ANLAYIŞLI (TDK)


1 . Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki.
2 . Hoşgörülü: "Bu evin içinde hatta belki bu dünyada en anlayışlı dost sizsiniz benim için."- P. Safa.
3 . zarf Hoşgörülü bir biçimde: "Kocasına bir şeyler demek, anlayışlı, şefkatli davranmak istiyor."- A. İlhan.

Anlayışlı kelimesi baş harfi A son harfi I olan bir kelime. Başında A sonunda I olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi N , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi Y , altıncı harfi I , yedinci harfi Ş , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi I . Başı A sonu I olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLAYIŞ Nedir?


1 . Anlama işi, telakki: "Ama doğrusu Hugo'yu artık uzun uzun okuyamıyoruz, onun şiiri, şiir anlayışı bizden çok uzaklaştı."- N. Ataç.
2 . Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
3 . Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ.
4 . Hoş görme, hâlden anlama.
5 . Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.

ANLAYIŞLI Nedir?


1 . Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki.
2 . Hoşgörülü: "Bu evin içinde hatta belki bu dünyada en anlayışlı dost sizsiniz benim için."- P. Safa.
3 . zarf Hoşgörülü bir biçimde: "Kocasına bir şeyler demek, anlayışlı, şefkatli davranmak istiyor."- A. İlhan.

BELKİ Nedir?


1 . Olabilir ki, muhtemel olarak.
2 . bağlaç Olsa olsa, ya ... ya ..., ihtimal: "Belki bir sabah vakti, belki bir gece yarısı / Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz."- Z. O. Saba.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

DAVRANMAK Nedir?


1 . Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak: "Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor."- T. Buğra.
2 . (-e) Bir şeye el atmak, girişmek: "Polisi görünce kaçmaya davrandılar."- H. Taner.
3 . (-e) Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak: "Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı."- R. H. Karay.

DEME Nedir?


1 . Demek işi: "Tencere dibin kara hikâyesi, kimin kime ne demeye hakkı var?"- H. Taner.
2 . Anlam: "Bu söz ne demeye gelir?"- .
3 . edebiyat Halk edebiyatında şiir.
4 . edebiyat Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad.
5 . edebiyat Ağıt.
6 . halk ağzında Atasözü.

DEMEK Nedir?


1 . Söylemek, söz söylemek: "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar."- B. Felek.
2 . (-e) Ad vermek: "Muşmulaya döngel de derler."- .
3 . Bir dilde karşılığı olmak: "Kamer "ay" demektir."- .
4 . Herhangi bir ses çıkarmak: "Küt dedi, düştü."- .
5 . (-e) Herhangi bir kanıya, yargıya varmak: "Bu işe herkes ne der?"- .
6 . Düşünmek.
7 . Oranlamak: "Güzellik desen onda, zenginlik desen onda."- .
8 . Ummak: "Bundan sonra gelir mi dersin?"- .
9 . Erişmek: "Saat yedi dedi mi uyanırım."- .
10 . Bir işe kalkışmak, yeltenmek: "Kımıldanayım deme, kurşunu yersin. Ağzını açayım deme, çok fena olursun."- . 1
1 . Saymak, kabul etmek: "Yarım milyon dediğin nedir?"- M. Ş. Esendal.

DOST Nedir?


1 - Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, iyi görüşülen (kimse), gönüldeş, "düşman" karşıtı.
2 - Kimi hayvanların sahibine gösterdiği sevgi için kullanılır.
3 - Yakınlık belirten seslenme sözü.
4 - Bir şeye düşkün olan, aşırı ilgi duyan kimse.
5 - Erkek ya da kadının evlilikdışı ilişki kurduğu kimse.
6 - İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan.

DÜNYADA Nedir?

Hiçbir zaman, hiçbir biçimde: "Bu kitabı dünyada kimseye vermem."- .

EVİN Nedir?


1 . Bir şeyin içindeki öz, lüp.
2 . Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

FERASET Nedir?

Anlayış, seziş, sezgi, zekâ.

FERASETLİ Nedir?

Anlayışlı: "Çok ferasetli valimiz de buna benzer öğütlerde bulunmuştur."- K. Bilbaşar.

HATTA Nedir?


1 . Bile, hem de: "Bunlar çok sağlam hatta en sağlam devlet eshamından sayılır."- E. E. Talu.
2 . zarf (ha'tta:) Üstelik, ayrıca: "Dördü de buna inanmak istiyor hatta için için inanıyorlardı."- T. Buğra.

HOŞGÖRÜ Nedir?

Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans: "Pek az kimseye göstermiş olduğu bir hoşgörüden yararlandım."- A. Ş. Hisar.

HOŞGÖRÜLÜ Nedir?

Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı: "Neyse ki Salâh Birsel dünyanın en hoşgörülü, en alçak gönüllü sanatçısı..."- S. İleri.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

İZAN Nedir?

Anlayış, anlama yeteneği.

İZANLI Nedir?

Anlayışlı, düşünceli.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

ŞEFKATLİ Nedir?

Şefkati olan, sevecen, müşfik: "Fazla şefkatli bir ana baba elinde bin türlü nazla büyüdü."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ZARF Nedir?


1 . Kap, kılıf, sarma.
2 . İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese: "Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler."- A. Haşim.
3 . İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap: "Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi."- R. Enis.
4 . dil bilgisi Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi.

ZEKİ Nedir?


1 . Anlama, kavrama yeteneği olan, zekâsı olan, zeyrek: "En zeki hayvan maymundur."- .
2 . Çabuk ve kolay kavrayan: "Bildiğim, onun zeki bir genç olduğu ve ara sıra sevimli, ufak şiirler yazdığıdır."- M. Ş. Esendal.
3 . Zekâ varlığı gösteren: "İnce, zeki bir kalemi vardı."- Y. Z. Ortaç.

A A I I L L N Y Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Anlayışlı,

7 Harfli Kelimeler

Anlayış, Yalanış, Yanılış,

6 Harfli Kelimeler

Alaylı, Alınış, Anılış, Aynalı, Yanlış,

5 Harfli Kelimeler

Alyan, Analı, Aşılı, Şanlı, Şayan, Yalan, Yalın, Yanal, Yanış, Yanlı, Yaşlı, Yılan,

4 Harfli Kelimeler

Alan, Alay, Alın, Alış, Allı, Anal, Ayal, Ayan, Ayaş, Ayın, Ayla, Aylı, Ayna, Aynı, Işıl, Işın, Lala, Naaş, Yalı, Yaşa,

3 Harfli Kelimeler

Ala, Ana, Anı, Aşı, Aya, Ayı, Ayn, Lal, Lan, Nal, Şal, Şan, Yal, Yan, Yaş, Yıl,

2 Harfli Kelimeler

Al, An, Aş, Ay, La, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.