AZA (TDK)


1 . Üye: "Komşu gencine yüz vermemiş, çocuklu bir mahkeme azasıyla evlenmişti."- R. N. Güntekin.
2 . Vücut parçası, organ: "Bu vücut, bütün azası kırılmış, birbiri üstüne yığılmış bir külçe hâlinde."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Aza kelimesi baş harfi A son harfi A olan bir kelime. Başında A sonunda A olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi Z , üçüncü harfi A . Başı A sonu A olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

ÇOCUKLU Nedir?

Çocuğu olan: "O da eski karısından iki veya üç çocuklu bir duldu."- F. R. Atay.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KÜLÇE Nedir?


1 . Eritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım: "On kiloluk altın külçesi."- .
2 . sıfat Eritilerek kalıba dökülmüş olan: "Yüzlerce yıllık gözyaşı, bir külçe altına değmez."- F. R. Atay.
3 . Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme: "Bu vücut, bütün azası kırılmış, birbiri üstüne yığılmış bir külçe hâlinde."- Y. K. Karaosmanoğlu.

MAHKEME Nedir?


1 . Bir yargıçtan veya bazen savcı ve yargıçlardan oluşan bir kurulun, yargı görevini yerine getirdikleri yer, yargı yeri, yargıevi.
2 . Duruşma: "Mahkeme tam yedi yıl sürdü."- .

ORGAN Nedir?


1 . Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv: "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu."- N. Cumalı.
2 . mecaz Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş: "Devlet organları."- .

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

ÜSTÜNE Nedir?


1 . İlişkin, üzerine, dair: "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Hesabına: "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor."- M. Ş. Esendal.
3 . ...-e göre, uygun olarak: "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli."- M. Ş. Esendal.
4 . ...-den sonra: "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu."- H. Taner.
5 . Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz: "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..."- S. F. Abasıyanık.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VÜCUT Nedir?


1 . İnsan veya hayvan gövdesi, beden: "Koltukta vücudunu bir yandan bir yana çevirirken âdeta inliyor."- R. N. Güntekin.
2 . eskimiş Var olma, varlık.

A A Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Aza,

2 Harfli Kelimeler

Az,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.