Sonunda aza olan 21 kelime var. AZA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde aza olan kelimeler listesine ya da başında aza olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

MUHAFAZA, MÜLAHAZA

7 Harfli Kelimeler

MAHFAZA, MUARAZA

6 Harfli Kelimeler

EZKAZA, FARAZA, HALAZA, HARAZA, MAĞAZA, MARAZA, TAKAZA, YAKAZA

5 Harfli Kelimeler

ABAZA, ALAZA, PLAZA

4 Harfli Kelimeler

BAZA, GAZA, HAZA, KAZA, LAZA

3 Harfli Kelimeler

AZA


Kelime bulma makinesi

A A Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

AZA

2 Harfli Kelimeler

AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜLAHAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşünce
    • "Bu mülahazaya binaen, padişaha hitaben bir telgrafname hazırlandı." (Atatürk)
    • "Bu mülahazayı kafasında değil, bağıra bağıra yaptı." (Sait Faik Abasıyanık)

MUHAFAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Koruma, saklama, korunum
    • "Zamanımızda kıymetli şeylerin muhafazası güçleşti." (Burhan Felek)
    • "On sene evvelki külhanbeyi modasını o, tek başına hâlâ muhafaza ediyordu." (Ömer Seyfettin)

MAHFAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu
    • "Kadife bir mahfazayı usulcacık karısının yastığının altına koydu." (Ercüment Ekrem Talu)

MUARAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çekişme, kavga

MAĞAZA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Büyük dükkân
    • "Mahmutpaşa'da bir manifatura mağazası işletiyor ve ayrıca iyi iş yapan bir düğme fabrikasının da yarı yarıya sahibi bulunuyordu." (Haldun Taner)
  2. Eşya ve azık deposu

HARAZA

  1. [isim] Kavga, gürültü, karışıklık
    • "Yine mi kavga erenler? Yine mi haraza?" (Aka Gündüz)
  2. Öfke, sinir

MARAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hastalık
    • "İkinci yarıda herkesin dili bir karış dışarı çıktığı, maraza aradığı, çamurlaştığı zaman, seninki, oyuna yeni girmiş gibi terütaze koşar durur." (Haldun Taner)
  2. Anlaşmazlık, çekişme, kavga

EZKAZA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Kazara
    • "Ezkaza hastalandı mı bir Allahın kulu çıkıp hatırını sormaz." (Atilla İlhan)

TAKAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Azarlama, başa kakma
    • "Siz şimdi, bu yavan takazaları bir kere daha, ya sabır çekerek dinlemek zorunda kalırsınız." (Haldun Taner)

YAKAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Uyanıklık

FARAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki
    • "Faraza bendeniz beyefendi, ne ticaret yapabilirim ne memuriyet." (Sait Faik Abasıyanık)

HALAZA

  1. [isim] Ekinler biçilirken tarlaya dökülen tanelerden ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin

PLAZA

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] İş merkezi

ABAZA
...
ALAZA

  1. [isim] Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb

GAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş
    • "Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir." (Feridun Fazıl Tülbentçi)

KAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay
    • "Tren kazası."
    • "Yalnız ortada tef çalan, bunların arasına kaza ile düşmüş gibi." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bu yaşa geldim, Allaha bin şükür, namazımı kazaya bırakmadım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Osman, kazaya kalan namazını daha ziyade geciktirmeden korkarak ayağa kalktı." (Refik Halit Karay)
  2. İlçe, kaymakamlık
    • "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme
  4. Yargı
  5. Kadılık görevi

HAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bu, şu, o
  2. Etkisiz, kusursuz

BAZA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak
  2. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide
  3. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi

LAZA

  1. [isim] Bal koymaya yarayan küçük tekne

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü