ALIMLI (TDK)


1 . Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar: "Hepsi, bu gelinler gibi nazlı, süslü ve alımlı hanımlar."- A. Ş. Hisar.
2 . Kurumlu, çalımlı, gururlu.

Alımlı kelimesi baş harfi A son harfi I olan bir kelime. Başında A sonunda I olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi L , üçüncü harfi I , dördüncü harfi M , beşinci harfi L , altıncı harfi I . Başı A sonu I olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALBENİ Nedir?

Çekicilik.

ALBENİLİ Nedir?

Alımlı.

ALIMLI Nedir?


1 . Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar: "Hepsi, bu gelinler gibi nazlı, süslü ve alımlı hanımlar."- A. Ş. Hisar.
2 . Kurumlu, çalımlı, gururlu.

CAZİBE Nedir?


1 . Çekicilik: "O zaman Çamlıca'nın bir cazibesi, tamamen millî olmasıydı."- A. Ş. Hisar.
2 . fizik Çekim.

CAZİBELİ Nedir?


1 . Alımlı: "Sesi mat, yavaş, tatlı ve cazibeli idi."- F. R. Atay.
2 . mecaz Önemli, ağırlığı olan: "Zamanın en ciddi, en cazibeli bir meselesini konuşabilmek için oraya kapanmışlar ve kendilerini unutmuşlardı."- R. N. Güntekin.

CAZİP Nedir?

Alımlı: "Gizli bir musikinin vezniyle dalgalanan ipekli maddeler gibi cazip, yumuşak ve tatlı idi."- P. Safa.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIM Nedir?


1 . Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılan abartılı davranış, kurum, caka: "Bundan ötürü de hâllerinde görgüsüzce bir çalım, budalaca bir durum sezilir."- H. Taner.
2 . Kılıcın keskin yanı.
3 . Menzil, erim: "Kurşun çalımı. Göz çalımı."- .
4 . Biraz benzeme, andırma.
5 . denizcilik Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması.
6 . spor Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi.

ÇALIMLI Nedir?


1 . Gösterişli, kurumlu.
2 . isim, denizcilik Başı yüksek, yapısı dar gemi.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇEKİCİ Nedir?


1 . Çekme işini yapan.
2 . mecaz Alımlı: "Necdet için bu öbüründen daha çekici değildi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . isim Kaza veya arıza yapan aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt.

GELİN Nedir?


1 . Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın.
2 . Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GURUR Nedir?


1 . Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir: "Aynı gururu, aynı gülünç itimadı aşkta da gösterirler."- H. C. Yalçın.
2 . Övünme.
3 . Kurum, çalım.

GURURLU Nedir?


1 . Kendi kişiliğine önem veren, onurlu, mağrur: "Hâlet Efendi akıllı, iktidarlı, cerbezeli, gururlu, insafsız, garazkâr bir adamdı."- A. Ş. Hisar.
2 . Kurumlu, çalımlı.
3 . Kibirli.

HANIM Nedir?


1 . Kız ve kadınlara verilen unvan, bayan: "Ülker Hanım."- .
2 . Kadın, eş: "Yok bizim hanım öyle değildir."- M. Ş. Esendal.
3 . Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın: "Becerikli hâliyle Zeynep'e ve hanımına ait bütün işleri elinin içine almıştı."- H. E. Adıvar.
4 . sıfat Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan: "Hanım kadın. Hanım kız."- .

HİSAR Nedir?

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. hisar (II) isim, eskimiş, müzik Arapça §i¹¥r
1 . Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
2 . Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUM Nedir?

Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is: "Vapur dumanı ve baca kurumuyla kapkara olan saçlarımla yastığı kirletmek istemiyordum."- Halikarnas Balıkçısı. kurum (II) isim, hukuk Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese: "Türk Dil Kurumu."- . Birleşik Sözler eğitim kurumu http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=eğitim kurumu&EskiSoz=kurum&GeriDon=2 kamu kurumu http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kamu kurumu&EskiSoz=kurum&GeriDon=2 kurum (III) isim Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür: "Sokakta bir sadrazam kurumu ile yürür."- H. E. Adıvar.

KURUMLU Nedir?

Kurum (II) tutmuş olan. kurumlu (II) sıfat Gururlanarak kasılan, mağrur.

NAZLI Nedir?


1 . Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı: "Nazlı mı nazlı, süzüm süzüm süzülen bir kız çocuğuydu."- T. Buğra.
2 . Üstüne titrenilen, değer verilen: "Ben çocukluğumdan beri gayet nazlı büyüdüm."- P. Safa.
3 . Özen isteyen, nazik.
4 . Sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SÜSLÜ Nedir?


1 . Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş: "Geniş, süslü karyola köşede duruyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . Süslenmeye, süse çok düşkün olan: "Süslü bir kadın."- .

A I I L L M Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Alımlı,

5 Harfli Kelimeler

Ilıma,

4 Harfli Kelimeler

Alım, Allı, Ilım,

3 Harfli Kelimeler

Lal, Lam, Mal,

2 Harfli Kelimeler

Al, Am, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.