AMAÇLAMAK (TDK)

Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek: "Sınıf veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayan siyasi partiler kurulamaz."- Anayasa.

Amaçlamak kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi M , üçüncü harfi A , dördüncü harfi Ç , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı A sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AMAÇ Nedir?


1 . Ulaşmak istenilen sonuç, maksat: "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz."- Anayasa.
2 . Gaye: "Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır."- Anayasa.
3 . Hedef: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

ANAYASA Nedir?

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi.

DİKTA Nedir?

Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.

DİKTATÖR Nedir?


1 . Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse: "İmparatorluk diktatörü olacağını, hayalime bile getirmiyordum."- F. R. Atay.
2 . sıfat, mecaz Zorba.

EGEMEN Nedir?


1 . Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim: "Egemen devlet."- .
2 . mecaz Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

İSTEM Nedir?


1 . Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu.
2 . Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.
3 . ruh bilimi İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi.

İSTEME Nedir?

İstemek işi: "İsteme adresi."- .

İSTEMEK Nedir?


1 . İstek duymak, arzulamak: "İçeri girmekten korkarak bahçedeki demir kanepeye oturmak istedi."- P. Safa.
2 . (-den, -i) Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek: "Bir gün benden okumak için kitap istedi."- F. R. Atay.
3 . Görmek istediğini bildirmek: "Sizi isteyen kimdi?"- .
4 . Gerek olmak: "Yurdun ilerlemesi için çok çalışmak ister."- .
5 . Evlenmek dileğinde bulunmak: "Komşunun kızını istemişler."- .

İSTİHDAF Nedir?

Amaçlama, hedef alma.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULAMA Nedir?

Kurulamak işi.

PARTİ Nedir?


1 . Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka: "Seçmenler yeni güç santrallerinin doğayı bozacağını düşündükleri için karşı partiyi tutmuşlar."- H. Taner.
2 . İnsan topluluğu. Birleşik Sözler parti ocağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=parti ocağı&EskiSoz=parti&GeriDon=2 kardeş parti http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kardeş parti&EskiSoz=parti&GeriDon=2 merkez parti http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=merkez parti&EskiSoz=parti&GeriDon=2 siyasal parti http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=siyasal parti&EskiSoz=parti&GeriDon=2 siyasi parti http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=siyasi parti&EskiSoz=parti&GeriDon=2 muhalefet partisi http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=muhalefet partisi&EskiSoz=parti&GeriDon=2 parti (II) isim Fransızca partie
1 . Bir bütünün parçası, kısım: "Yedi sekiz balyalık bir partiden bir buçuk, iki kilo tütün yürütüyordu."- N. Cumalı.
2 . Bazı oyunlarda bir kez: "Öğle sonları birkaç parti tavla oynamaktan hiç vazgeçmiyorduk."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence: "Gülümhan'ın partisinde tanışır gibi olmuştuk."- A. İlhan.
4 . ekonomi Tutam (II).
5 . mecaz Çok ucuza elde edilen şey, kelepir.
6 . mecaz Vurgun, kazanç: "Kazanmakta olduğu partinin güme gitmesinden korkan terlikçi İhsan..."- H. Taner.
7 . müzik Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri.

SAVUNMA Nedir?


1 . Saldırıya karşı koyma, müdafaa: "Mustafa Kemal'in orada seçtiği savunma hattı, Millî Misak'taki Türkiye sınırı idi."- F. R. Atay.
2 . Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname.
3 . spor Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans.

SİYASİ Nedir?


1 . Siyasetle ilgili, siyasal, politik: "Siyasi işlere karışmamanı tavsiye ederim."- P. Safa.
2 . isim Siyasetçi, politikacı.

ULAŞMA Nedir?

Ulaşmak durumu: "On yedinci yüzyıldan beri Batı Yeni Çağa ulaşma yolundadır."- F. R. Atay.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YERLEŞTİRME Nedir?


1 . Yerleştirmek işi: "Sınıf veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayan siyasi partiler kurulamaz."- Anayasa.
2 . Yurtlandırma, iskân.

ZÜMRE Nedir?


1 . Topluluk, takım, grup, camia: "Ben de kardeş sadakasıyla, ötekinin berikinin lütfuyla yaşayan tufeyliler zümresinden çıktım."- R. N. Güntekin.
2 . Tür, cins.

A A A A K L M M Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Amaçlamak,

8 Harfli Kelimeler

Akaçlama, Akçalama, Amaçlama, Kamalama,

7 Harfli Kelimeler

Çalkama,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alaçam, Çalmak, Malama,

5 Harfli Kelimeler

Açmak, Akala, Alaka, Alçak, Almaç, Almak, Çakal, Çakma, Çalak, Çalma, Kaçma, Kalça, Kalma, Laçka, Maçka, Makam, Malak, Mamak,

4 Harfli Kelimeler

Açma, Akaç, Akça, Akma, Alma, Amaç, Amal, Amma, Kaça, Kala, Kama, Laka, Lama, Maça, Mala, Malç, Mama,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Ama, Çak, Çal, Çam, Kaç, Kal, Kam, Lak, Lam, Maç, Mal,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak, Al, Am, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.