ALDANMAK (TDK)


1 . Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak: "Hâline, tavrına bakan sana aldanır."- Ö. Seyfettin.
2 . Bir hileye, bir yalana kanmak.
3 . (nsz) Hayal kırıklığına uğramak: "Sen benim dediklerime kulak ver, aldanmazsın!"- M. Ş. Esendal.
4 . (nsz) Avunmak, oyalanmak.
5 . Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak.

Aldanmak kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi L , üçüncü harfi D , dördüncü harfi A , beşinci harfi N , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı A sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇAN Nedir?

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

AVUNMA Nedir?

Avunmak işi, teselli.

AVUNMAK Nedir?


1 . Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak: "Ne de olsa amcam; ya bir yabancıya varsa ne yapacaktık, diye avunuyordu."- E. Bener.
2 . Oyalanmak, yetinmek: "Dünyadan bezmiş bir hâli var, hiçbir şeyle avunamıyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . halk ağzında Hayvan gebe kalmak.

BAKAN Nedir?

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, nazır: "O sadece iyi bir bayındırlık bakanıdır."- F. R. Atay.

BAKARAK Nedir?

Göre: "Sen onlara bakarak daha anlayışlısın."- .

BİRDEN Nedir?


1 . Bir defada.
2 . Ansızın: "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım."- R. H. Karay.
3 . Birlikte, beraberce, hepsi bir arada: "Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Çabucak.

ÇİÇEK Nedir?


1 . Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.
2 . bitki bilimi Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi: "Evin ufak çiçekler ve bitkilerle süslü bahçesine çıktım."- R. H. Karay.
3 . mecaz Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse: "Onun ne çiçek olduğunu hep biliriz."- .
4 . kimya Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
5 . tıp (***) İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık.

DONMA Nedir?

Donmak işi.

DONMAK Nedir?


1 - (Su) Soğuğun etkisiyle katı duru-ma gelmek, buza dönüşmek.
2 - Sertleş-mek, katılaşmak.
3 - Canlılar yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek.
4 - Çok üşümek.
5 - (Bitki için) Soğuktan zarar görmek; yararlanılamaz duruma gelmek.
6 - Kimyasal bir etkiyle katılaşmak.
7 - Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜNÜŞ Nedir?


1 . Görünme işi.
2 . Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey.
3 . Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir: "Görünüşe aldanmamalı."- .
4 . Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara: "Van gölünün görünüşü eşsizdi."- N. Cumalı.
5 . dil bilgisi Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi: "Atıldı atılacak, düştü düşecek; gelmiş olmak, gidecek olmak."- .

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HAVAN Nedir?


1 . İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılan kap.
2 . askerlik Havan topu.
3 . eskimiş Tütün kıyma makinesi.

HAYAL Nedir?


1 - Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya.
2 - Bir kimse ya da bir şeyin bellekte kalan görüntüsü.
3 - Gerçeklikten uzak tasarı.
4 - Görüntü.
5 - Belli belirsiz görülen şey, gölge.
6 - Imge.
7 - Aydınlatılan bir perde arkasında deri ya da kartondan yapılmış, hareket edebilen resimlere verilen ad ve bu resimlerle oynatılan oyun.

HİLE Nedir?


1 . Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, desise, entrika: "Gayet basit bir hile ile, saflığından istifade ederek işi başardı."- R. H. Karay.
2 . Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma: "Bu sütte hile var."- .

ISIN Nedir?

Bir kilogram suyun sıcaklığını bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarı, °kalori.

ISINMA Nedir?

Isınmak işi.

KANMA Nedir?

Kanmak işi.

KANMAK Nedir?


1 - Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak.
2 - (Tatlı sözlere) Aldanmak.
3 - (Soyut ya da somut olarak) Bir gereksinmesini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak, doymak.
4 - Yetinmek, °iktifa etmek.

KIRIK Nedir?


1 . Kırılmış bir şeyden ayrılan parça: "Cam kırığı."- .
2 . Kemiğin bir etki ile kırılması: "Kolunda kırık yok ama çıkık var."- .
3 . Bir şeyin kırılan yeri: "Bunun kırığı neresinde?"- .
4 . Kırıntı: "Ekmek kırığı."- .
5 . Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul.
6 . sıfat Kırılmış olan: "Kırık pencereden ay, ışığını donduran bir soğuklukla odaya akıyor."- H. E. Adıvar.
7 . sıfat Melez: "Kırık tazı."- .
8 . sıfat Tam nota göre düşük olan (not): "Üç dersten kırığı var. Kırık not."- .
9 . sıfat Saf renkten hafif uzaklaşmış: "Kırık beyaz."- .
10 . sıfat, mecaz Gücenmiş, üzgün: "Eşlerde, çocuklarda o üzgün, kırık bakış."- B. Necatigil.

KULAK Nedir?


1 . Başın her iki yanında bulunan işitme organı: "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum."- H. C. Yalçın.
2 . anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü: "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu."- H. E. Adıvar.
3 . Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
4 . müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
5 . Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
6 . coğrafya Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
7 . mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

OYALANMA Nedir?

Oyalanmak işi.

OYALANMAK Nedir?


1 . Oyalama işine konu olmak: "Ormanda çiçek toplamak için oyalanan kızı beklemeye başladı."- T. Buğra.
2 . Boşuna zaman harcamak.
3 . Vakit geçirmek: "Bazen kahvelerde oyalandıktan sonra eve dönerdik."- N. Cumalı.
4 . Beklemek.

SANA Nedir?

Sen zamirinin yönelme durumu.

SOĞUK Nedir?


1 . Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu: "Karın soğuğu başka bir tür soğuktur."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Isısı düşük olan, sıcak karşıtı: "Bu el soğuktu ve titriyordu."- P. Safa.
3 . sıfat Üşütecek derecede ısısı olan: "Güneşli, soğuk bir gündü."- S. F. Abasıyanık.
4 . sıfat, mecaz Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz: "Soğuk tavırla birbirlerini selamlayıp uzaklaştılar."- R. H. Karay.
5 . sıfat, mecaz Sevimsiz veya yersiz, antipatik: "Bu soğuk, yavan sözler zevkimi rencide ediyordu."- H. C. Yalçın.
6 . sıfat, mecaz Cinsel istek duymayan: "Soğuk bir kadın."- .
7 . zarf İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

UĞRA Nedir?

Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

UĞRAMA Nedir?

Uğramak işi: "Paşa acele bir taarruzun başarısızlığa uğramasından çekinmektedir."- F. R. Atay.

UĞRAMAK Nedir?


1 . Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak: "Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek: "Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim."- H. Taner.
3 . Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak: "Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar."- M. Ş. Esendal.
4 . Kötü duruma konu olmak: "Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir."- Atatürk.
5 . Yaklaşmak: "Erkek misafir geldiği zaman Despina'dan başka kimse salona, kapının yanına uğramayacaktı."- Ö. Seyfettin.
6 . Karşılaşmak, maruz kalmak: "Millî Mücadele'nin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Cin, peri çarpmak.

VARMA Nedir?

Varmak işi: "Küçük kızımın, bir baytara nişanlıyken bir mektep çocuğu ile sevişip ona varmaya kalkıştığından tutturmuş, dedikodu ediyorlar."- M. Ş. Esendal.

VARMAK Nedir?


1 - Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, gitmek, °vasıl olmak.
2 - Belli bir duruma ya da düzeye gelmek.
3 - Hoş olmayan bir sona ermek.
4 - Bir şeyi iyice anlamak ya da duymak.
5 - Acımadan, çekinmeden yapmak.
6 - (Kadın) Evlenmek.
7 - Bir durumdan bir başka duruma geçmek.

YALAN Nedir?


1 . Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır: "Yalanı en güzel kullanmış olanlar eski şarklılardır."- A. Haşim.
2 . sıfat Uydurma.

YANILMA Nedir?

Yanılmak işi: "Onların hakkımızda yanılmaları bizim istediğimiz noksandan değil..."- A. Ş. Hisar.

YANILMAK Nedir?


1 . Tanımayarak, niteliğini iyi anlamayarak aldanmak: "Bazen insanlar o kadar birbirlerine benziyor ki insan yanılıyor."- M. Yesari.
2 . Sonucunu düşünmeden veya bilmeden uygunsuz bir davranışta bulunmak.

YANLIŞ Nedir?


1 . Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata: "Sen hayatımdaki bir yanlışmışsın, keşke seni hiç tanımasaydım."- N. Eray.
2 . sıfat Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı: "Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı."- A. Gündüz.
3 . zarf Hatalı bir biçimde: "Evime gitmek için, yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum."- S. F. Abasıyanık.
4 . sıfat, felsefe Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan.

YARGI Nedir?


1 . Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
2 . hukuk Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza: "Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."- Anayasa.

ZAMANSIZ Nedir?


1 . Uygun olmayan bir zamanda yapılan, vakitsiz.
2 . zarf Uygun olmayan bir zamanda.

A A A D K L M N Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Adlanmak, Aldanmak, Dalanmak,

7 Harfli Kelimeler

Adanmak, Adlanma, Aklanma, Aldanma, Almanak, Anlamak, Dalamak, Dalaman, Dalanma, Kanlama,

6 Harfli Kelimeler

Adamak, Adanma, Aklama, Anamal, Anlama, Dalama, Dalmak, Kanama, Mandal,

5 Harfli Kelimeler

Adama, Adana, Akala, Aklan, Akman, Alaka, Alkan, Almak, Alman, Anlak, Anlam, Anmak, Dalak, Dalan, Dalma, Damak, Damal, Damla, Kalan, Kalma, Kaman, Kanal, Kanma, Maada, Malak, Manda,

4 Harfli Kelimeler

Adak, Adam, Akma, Alan, Alma, Amal, Aman, Anal, Anam, Anka, Anma, Dama, Dana, Dank, Kala, Kama, Kana, Klan, Laka, Lama, Mala, Mana,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Aka, Ala, Ama, Ana, Dal, Dam, Kal, Kam, Kan, Lak, Lam, Lan, Mal, Nal, Nam,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Al, Am, An, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.