BÖBÜRLENMEK (TDK)

Övünerek kabarmak, üstünlük taslamak, kurulmak: "Millete, vatana bir faydam dokunuyor diye böbürlenirdi."- S. F. Abasıyanık.

Böbürlenmek kelimesi baş harfi B son harfi K olan bir kelime. Başında B sonunda K olan kelimenin birinci harfi B , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi B , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi R , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı B sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BÖBÜR Nedir?


1 . Memelilerden, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, yırtıcı hayvan (Hyrax syriensis).
2 . mecaz Böbürlenme, kibir: "Evet ağzı ile değilse de sakalı ile böyle der, kendine için için böyle bir üstünlük böbürü yaratırdı."- H. Taner.

DİYE Nedir?


1 . Herhangi bir yargıya vararak.
2 . Niteleyerek.
3 . Sanarak, diyerek.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

FAYDA Nedir?

Yarar: "Bunların faydasından geçtik, zararlarını görmeyelim."- M. Ş. Esendal.

KABA Nedir?


1 . Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı: "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Taneleri iri: "Kaba çakıl."- .
3 . Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse): "Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar."- R. H. Karay.
4 . Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli: "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum."- H. R. Gürpınar.
5 . isim Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
6 . mecaz Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü: "Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı."- O. C. Kaygılı.

KABARMA Nedir?


1 . Kabarmak işi.
2 . mecaz Duygulanma: "Bir de mektuplar okunurken ve selamlar söylenirken içinde tuhaf bir kabarma beliriyordu."- H. E. Adıvar.
3 . mecaz Kendini üstün görme, büyüklük taslama.
4 . coğrafya Ay ve güneşin çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met.

KABARMAK Nedir?


1 . Ağırlığı artmadan hacmi büyümek: "Ekmek iyi kabardı."- .
2 . Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak: "Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur."- R. N. Güntekin.
3 . Niceliği artmak, büyümek: "Masraf kabardı."- .
4 . Şişmek, genişlemek: "İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi."- P. Safa.
5 . Hayvanların tüyleri dikilmek.
6 . Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak: "Bu kumaş çabuk kabardı."- .
7 . Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak: "Masanın kaplaması kabardı."- . "Dolabın boyası kabardı."- .
8 . Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak.
9 . mecaz Bulanmak.
10 . mecaz Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek: "Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır."- N. Cumalı. 1
1 . (nsz, -e), mecaz Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. 1
2 . mecaz Böbürlenmek, gururlanmak: "Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu."- Ö. Seyfettin.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULMA Nedir?

Kurulmak işi.

KURULMAK Nedir?


1 . Kurma işine konu olmak veya kurma işi yapılmak: "Kurulmuştu benim adıma bir saray / Çevresini dolanmış gümüşten bir çay."- A. M. Dranas.
2 . (-e) Rahatça oturmak, yerleşmek: "Yırtık pırtık giysili serserilerin peykelere kurulduğunu görünce çok şaşırmıştır."- S. Birsel.
3 . mecaz Övünür biçimde davranışlarda bulunmak, kasılmak: "Adam amma da kuruluyor."- .

TASLAMA Nedir?

Taslamak eylemi.

TASLAMAK Nedir?


1 - Kendinde olmayan bir değeri varmış gibi göstermek.
2 - (Taşçılıkta) Bir taşın kaba bölümlerini, çıkıntılarını almak.
3 - Gözetlemek, gizlice izlemek.

ÜSTÜNLÜK Nedir?

Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj: "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı."- A. Ş. Hisar.

VATAN Nedir?

Yurt: "Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir."- N. H. Onan.

B B E E K L M N R Ö Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Böbürlenmek,

10 Harfli Kelimeler

Böbürlenme,

8 Harfli Kelimeler

Bölünmek, Körlenme, Örneklem, Örükleme,

7 Harfli Kelimeler

Bölünme, Kölemen, Körelme, Kürneme, Nükleer, Ölünmek, Önermek, Önlemek, Örkleme, Örülmek, Ünlemek,

6 Harfli Kelimeler

Böbrek, Bölmek, Bönlük, Kermen, Körebe, Küreme, Ölünme, Önerme, Önleme, Örülme, Ünleme, Üremek,

5 Harfli Kelimeler

Bebek, Belek, Belen, Benek, Böbür, Bölen, Bölme, Bölük, Bölüm, Börek, Büken, Bükme, Eklem, Ekler, Elmek, Enlem, Erken, Ermek, Kelem, Keler, Kemer, Kemre, Kerem, Kömbe, Kömür, Lümen, Melek, Merek, Möble, Nekre, Neler, Ölmek, Önlem, Önlük, Öreke, Örmek, Örnek, Remel, Ülker, Ünlem,

4 Harfli Kelimeler

Bebe, Bere, Berk, Böke, Böle, Bölü, Börk, Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Emen, Enek, Erek, Eren, Erke, Erme, Kebe, Kele, Keme, Kene, Kere, Köle, Köre, Krem, Küme, Küre, Leke, Meke, Menü, Mönü, Mülk, Nere, Öbek, Öbür, Ölme, Ölük, Ölüm, Ömür,

3 Harfli Kelimeler

Bek, Bel, Ben, Bön, Bre, Bük, Ebe, Eke, Ekü, Elk, Erk, Kel, Kem, Ker, Kör, Kül, Kür, Leb, Lök, Lük, Men, Nem, Öke, Ölü, Örk, Örü, Üre,

2 Harfli Kelimeler

Be, Ek, El, Em, En, Er, Ke, Le, Me, Ne, Nü, Ön, Re, Ün,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.