APIŞMAK (TDK)


1 . Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek.
2 . mecaz Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak.
3 . halk ağzında Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

Apışmak kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi P , üçüncü harfi I , dördüncü harfi Ş , beşinci harfi M , altıncı harfi A , yedinci harfi K . Başı A sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BACA Nedir?


1 . Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol: "Kırlangıçlar daha çok sahildeki apartmanların bacalarında, pencere pervazlarında barınıyorlar."- H. Taner.
2 . Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.
3 . halk ağzında Çatı penceresi.

BACAK Nedir?


1 . Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü: "Yorgun vücudunu zahmetle taşıyan ince bacakları üstünde doğruldu."- P. Safa.
2 . anatomi Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ.
3 . Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak: "Masanın bacağı."- .
4 . Oyun kâğıtlarında oğlan, vale.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

ÇÖMELMEK Nedir?

Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak: "Eteklerini toplayıp kemençecinin yanına çömelirken hâlinde bir ihtiyar kadın pişkinliği vardı."- R. N. Güntekin.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HAYVAN Nedir?


1 . Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık: "İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi."- F. R. Atay.
2 . sıfat, mecaz Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
3 . hakaret yollu Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
4 . halk ağzında At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık: "Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu."- Ö. Seyfettin.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OTURMA Nedir?


1 . Oturmak işi.
2 . Kısa süre için konukluğa gitme: "Yemeğini yedikten sonra gece Vehbi Dedeye oturmaya gitti."- H. E. Adıvar.

OTURMAK Nedir?


1 . Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek: "Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu."- S. F. Abasıyanık.
2 . (nsz) Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak: "Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız."- T. Dursun K.
3 . (-i) Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak: "Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti."- T. Buğra.
4 . (-de) Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek: "Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar."- B. Felek.
5 . (nsz) Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak: "Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?"- .
6 . (nsz) Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek: "Temelin bu tarafı on santim oturmuş."- .
7 . (-le) Biriyle beraber yaşamak: "O günden beri, enişte beyle oturuyorum."- S. M. Alus.
8 . Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak: "Bu saat, kendimi bildim bileli sofraya oturma saatimizdir."- Y. Z. Ortaç.
9 . Yer almak, geçmek: "Valilik makamına oturdu."- .
10 . (nsz) Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek: "Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu."- . 1
1 . Belli bir yörüngede dönmeye başlamak: "Uydu yörüngeye oturdu."- . 1
2 . Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. 1
3 . (nsz) Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak: "Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı."- M. Ş. Esendal. 1
4 . halk ağzında Mal olmak: "Bu bize pahalıya oturdu."- .

ŞAŞI Nedir?


1 - Birbirine koşut görme ekseni olmayan (göz ya da kimse).
2 - Gözlerini çarpıtarak.

ŞAŞIRMA Nedir?

Şaşırmak işi.

ŞAŞIRMAK Nedir?


1 . Bir işe nasıl başlayıp o işi nasıl sürdüreceğini ve nasıl sonuçlandıracağını bilemeyecek duruma gelmek, içinden çıkamamak: "Söyleyeceğini şaşırmak."- .
2 . (nsz) Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek: "Hastasını muayene ederken başında bulundular mı hele söz söylediler mi eli ayağı dolaşır, ya kalbi bulamaz ya nabzı şaşırır."- A. İlhan.
3 . (nsz) Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, hayret etmek: "... o kadar bağırırdı ki nihayet herif sersem olur, şaşırır, istediğini verirdi."- M. Ş. Esendal.

YORGUN Nedir?

Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan: "Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş."- B. S. Erdoğan.

YORGUNLUK Nedir?

Çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması: "Yorgunluktan ikimiz de pelteye döndük."- S. M. Alus.

A A I K M P Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Apışmak, Kapışma,

6 Harfli Kelimeler

Akışma, Apışak, Apışma, Kaşıma, Şakıma,

5 Harfli Kelimeler

Akşam, Aşmak, Kamış, Kapış, Kapma, Kıpma, Şapka, Şıpka,

4 Harfli Kelimeler

Akım, Akış, Akma, Apak, Apaş, Apış, Aşık, Aşım, Aşma, Kama, Kamp, Kapı, Maaş, Mapa, Maşa, Paşa, Şaka, Şama,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ama, Aşı, Aşk, Kam, Kap, Kaş, Kış, Maş, Pak, Şak, Şap, Şık, Şıp,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Aş,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.