ALIKLAŞMAK (TDK)

Alık duruma gelmek, bir şey karşısında aptallaşıp şaşırmak, şaşkınlaşmak, aptallaşmak: "Birdenbire alıklaşan yüzünü bir zafer gururuyla seyrediyordu."- H. E. Adıvar.

Alıklaşmak kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi L , üçüncü harfi I , dördüncü harfi K , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi Ş , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı A sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIK Nedir?

Akılsız, sersem, budala, ebleh: "Alık değilim ya elbet anlarım..."- M. Ş. Esendal.

APTAL Nedir?


1 . Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak: "Aptal bir gülüşle yüzüne bakıyorum."- Y. Z. Ortaç.
2 . ünlem, teklifsiz konuşmada Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü: "Aptal! Senin yerini açıkça söyledim ben."- T. Buğra.

APTALLAŞMAK Nedir?

Zekâsını işletemez olmak, alıklaşmak, ahmaklaşmak: "Hayretimden gittikçe aptallaşıyordum, şu tabip cihazı ne mükemmel bir icattı."- R. H. Karay.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GURUR Nedir?


1 . Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir: "Aynı gururu, aynı gülünç itimadı aşkta da gösterirler."- H. C. Yalçın.
2 . Övünme.
3 . Kurum, çalım.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

ŞAŞI Nedir?


1 - Birbirine koşut görme ekseni olmayan (göz ya da kimse).
2 - Gözlerini çarpıtarak.

ŞAŞIRMA Nedir?

Şaşırmak işi.

ŞAŞIRMAK Nedir?


1 . Bir işe nasıl başlayıp o işi nasıl sürdüreceğini ve nasıl sonuçlandıracağını bilemeyecek duruma gelmek, içinden çıkamamak: "Söyleyeceğini şaşırmak."- .
2 . (nsz) Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek: "Hastasını muayene ederken başında bulundular mı hele söz söylediler mi eli ayağı dolaşır, ya kalbi bulamaz ya nabzı şaşırır."- A. İlhan.
3 . (nsz) Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, hayret etmek: "... o kadar bağırırdı ki nihayet herif sersem olur, şaşırır, istediğini verirdi."- M. Ş. Esendal.

ŞAŞKI Nedir?

Şaşma, şaşakalma.

ŞAŞKIN Nedir?


1 . Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş.
2 . Akılsız, sersem, budala.

ŞAŞKINLAŞMA Nedir?

Şaşkınlaşmak işi.

ŞAŞKINLAŞMAK Nedir?

Şaşkın bir duruma gelmek.

ZAFER Nedir?


1 . Savaşta kazanılan başarı: "Al bir kalpak giymişti al / Al bir ata binmişti al / Zafer ırak mı dedim / Aha diyordu."- F. H. Dağlarca.
2 . Yengi.
3 . Bir yarışma veya uğraşıda çaba harcayarak elde edilen başarı.

A A A I K K L L M Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Alıklaşmak, Alkışlamak,

9 Harfli Kelimeler

Alıklaşma, Alkışlama, Kaşıklama,

8 Harfli Kelimeler

Aklaşmak, Akşamlık, Allaşmak, Aşılamak, Kalkışma, Kaşlamak, Kışlamak, Laklamak, Şaklamak,

7 Harfli Kelimeler

Akışmak, Akkışla, Aklamak, Aklaşma, Alakalı, Alışmak, Allamak, Allaşma, Almaşık, Almaşlı, Aşamalı, Aşılama, Aşılmak, Iklamak, Kakılma, Kakışma, Kakmalı, Kalmalı, Kaşımak, Kaşlama, Kışlama, Laklaka, Laklama, Maşalık, Şakımak, Şaklama,

6 Harfli Kelimeler

Akışma, Aklama, Alaşım, Alışma, Allama, Amalık, Aşılma, Iklama, Kakıma, Kalkış, Kalkma, Kalmak, Kamalı, Kaşıma, Kılmak, Kışlak, Laakal, Laklak, Maaşlı, Maşala, Maşalı, Şakıma, Şallak, Şamalı,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklık, Akmak, Akşam, Alaka, Alkım, Alkış, Allık, Almak, Almaş, Aşama, Aşlık, Aşmak, Kakım, Kakış, Kakma, Kalak, Kalık, Kalım, Kalış, Kalma, Kamış, Kaşık, Kaşlı, Kılma, Kışla, Makak, Malak, Şakak, Şalak,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akıl, Akım, Akış, Aklı, Akma, Alık, Alım, Alış, Allı, Alma, Amal, Aşık, Aşım, Aşma, Kaka, Kala, Kama, Laka, Lala, Lama, Maaş, Mala, Maşa, Şaka, Şama,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ala, Ama, Aşı, Aşk, Kak, Kal, Kam, Kaş, Kıl, Kış, Lak, Lal, Lam, Mal, Maş, Şak, Şal, Şık,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Aş, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.