ALÜMİNYUM (TDK)


1 . Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,9
8 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al): "Alüminyum, mutfak kapları yapımında çok kullanılırdı."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Biraz sonra bir besleme kız kocaman bir alüminyum ibriği getirdi."- B. Felek.

Alüminyum kelimesi baş harfi A son harfi M olan bir kelime. Başında A sonunda M olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi L , üçüncü harfi Ü , dördüncü harfi M , beşinci harfi İ , altıncı harfi N , yedinci harfi Y , sekizinci harfi U , dokuzuncu harfi M . Başı A sonu M olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIR Nedir?


1 . Tartıda çok çeken, hafif karşıtı: "Kurşun ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır."- .
2 . Çapı, boyutları büyük: "Ağır top. Ağır tank."- .
3 . Yoğun: "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı."- A. Sayar.
4 . Uyanılması güç, derin (uyku).
5 . Güç işiten, sağır.
6 . mecaz Değeri çok olan, gösterişli: "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi."- M. C. Kuntay.
7 . mecaz Çetin, güç: "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu."- F. F. Tülbentçi.
8 . mecaz Tehlikeli, korkulu, vahim.
9 . mecaz Sıkıntı veren, bunaltıcı.
10 . mecaz Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı: "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum."- N. Ataç. 1
1 . mecaz Ağırbaşlı, ciddi: "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı."- H. E. Adıvar. 1
2 . mecaz Keskin, boğucu (koku): "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır."- F. R. Atay. 1
3 . Kısık, alçak: "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi."- O. C. Kaygılı. 1
4 . mecaz Davranışları yavaş olan: "Ağır adam."- . 1
5 . mecaz Sindirimi güç (yiyecek): "Ağır bir yemek."- . 1
6 . isim, spor Ağır sıklet: "Yıllarca ağırda güreşti."- . 1
7 . zarf Yavaş: "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu."- E. İ. Benice.

ALÜMİNYUM Nedir?


1 . Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,9
8 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al): "Alüminyum, mutfak kapları yapımında çok kullanılırdı."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Biraz sonra bir besleme kız kocaman bir alüminyum ibriği getirdi."- B. Felek.

ATOM Nedir?


1 . Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık.
2 . halk ağzında Yaprakları üst üste sarılı topak marul.
3 . felsefe Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

BESLEME Nedir?


1 - Beslemek eylemi.
2 - Evlatlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız.
3 - Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları nedeniyle körü körüne destekleyen.

BEYAZ Nedir?


1 . Ak, kara, siyah karşıtı.
2 . sıfat Bu renkte olan: "Müdür, arkasına beyaz bir gömlek giymiş, ellerini de göbeğinin üstünden kavuşturmuş."- M. Ş. Esendal.
3 . Beyaz ırktan olan kimse: "Agni'nin iki kızı var, biri beyaz, biri siyah."- H. R. Gürpınar.
4 . Baskıda normal karalıkta görünen harf çeşidi.
5 . Beyaz zehir.

ELEM Nedir?

Acı, üzüntü, dert, keder: "... dayanılmaz bir elemle yüreği sızladı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ELEME Nedir?


1 . Elemek işi, eliminasyon.
2 . spor Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı.

ELEMENT Nedir?

Kimyasal çözümlemeyle ayrıştırılamayan veya bireşim yoluyla elde edilemeyen madde: "Grafit ve elmas, karbon elementinin iki değişik biçimidir."- .

FELEK Nedir?


1 . Gök, gökyüzü, sema.
2 . Dünya, âlem.
3 . Talih, baht, şans: "Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuyakaldı."- C. Meriç.
4 . Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı.

GÜMÜŞ Nedir?


1 . Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,
5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element (simgesi Ag).
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı."- Y. K. Beyatlı.

HAFİF Nedir?


1 . Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı.
2 . Güç veya yorucu olmayan, kolay: "Hafif bir iş."- .
3 . Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa: "Hafif bir kadın."- .
4 . Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek): "Onlar da akşam yemeğini pek hafif yerlerdi."- S. F. Abasıyanık.
5 . Kalınlığı veya yoğunluğu az olan: "Dışarıda yanan lambanın aydınlığıyla burası hafif bir karanlık içindeydi."- M. Ş. Esendal.
6 . Etkisi az olan, sert karşıtı: "Hafif bir içki."- .
7 . Önemli olmayan: "Hafif bir ceza."- .
8 . Çabuk uyanılan (uyku): "Uykusu çok hafiftir."- .
9 . Çok dik olmayan (sırt, yokuş): "Hafif bir meyilden indik."- H. R. Gürpınar.
10 . Gücü az olan, belli belirsiz: "Kaskatı kesilmiş vücudu, suyun hafif akıntısına uyarak yavaş yavaş uzaklaştı."- R. N. Güntekin. 1
1 . Sıkıntısız, ferah, rahat: "Kendimi bugün çok hafif hissediyorum."- .

KOCAMAN Nedir?


1 . Çok iri, büyük, koca: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Yaşça büyük olan.

MUTFAK Nedir?


1 . Yemek pişirilen yer, aş damı: "Lafı döndürdüm dolaştırdım, mutfağın sırrına getirdim."- Ö. Seyfettin.
2 . Yiyecekleri hazırlama sanatı: "Türk mutfağı."- .

NUMARA Nedir?


1 . Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.
2 . Ölçü: "Ayakkabısının numarasını gizliyor."- .
3 . Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı.
4 . Öğrenciye verilen not: "Ben ki coğrafya derslerinde daima tam numara almış bir zabitim."- R. N. Güntekin.
5 . Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı.
6 . mecaz Eğlendirici oyunlardan her biri: "Bu numaralar da olmasa yazlık bahçelerin tadı olmayacak."- B. Felek.
7 . argo Hile, düzen, dalavere, yalan: "İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu."- M. Mungan.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

PARLAK Nedir?


1 . Parlayan, ışıldayan: "Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Temiz ve ışıklı: "Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı."- F. N. Çamlıbel.
3 . mecaz Göze çarpacak kadar başarılı: "Birinci İnönü Harbini parlak bir zaferle kazandık."- A. Gündüz.
4 . kaba konuşmada Yüzü güzel (oğlan).

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SONRA Nedir?


1 . Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan.
2 . Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin.
3 . Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin.
4 . Yoksa, aksi hâlde: "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."- .
5 . isim Arkadan gelen bölüm veya zaman: "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPIM Nedir?


1 . Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon.
2 . Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.
3 . biyoloji Özümleme.
4 . sinema, TV (***) Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon.

A L M M N U Y Ü İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Alüminyum,

7 Harfli Kelimeler

Mülayim,

6 Harfli Kelimeler

Alümin, Maymun,

5 Harfli Kelimeler

Liman, Liyan, Malum, Mamul, Mumya, Mümin, Namlu, Umman, Yumma, Yunma,

4 Harfli Kelimeler

Alim, Amil, Amin, Ayin, Ayni, İlam, İlan, İmal, İmam, İman, İmla, İnal, İnam, Lain, Mail, Main, Mali, Mani, Maun, Mayi, Muin, Nail, Ulam, Ulan, Umma, Uyma, Ümmi, Yani, Yuma, Yuna,

3 Harfli Kelimeler

Ali, Ani, Ayn, İla, İma, Lam, Lan, Lim, Mai, Mal, Mil, Mim, Mum, Nal, Nam, Nim, Ula, Yal, Yan, Yün,

2 Harfli Kelimeler

Al, Am, An, Ay, İl, İm, İn, La, Mi, Nü, Un, Ün, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.