AMPÜTASYON (TDK)


1 . Bir organı kesip çıkarma.
2 . mecaz Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma: "Londra sulh muahedesiyle Türk milletinin bünyesinde yapılan acıklı ampütasyonun canhıraş ızdırabını avutmak için burada halka bir avuç afyon hazırlamakla meşguldürler."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Ampütasyon kelimesi baş harfi A son harfi N olan bir kelime. Başında A sonunda N olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi M , üçüncü harfi P , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi T , altıncı harfi A , yedinci harfi S , sekizinci harfi Y , dokuzuncu harfi O , onuncu harfi N . Başı A sonu N olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ACIKLI Nedir?


1 . Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun: "İçeriden ince iniltilerle karışık acıklı bir uğultu çıkıyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . Acı görmüş, yaslı, kederli: "Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum."- H. E. Adıvar.

AFYON Nedir?

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılan çizintilerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

AMPÜTASYON Nedir?


1 . Bir organı kesip çıkarma.
2 . mecaz Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma: "Londra sulh muahedesiyle Türk milletinin bünyesinde yapılan acıklı ampütasyonun canhıraş ızdırabını avutmak için burada halka bir avuç afyon hazırlamakla meşguldürler."- Y. K. Karaosmanoğlu.

AVUÇ Nedir?


1 - Elin iç tarafı.
2 - Elin yarı yumulmuş durumu.

AVUTMAK Nedir?


1 . Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek: "İnsanı sıkıntılı zamanlarda kitap kadar avutan bir şey yoktur."- .
2 . Oyalamak: "Çocuk annem diye tutturdu, güç avuttuk."- .

BURADA Nedir?

Bu yerde: "Bu biraz kalın ve çekici sesi ilk defa yine burada duymuştu."- H. E. Adıvar.

BÜNYE Nedir?


1 . Vücut yapısı: "Çok kuvvetli bir bünyeye sahipsiniz, nadir rastladığım vücutlardan."- R. H. Karay.
2 . Yapılış, kuruluş: "İlk bakışta fertlerin toplum bünyesi içinde çizdiği belirli çizgiler bunlardır."- Ç. Altan.
3 . Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

CANHIRAŞ Nedir?

Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici: "Canhıraş bir feryat koparır koparmaz, ipek gömlekle odaya kendimi atmışım."- S. M. Alus.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ÇIKARMA Nedir?


1 . Çıkarmak işi, emisyon.
2 . askerlik Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma.
3 . matematik Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

HALKA Nedir?


1 . Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember: "Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı."- F. R. Atay.
2 . Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı: "Perde halkası."- .
3 . Değerli metallerden yapılan çember biçimindeki süs eşyası: "Kulağındaki altın halka. Nişan halkası."- .
4 . Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim: "Suda halkalar oluştu."- .
5 . Çember biçiminde dizilmiş topluluk.
6 . Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk: "Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz? / Ya gözler altındaki mor halkalar?"- C. S. Tarancı.
7 . Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit: "İstanbul fırınları çocuk bileği gibi ince halkalar yaparlardı."- R. N. Güntekin.
8 . sıfat Çember biçiminde olan.
9 . spor Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 1
8 cm çapında, 2
8 mm kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri.

HAZIR Nedir?


1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya: "Ben hazırım, isterseniz gidelim."- .
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş: "Yemek hazır, buyurun."- .
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı: "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."- .
4 . zarf Bu fırsattan yararlanarak: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.

HAZIRLAMAK Nedir?


1 . Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek: "Bir çeyrek saat içinde bavullarımızı bile hazırlayamazdık."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . (nsz) Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek: "Sözlük hazırlamak."- .
3 . Önceden düzenlemek.
4 . Önlem almak, sağlamak: "Kış için kömürü hazırladık."- .
5 . Sebep olmak, yol açmak: "İç bölünmeler felaketi hazırlar."- .
6 . (-i, -e) Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek: "Çocuğu sınava hazırladık."- .
7 . (-i, -e) Alıştırmak: "Onu kötü habere hazırladık."- .
8 . kimya Bir maddeyi elde etmek.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KESME Nedir?


1 . Kesmek işi.
2 . Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas.
3 . sıfat Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat."- R. H. Karay.
4 . sıfat Kesin, değişmez, maktu: "Kesme fiyat."- .
5 . dil bilgisi Kesme işareti.
6 . edebiyat Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat.
7 . bitki bilimi Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli,
5 m kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia).
8 . matematik Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi.
9 . sinema, TV (***) İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum.
10 . eskimiş Lokum.

KOPARMA Nedir?


1 . Koparmak işi: "Öte yandan canavar düdükleri de ilk çığlıklarını koparmaya başlamışlardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . spor Halterde ağırlığı kaldırma biçimlerinden biri.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MEŞGUL Nedir?


1 - Bir işle uğraşan, iş görmekte olan.
2 - Çalışır, kullanılır durumda olan, dolu.
3 - Her an çalışan (kimse).
4 - (Zihin, kafa için) Düşünceye dalmış, dalgın.

MUAHEDE Nedir?

Antlaşma: "Osmanlılar 168
1 muahedesiyle Moskova hükümdarının Çarlık unvanını ve Kudüs Ortodoks kilisesi üzerindeki himaye hakkını tanımışlardı."- F. R. Atay.

ORGAN Nedir?


1 . Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv: "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu."- N. Cumalı.
2 . mecaz Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş: "Devlet organları."- .

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

SULH Nedir?

Barış: "Yurtta sulh, cihanda sulh."- Atatürk.

TÜRK Nedir?


1 . Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse: "Ne mutlu Türk'üm diyene!"- Atatürk.
2 . Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse: "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

A A M N O P S T Y Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Ampütasyon,

8 Harfli Kelimeler

Atmasyon,

7 Harfli Kelimeler

Oynatma,

6 Harfli Kelimeler

Amyant, Manyas, Manyat, Maytap, Oynama, Patnos, Payton, Sayman, Somata, Sütana, Tampon, Ütopya, Yapsat, Yontma,

5 Harfli Kelimeler

Manas, Manat, Manto, Masat, Mason, Mayna, Monat, Notam, Onama, Otama, Pasta, Payan, Pomat, Posta, Potas, Saman, Sanat, Sanma, Sapan, Sapma, Satma, Sayma, Somya, Sonat, Soyma, Tapan, Tapma, Tapon, Tasma, Tonya, Tosya, Yaman, Yanma, Yapma, Yasma, Yatma, Yonma, Yosma,

4 Harfli Kelimeler

Aman, Anam, Anma, Anot, Anüs, Asap, Asma, Asya, Atma, Atom, Ayan, Ayma, Ayna, Mana, Mano, Mapa, Masa, Maya, Mayo, Mont, Naat, Nato, Nota, Onat, Onay, Onma, Oyma, Oysa, Pano, Paso, Pata, Posa, Post, Pota, Saat, Sana, Sapa, Saya, Snop, Soma,

3 Harfli Kelimeler

Ama, Ana, Ant, Asa, Ast, Ata, Aya, Ayn, Mas, Mat, Nam, Nas, Nom, Not, Oma, Ona, Ons, Oya, Pas, Pat, Pay, Pos, Pot, Poy, Sam, San, Sap, Say, Som, Son, Soy, Süt, Tam, Tan, Tas, Tay, Ton, Top, Tos, Toy,

2 Harfli Kelimeler

Am, An, As, At, Ay, Nü, Om, On, Ot, Oy, Ta, Ün, Üs, Ya, Yo,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.