

Böcü, Bölü,

3 Harfli Kelimeler

Öcü, Ölü,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.