ANLAYIŞ (TDK)


1 . Anlama işi, telakki: "Ama doğrusu Hugo'yu artık uzun uzun okuyamıyoruz, onun şiiri, şiir anlayışı bizden çok uzaklaştı."- N. Ataç.
2 . Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
3 . Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ.
4 . Hoş görme, hâlden anlama.
5 . Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.

Anlayış kelimesi baş harfi A son harfi Ş olan bir kelime. Başında A sonunda Ş olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi N , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi Y , altıncı harfi I , yedinci harfi Ş . Başı A sonu Ş olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLAM Nedir?


1 . Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, fehva, valör.
2 . mantık Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

ANLAMA Nedir?


1 . Anlamak işi, vukuf.
2 . felsefe Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

ANLAYIŞ Nedir?


1 . Anlama işi, telakki: "Ama doğrusu Hugo'yu artık uzun uzun okuyamıyoruz, onun şiiri, şiir anlayışı bizden çok uzaklaştı."- N. Ataç.
2 . Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
3 . Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ.
4 . Hoş görme, hâlden anlama.
5 . Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.

ARTIK Nedir?


1 . Bir şey harcandıktan sonra artan bölümü: "Kumaş artığı."- .
2 . Kalan veya artan bölüm: "Yemek artığı."- .
3 . sıfat İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan.
4 . sıfat Daha çok, daha fazla.
5 . zarf (a'rtık) Bundan böyle, sonra, daha, yeter: "Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı."- T. Buğra.
6 . müzik Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

ATAÇ Nedir?

Atalardan gelen, ata ile ilgili olan.

AYIRAN Nedir?

Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.

BELİ Nedir?

Evet.

BENZER Nedir?


1 . Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil: "Baksana kız, paşaya benzer yerim var mı benim?"- H. Taner.
2 . isim, matematik Benzeşim.
3 . isim, sinema, TV (***) Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİREY Nedir?


1 . Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert.
2 . Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri.
3 . mantık Bir türün kapsamı içine giren somut varlık.
4 . ruh bilimi İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.
5 . toplum bilimi Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert.

DOĞRUSU Nedir?

Gerçeği söylemek gerekirse, gerçek şu ki: "Doğrusu ilk Türkçeleşme denemeleri de zevksizdirler."- F. R. Atay.

DÜŞÜNME Nedir?


1 . Düşünmek durumu, tefekkür: "Kimsesiz bir çocuk bulup evlat edinmeyi düşünmeye başlamıştım."- R. N. Güntekin.
2 . felsefe Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu.
3 . felsefe Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

DÜŞÜNÜŞ Nedir?


1 . Düşünme işi, mütalaa: "Bütün bu düşünüşler, Nihat'ı Muazzez'e olan kininden kurtaramıyordu."- P. Safa.
2 . felsefe İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEN Nedir?

Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör.

FERASET Nedir?

Anlayış, seziş, sezgi, zekâ.

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

GÖRÜŞ Nedir?


1 . Görme işi.
2 . Gözle bir şeyi algılama yetisi.
3 . Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret.
4 . mecaz Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.
5 . mecaz Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.

İNANIŞ Nedir?


1 . İnanma işi.
2 . İnanılan şey.

İZAN Nedir?

Anlayış, anlama yeteneği.

KONSEPT Nedir?


1 . Kavram.
2 . Anlayış, görüş.
3 . Tarz.
4 . Düzen.

ONUN Nedir?

O adılının tamlayan durumu.

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

ÖZELLİK Nedir?

Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, spesiyalite: "Her kadının kendine göre bir özelliği oluyor."- H. Taner.

ŞİİR Nedir?


1 . Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk: "Halk şiirinden, divan şiirinden değil, şiir mefhumundan, sadece şiirden bahsedeceğim."- N. Ataç.
2 . mecaz Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey: "Burada herkes kendi gönlünden olduğu kadar bu tabiatın içinden gelen bir şiiri dinler."- A. Ş. Hisar.

TELA Nedir?

Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.

TELAKKİ Nedir?


1 . Anlayış, görüş: "O zamanki telakkiye göre, sigara sporcuların uzak durması gereken yasakların başında gelirdi."- H. Taner.
2 . Kabul etme, sayma.

TOPLU Nedir?


1 . Topu olan: "Toplu tabanca."- .
2 . Hepsi bir arada bulunan, toplanmış: "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır."- N. Cumalı.
3 . Birlikte yapılan, kombine.
4 . Düzenlenmiş, dağınık olmayan: "Toplu bir oda."- .
5 . Topunu, tamamını, bütününü içine alan: "Toplu bir bakış."- .
6 . Vücutça dolgun.

TOPLULUK Nedir?


1 . Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet: "Bu müşterek duygu ve anlayış birçok zevkleri birleştirir ve bir topluluk meydana getirirdi."- A. Ş. Hisar.
2 . Aynı yerde bulunan insan kalabalığı.
3 . Vücudun dolgun olma durumu.
4 . Sanatçı grubu.
5 . müzik Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl: "Çok sayıda amatör topluluk sahneledi Nalınlar'ı."- N. Cumalı.

TOPLUM Nedir?


1 . Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet: "İlkel toplum."- .
2 . Topluluk.

UZAK Nedir?


1 . Yakın olmayan yer: "Fazla uzağa gitme."- .
2 . sıfat Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı: "Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu."- P. Safa.
3 . sıfat Arada çok zaman bulunan: "Uzak bir gelecekte neler olacağı bilinmez."- .
4 . sıfat Eli, gücü veya hükmü yetişmez: "O böyle işlerden pek uzaktır."- .
5 . sıfat İhtimali az olan: "Ben bu işi çok uzak görüyorum."- .
6 . sıfat Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan: "Ne iyi! Sizinle birlikte uzak şeylerden bahsedebileceğiz."- P. Safa.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

ZİHNİYE Nedir?

Anlıkçılık.

ZİHNİYET Nedir?

Bir toplum ya da topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi.

A A I L N Y Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Anlayış, Yalanış,

6 Harfli Kelimeler

Aynalı, Yanlış,

5 Harfli Kelimeler

Alyan, Analı, Şanlı, Şayan, Yalan, Yalın, Yanal, Yanış, Yanlı, Yaşlı, Yılan,

4 Harfli Kelimeler

Alan, Alay, Alın, Alış, Anal, Ayal, Ayan, Ayaş, Ayın, Ayla, Aylı, Ayna, Aynı, Naaş, Yalı, Yaşa,

3 Harfli Kelimeler

Ala, Ana, Anı, Aşı, Aya, Ayı, Ayn, Lan, Nal, Şal, Şan, Yal, Yan, Yaş, Yıl,

2 Harfli Kelimeler

Al, An, Aş, Ay, La, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.