ARIZ (TDK)


1 . Sonradan ortaya çıkan.
2 . Bulaşmış, musallat olmuş: "Zengin çocuklarına arız münasebetsizlikler, fakir çocuklarına mahsus fenalıklardan aşağı kalmıyor."- H. R. Gürpınar.

Arız kelimesi baş harfi A son harfi Z olan bir kelime. Başında A sonunda Z olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi R , üçüncü harfi I , dördüncü harfi Z . Başı A sonu Z olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARIZ Nedir?


1 . Sonradan ortaya çıkan.
2 . Bulaşmış, musallat olmuş: "Zengin çocuklarına arız münasebetsizlikler, fakir çocuklarına mahsus fenalıklardan aşağı kalmıyor."- H. R. Gürpınar.

AŞAĞI Nedir?


1 . Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
2 . Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
3 . sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan: "Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik."- A. Gündüz.
4 . sıfat Bayağı, adi.
5 . sıfat, mecaz Niteliği düşük, kötü: "Aşağı mal."- .
6 . sıfat, mecaz Daha küçük, daha az: "On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."- .
7 . sıfat, mecaz Değeri daha az.
8 . zarf Aşağıya, yere doğru: "Aşağı inmek."- .

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

FAKİR Nedir?


1 . Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı: "En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir."- F. R. Atay.
2 . Olması gerekenden az: "Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem."- M. Yesari.
3 . isim Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
4 . mecaz Zavallı, kimsesiz: "Hey gidi kahpe felek, gençliklerine doymadan gitti fakirler."- H. Taner.
5 . isim, mecaz, eskimiş Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san: "Fakir dün ziyaretinize geldimse de bulamadım."- Şemsettin Sami.

FENA Nedir?


1 . İyi nitelikte olmayan, kötü: "Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir."- B. Felek.
2 . Üzücü: "Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki..."- H. E. Adıvar.
3 . İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse): "Fena bir öğrenci."- .
4 . Hoşa gitmeyen, rahatsız edici: "Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım."- R. H. Karay.
5 . Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan: "Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum."- P. Safa.
6 . zarf Çok: "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor."- P. Safa.

FENALIK Nedir?


1 . Kötülük, şer: "Bu alçaklar sana her fenalığı yapabilirler."- A. Gündüz.
2 . Rahatsızlık veren şey: "Fenalık iki tarafın ağaçlık, sık orman oluşu..."- R. H. Karay.

MAHSUS Nedir?


1 . Özgü: "Her sanata mahsus aletler vardır. Bize de böyle bir şeyler lazım..."- H. R. Gürpınar.
2 . Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır: "Vatan bizim kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize mahsus, kendimize münhasır biliriz."- N. Kemal.
3 . Özel: "Kayseri'nin sayın valisine mahsus selam ederim."- B. R. Eyuboğlu.
4 . zarf Özellikle: "Buraya, mahsus bunun için geldim."- .
5 . zarf Bilerek, isteyerek, kasten: "... kapıyı mahsus açık bırakmıştı."- A. İlhan.
6 . zarf Şaka olarak, şakadan: "Mahsus söylüyor, inanmayın."- .

MUSALLAT Nedir?

Bir kimse ya da şeyin üzerine bıktıracak kadar düşen.

MÜNASEBET Nedir?


1 - İlişik, ilişki, ilinti: Onunla her tür münasebeti kesti .
2 - İki şey arasındaki uygunluk.
3 - Neden, °sebep, °vesile.
4 - Cinsel ilişki.

MÜNASEBETSİZ Nedir?


1 . Uygun olmayan, yakışıksız, çirkin: "Arkadaşının münasebetsiz bir fiyat söyleyerek piyasayı düşürmesinden korkmuştu."- R. N. Güntekin.
2 . Ters, aksi: "Hep böyle münasebetsiz sıralarda beni arar."- N. Cumalı.
3 . Yakışıksız iş gören, sıra, saygı gözetmeyen (kimse): "Doğrusu kızın huyunu bozan, bütün bu münasebetsiz kimselerdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

MÜNASEBETSİZLİK Nedir?

Münasebetsiz olma durumu veya münasebetsiz davranış, saygısızlık: "Bir daha böyle münasebetsizlik yapmayacağına yemin etmesi şartıyla karımı affettim."- R. N. Güntekin.

OLMUŞ Nedir?


1 - Olgunlaşmış, ergin.
2 - Oluşmuş.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAY Nedir?


1 . Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).
2 . Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

SONRADAN Nedir?

Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda: "Mehmet o günkü budalalığının farkına ancak sonradan vardı."- H. Taner.

A I R Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Arız, Razı, Rıza,

3 Harfli Kelimeler

Arı, Arz, Azı, Ira, Irz, Zar,

2 Harfli Kelimeler

Ar, Az, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.