ALDIRMAK (TDK)


1 . Alma işini yaptırmak: "Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım."- N. Cumalı.
2 . (-i, -e) Getirtmek: "Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı."- C. Uçuk.
3 . Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak: "Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak."- .
4 . (-e) Önem vermek, değer vermek: "Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz."- N. Araz.
5 . (-den) Başkasına kaptırmak: "Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet."- Emrah.
6 . (-i, -e) Sığdırmak: "Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız."- .

Aldırmak kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi L , üçüncü harfi D , dördüncü harfi I , beşinci harfi R , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı A sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALDI Nedir?

"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz: "Aldı Kerem. Aldı Köroğlu."- .

ALDIRMAK Nedir?


1 . Alma işini yaptırmak: "Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım."- N. Cumalı.
2 . (-i, -e) Getirtmek: "Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı."- C. Uçuk.
3 . Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak: "Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak."- .
4 . (-e) Önem vermek, değer vermek: "Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz."- N. Araz.
5 . (-den) Başkasına kaptırmak: "Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet."- Emrah.
6 . (-i, -e) Sığdırmak: "Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız."- .

ALDIRMAZ Nedir?

Bir şeye önem vermeyen, umursamayan, kayıtsız, lakayıt: "Bendeki değişikliğe aldırmaz görünmek için türkü söylüyor."- R. H. Karay.

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

ARAZ Nedir?


1 - Belirtiler.
2 - Bulgu, °semptom.
3 - İlinek.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

EŞYA Nedir?

Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesnelerin bütünü: "Güçlük, ev bulmak ve eşyayı taşımak derdiyle başlar."- B. Felek.

GETİRTMEK Nedir?

Getirme işini yaptırmak.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

KAPTIRMA Nedir?


1 . Kaptırmak işi.
2 . Marangozlukta kullanılan küçük el testeresi.

KAPTIRMAK Nedir?


1 . Bir şeyin ele geçirilmesine, kapılmasına yol açmak.
2 . Vücudun herhangi bir organı, bir kaza sonucunda makine tarafından ezilmek veya koparılmak.
3 . mecaz Yanlış bir davranış sonucu birine uygun imkânı sağlamak, fırsat vermek.
4 . mecaz Elinden kaçırmak: "Hadiye de beş yıl önce kocasını daha genç bir aktrise kaptırdı."- N. Cumalı.

KÜÇÜCÜK Nedir?

Çok küçük: "İçeride küçücük tezgâhların önünde iki müşteri onu süzüyordu."- S. F. Abasıyanık.

NASIL Nedir?


1 . Bir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz: "Ben dudaklarımın ucuna gelen bir suali nasıl sorduğumu, niçin sorduğumu bilmiyorum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Bir hareketin yapılış biçimine duyulan şaşkınlığı belirten bir söz: "Falih Rıfkı Atay gibi en güzel Türkçeyi yazan bir muhabirin kaleminden bu satırlar nasıl çıktı?"- O. S. Orhon.
3 . İşin zorunlu olduğunu belirten bir söz: "Bu yaptıklarından sonra ona nasıl kızmam?"- . "Okula nasıl gitmez!"- .
4 . Ne kadar çok: "Seni nasıl seviyorum."- .
5 . Elbette, kesinlikle: "Bak nasıl sınıfını geçecek!"- .
6 . "Ben sana dememiş miydim, gördün mü?" anlamlarında kullanılan bir söz: "Nasıl, kitap kiminmiş?"- .
7 . "Ne dediniz?" veya "iyi mi, beğendiniz mi?" anlamlarında kullanılan bir söz: "Nasıl, bir daha söyler misiniz?"- .
8 . sıfat Ne gibi, ne türlü.

NİSPET Nedir?


1 - Oran.
2 - Bağıntı, ilgi, ilinti.
3 - Birini üzmek için ya da inat olsun diye yapılan iş.
4 - Kıskandırmak ya da üzmek için.

NİŞAN Nedir?


1 - İm, iz, belirti, °alamet.
2 - Nişanlanma sırasında yapılan tören.
3 - Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma.
4 - Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef.
5 - Hedefi vurmak için silah, taş vb.ye gerekli doğrultuyu verme.
6 - Gördükleri önemli işlerden dolayı kişileri onurlandırmak için devletçe verilen anmalık.

NİŞANLI Nedir?


1 . Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse, adaklı: "Bir gün nişanlınız size koyu al renkli karanfiller gönderecektir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ORGAN Nedir?


1 . Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv: "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu."- N. Cumalı.
2 . mecaz Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş: "Devlet organları."- .

ÖNEM Nedir?

Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

SAĞLIK Nedir?


1 . Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet: "Sağlığa zarar veren şeylerden kaçınmalı."- .
2 . Sağ, canlı, diri olma durumu: "Aradan dört beş yıl geçince bir yerden de haber gelmeyince sağlığından umutlarını kesmişler."- M. Ş. Esendal.

SIĞDIRMA Nedir?

Sığdırmak işi.

SIĞDIRMAK Nedir?

Bir şeyi bir kabın veya bir yerin içine aldırmak: "Kitapları çantaya sığdıramadım."- .

TEORİK Nedir?

Kuramsal: "Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz."- N. Araz.

UÇUK Nedir?


1 . Uçmuş, soluk: "Parasızın yürüyüşü sürtük, gözleri süzük, rengi uçuk, sesi bozuktur."- R. H. Karay.
2 . Açık (renk): "Uçuk siyah renkli çarşaf pelerinin önü açık..."- P. Safa.
3 . Hafif, belirsiz: "Ruhsar Hanım uçuk bir gülümsemeyle kapıya süzüldü gitti, birkaç saat içinde birkaç yıl daha yaşlanıvermiş kadıncağız."- A. İlhan.
4 . Deli dolu.

URGAN Nedir?

Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halat: "Kadınının boynunda pembe urgan gibi bir yemeni var."- H. E. Adıvar.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VÜCUT Nedir?


1 . İnsan veya hayvan gövdesi, beden: "Koltukta vücudunu bir yandan bir yana çevirirken âdeta inliyor."- R. N. Güntekin.
2 . eskimiş Var olma, varlık.

YAPTIRMA Nedir?

Yaptırmak işi.

YAPTIRMAK Nedir?

Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek: "Uzatmayalım, yeni yaptırdığım smokini giydim."- B. Felek.

YÜZLÜ Nedir?


1 . Yüzü herhangi bir nitelikte olan: "Yanında ... kapkara yüzlü, bembeyaz dişli lakin çırılçıplak olmayan bir de zenci vardı."- R. H. Karay.
2 . mecaz Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).

A A D I K L M R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Aldırmak, Ardılmak, Darılmak, Kaldırma,

7 Harfli Kelimeler

Adamlık, Aklımda, Aldırma, Ardılma, Damaklı, Damarlı, Darılma, Karılma, Markalı, Rakamlı,

6 Harfli Kelimeler

Adaklı, Akdarı, Amalık, Araklı, Aralık, Arkalı, Armalı, Dalmak, Damalı, Darlık, Iklama, Iramak, Kamalı, Karalı, Karıma, Malkar,

5 Harfli Kelimeler

Adalı, Adamı, Alarm, Alkım, Almak, Ardak, Ardıl, Dalak, Dalma, Damak, Damal, Damar, Damla, Damlı, Dılak, Drama, Irama, Irmak, Kadar, Kalım, Kalma, Karlı, Karma, Kılma, Kırma, Malak, Maral, Marda, Marka, Rakam, Rakım, Ramak,

4 Harfli Kelimeler

Adak, Adam, Adıl, Adım, Adlı, Akar, Akıl, Akım, Aklı, Akma, Aldı, Alık, Alım, Alma, Amal, Arak, Arda, Arık, Arka, Arlı, Arma, Dama, Dara, Darı, Dram, Irak, Kadı, Kala, Kama, Kara, Karı, Kral, Laka, Lama, Mala, Mark, Rakı,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Aka, Akı, Ala, Ama, Ara, Arı, Ark, Dal, Dam, Dar, Ira, Irk, Kal, Kam, Kar, Kıl, Kır, Lak, Lam, Mal, Ram,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Al, Am, Ar, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.