AMAÇ (TDK)


1 . Ulaşmak istenilen sonuç, maksat: "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz."- Anayasa.
2 . Gaye: "Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır."- Anayasa.
3 . Hedef: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

Amaç kelimesi baş harfi A son harfi Ç olan bir kelime. Başında A sonunda Ç olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi M , üçüncü harfi A , dördüncü harfi Ç . Başı A sonu Ç olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇIKLAMA Nedir?

Açıklamak işi, izah: "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz."- Anayasa.

ADALETLİ Nedir?

Adil: "Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alır."- Anayasa.

AMAÇ Nedir?


1 . Ulaşmak istenilen sonuç, maksat: "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz."- Anayasa.
2 . Gaye: "Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır."- Anayasa.
3 . Hedef: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

AMAÇLI Nedir?


1 . Amacı olan, gayeli.
2 . Bir amaca yönelik.

ANAYASA Nedir?

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi.

DAĞILIM Nedir?


1 . Dağılarak birbirinden ayrılma.
2 . toplum bilimi Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı: "İlişkilerdeki rol dağılımını sürekli karıştırdığımdan, benim de temizlikçilerle başım hep derde girmiştir"- T. Uyar.
3 . dil bilimi Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü.
4 . ekonomi Ulusal gelirin toplumun bireyleri veya kesimleri arasındaki dağılışı: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
5 . ekonomi Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması.
6 . kimya Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler.

DENGELİ Nedir?


1 . Dengesi olan, muvazeneli, stabil.
2 . Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan: "Hiç kimse normal, sürekli ve dengeli bir basın rejimi yaşamış olduğunu iddia edemez."- B. Felek.
3 . mecaz Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı: "Dengeli bir insan."- .

DERNEK Nedir?


1 . Toplantı, düğün: "Tıpkı bir düğün, dernek, eğlence biter gibi tatlı tatlı oldu."- O. C. Kaygılı.
2 . Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet: "Edebiyat Derneğinde şiir dünyamızın eski, yeni, birçok şöhretleriyle tanıştım."- Y. Z. Ortaç.
3 . Pazar veya panayır kurulan gün, deri (II).

DÜŞÜNCE Nedir?


1 . Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, mülahaza, ide, idea: "Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur."- T. Buğra.
2 . Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
3 . Niyet, tasarı.
4 . mecaz Tasa, kaygı, sıkıntı: "Sınıfta kalma düşüncesi uykumu kaçırdı."- .
5 . felsefe İlke, yönetici sav.

GAYE Nedir?

Amaç, hedef: "Para? O bir gaye değil fakat harcamayı sevdiğim bir şey."- H. E. Adıvar.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREV Nedir?


1 . Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
2 . İşlev.
3 . Resmî iş, vazife: "Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti."- A. İlhan.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
5 . dil bilgisi Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
6 . fizyoloji Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
7 . matematik Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

HEDEF Nedir?


1 . Nişan alınacak yer, nişangâh.
2 . mecaz Amaç, gaye, maksat: "Asıl önemlisi devlet büyük hedefler dikmişti; milletin benimsediği, övündüğü hedeflerdi bunlar."- T. Buğra.
3 . mecaz Varılacak yer, ulaşılacak son nokta: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!"- Atatürk.

KANA Nedir?

Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

KANAAT Nedir?


1 - Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum.
2 - Kanma, inanma.
3 - Kanış, kanı, düşünce.

KANUN Nedir?

Yasa.

KANUN Nedir?

Yılın ilk (kânunuevvel) ve son (kânunusani) ayı.

KENDİLİĞİNDEN Nedir?


1 . Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi: "... birkaç dakika masa başında beklese kendiliğinden bir şeyler yazmaya başlarmış."- A. H. Tanpınar.
2 . sıfat, bitki bilimi İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit.
3 . sıfat, fizik İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane: "Kalbin, atardamarların hareketi kendiliğindendir."- .
4 . sıfat, toplum bilimi Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

MAKSAT Nedir?

İstenilen şey, amaç, gaye, erek: "Bugün oraya gitmeden evvel, Maarif idaresine uğradım. Maksadım evrakı geriye almaktı."- R. N. Güntekin.

MALİYE Nedir?


1 . Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
2 . Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.
3 . Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş: "Maliyede çalışıyor."- .

MİSYON Nedir?


1 . Görev: "Bu kadar mühim bir diplomatik misyon bir askere nasıl tevdi edilir?"- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Amaç.
3 . Dinsel, bilimsel veya diplomatik bir görev yüklenmiş kimselerden oluşan kurul.

OLSUN Nedir?

anımsanan her şey.

OLUR Nedir?


1 . Olabilir: "Bu olur iş mi?"- .
2 . isim Onay, tasdik, yapabilme izni.
3 . edat “Evet” anlamında bir kabul sözü: "Gazeteyi okur musun? -Olur."- .

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

POLİTİK Nedir?

Politika ile ilgili, siyasi, siyasal: "Politik partilerin tekelci görüşlerinin etkisinden daha kolay sıyrılıyor."- H. Taner.

POLİTİKA Nedir?


1 . Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
2 . Yöntem: "Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular."- N. Cumalı.
3 . mecaz Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme: "Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

SAYI Nedir?


1 - Sayma, ölçme, tartma gibi işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu anlatan söz, °rakam.
2 - Gazete ve dergi gibi süreli yayınların bir bütün oluşturan değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, °nüsha.
3 - Bir spor karşılaşmasında, karşılaşanlardan her birinin başarı derecesini saptayan nicelik.

SAYILI Nedir?


1 . Herhangi bir sayısı olan: "On sayılı kâğıt."- .
2 . Sayısı belli olan, sayılmış olan: "Tabaklar sayılıdır."- . sayılı (II) sıfat Az görülen, önemli, mahdut: "Bu hafta ... huzur ve sükûn içinde sayılı yaz mehtaplarından birini daha yaşadık."- R. H. Karay.

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

SONUÇ Nedir?


1 . Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice: "Her koşu beklenilmeyen, şaşırtıcı bir sonuç verebilirdi."- N. Cumalı.
2 . Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey: "Sınav sonucu."- .
3 . Öz, özet.
4 . spor Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılasmasının sayı bakımından durumu, skor.
5 . edebiyat Yazının veya sözün bitim bölümü.

SOSYAL Nedir?

Toplumla ilgili, toplumsal, °içtimai.

ŞART Nedir?

Koşul.

ULAŞMAK Nedir?


1 . Varmak, gelmek: "Doğudan batıya kadar ulaşmış bir zafer bestesi dinliyorum."- R. H. Karay.
2 . Elde etmek, erişmek.
3 . Yetişmek.
4 . Birbirine katılmak, dökülmek: "Nehirler denizlere ulaşıyor."- .

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAHUT Nedir?


1 . Veya, ya da: "Artık bunları rüyanızda yahut romanlarda görebilirsiniz."- Ö. Seyfettin.
2 . Bir düşünceden cayıldığında "daha doğrusu, iyisi" anlamlarında kullanılan bir söz.

YERİNE Nedir?


1 . Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere: "Bana haftalık yerine gündelik ver."- R. N. Güntekin.
2 . Başkasının adına: "Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı."- H. Taner.
3 . isim, edebiyat Alegori.

YÜKÜM Nedir?

Yükümlülük: "Vergi yükümü yasayla konulur."- .

YÜKÜMLÜ Nedir?

Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef: "Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere vergi ödemekle yükümlüdür."- Anayasa.

YÜKÜMLÜLÜK Nedir?

Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlü olma durumu, yüküm, mükellefiyet, mecburiyet: "... milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla ... temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir."- Anayasa.

YÜKÜN Nedir?

İyon.

ZORLA Nedir?


1 . Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori: "Ona da bu hakikati zorla kabul ettirecekti."- Ö. Seyfettin.
2 . İstemeyerek, isteksiz olarak, zoraki: "Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık."- B. Felek.

A A M Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Açma, Amaç, Maça,

3 Harfli Kelimeler

Ama, Çam, Maç,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Am,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.