AKSİLİK (TDK)


1 . Terslik, zıtlık, karşıtlık.
2 . mecaz İnatçılık, huysuzluk: "Ayyaşlığımdan, sersemliğimden, aksiliğimden bütün müşterilerim, arkadaşlarım bizar oldular."- A. Gündüz.
3 . mecaz Bir işin yolunda gitmemesi durumu, uygunsuzluk, elverişsizlik: "Dönmeyi kararlaştırmış da olsa bir aksilik, mutlaka bir aksilik, benim saadetime engel olacaktı."- T. Buğra.

Aksilik kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi K , üçüncü harfi S , dördüncü harfi İ , beşinci harfi L , altıncı harfi İ , yedinci harfi K . Başı A sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKSİ Nedir?


1 . Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi: "Salıncağın ipini sallandığı istikametin aksine çekti."- O. C. Kaygılı.
2 . Uygun olmayan: "Kusura bakma abla! Aksi zamana rastladı. Gazozları yetiştiremedik."- A. K. Tecer.
3 . İnatçı, hırçın, huysuz: "Ben bu aşçı kadar çılgın ve aksi insan görmedim."- R. N. Güntekin.

AKSİLİK Nedir?


1 . Terslik, zıtlık, karşıtlık.
2 . mecaz İnatçılık, huysuzluk: "Ayyaşlığımdan, sersemliğimden, aksiliğimden bütün müşterilerim, arkadaşlarım bizar oldular."- A. Gündüz.
3 . mecaz Bir işin yolunda gitmemesi durumu, uygunsuzluk, elverişsizlik: "Dönmeyi kararlaştırmış da olsa bir aksilik, mutlaka bir aksilik, benim saadetime engel olacaktı."- T. Buğra.

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

ARKADAŞ Nedir?


1 . Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, yaren.
2 . Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik: "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler."- M. Yesari.

BİZAR Nedir?

Tedirgin, bezmiş, usanmış, bezginlik getirmiş: "Kendinden bizar, dünyadan, insanlardan, her şeyden bizar, eve döndü."- M. Ş. Esendal.

BUĞRA Nedir?

Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ELVERİŞSİZ Nedir?

Uygun olmayan, uygun gelmeyen: "En elverişsiz noktada idi ama ister istemez döndü."- T. Buğra.

ELVERİŞSİZLİK Nedir?

Uygun olmama durumu.

ENGEL Nedir?


1 . Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap: "Bürokratik engelleri ortadan kaldıracak bir formül aradık ve bulduk."- H. Taner.
2 . Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer.
3 . Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer.
4 . Kara yollarının kenarlarına yapılan korkuluk, bariyer.
5 . spor Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer.

GİTME Nedir?

Gitmek işi.

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

HUYSUZ Nedir?

Huyu iyi olmayan, geçimsiz, şirret: "Yeni edindiği bu huysuz ve kavgacı tabiatı, küçükken masum hâllerinin ona sağlamış olduğu hoşgörüyü çabucak yok etti."- Y. N. Nayır.

HUYSUZLUK Nedir?


1 . Huysuz olma durumu.
2 . Huysuzca davranış.

İNAT Nedir?


1 . Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim: "Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir."- T. Buğra.
2 . Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme: "İddia kızışmış, âdeta inat hâlini almıştı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat, halk ağzında İnatçı.

İNATÇI Nedir?

Direngen, ayak direyici: "Her zamanki inatçı ve kinci küçük yüz bu akşam yorgun ve kesikti."- H. E. Adıvar.

İNATÇILIK Nedir?

İnatçı olma durumu, direngenlik.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARAR Nedir?


1 . Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı: "Kararımı biradere pek güçlükle kabul ettirdim."- R. N. Güntekin.
2 . hukuk Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm: "Yargıç kararı."- .
3 . Bu yargıyı bildiren belge: "Mahkeme kararını aldı."- .
4 . Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik.
5 . Değişmez olma: "Havanın hiç kararı yok."- .
6 . Tam ölçüsünde, ne az ne çok: "Yemeğin tuzu karar."- .
7 . müzik Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞIT Nedir?

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, °zıt, °kontrast.

KARŞITLI Nedir?

Karşıtlık, zıtlık gösteren, tezatlı.

KARŞITLIK Nedir?


1 . Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast: "Baştan ayağa karşıtlıklarla dolu bir varlık; aynı zamanda iğrenç ve saygıdeğer, aşağılık ve yüce, ödlek ve cesur."- A. İlhan.
2 . biyoloji İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim.
3 . matematik Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu.
4 . ruh bilimi Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MUTLAKA Nedir?

Kesinlikle: "Mutlaka sabırsızlığından kendi kendine soyunmaya girmiştir."- Y. K. Karaosmanoğlu.

MÜŞTERİ Nedir?


1 . Hizmet, mal vb. alan ve karşılığında ücret ödeyen kimse: "Fırçayı iyice sabunlar, hoş vuruşlarla dolaştırırdı müşterinin yüzünde."- N. Cumalı.
2 . sıfat Alıcı.

OLACAK Nedir?


1 . Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey: "Olmuşa değil, olacağa bak!"- .
2 . Olmasının önüne geçilemeyen durum: "İş olacağına varır."- .
3 . sıfat Olması, yapılması uygun olan: "Bu olacak iş mi?"- .

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

SAADET Nedir?

Mutluluk, ongunluk, mut, kut.

SERSEM Nedir?


1 . Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan: "Gürültüden sersem oldum."- .
2 . mecaz Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan.

TERS Nedir?


1 . Gerekli olan duruma karşıt, zıt.
2 . isim Bir şeyin içe gelen yanı, arkası: "Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu."- Ç. Altan.
3 . isim Kesici bir aletin kesmeyen yanı: "Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar."- M. Ş. Esendal.
4 . mecaz Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz: "Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama."- H. C. Yalçın.
5 . mecaz Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert: "Ters adamın işi de ters gider."- M. Ş. Esendal.
6 . isim, mecaz Bir şeyin aksi, karşıtı: "Anlattığının tersi anlaşılınca utandı."- .

TERSLİK Nedir?

Ters olma durumu veya tersçe davranış, aksilik: "Tersliğe bakın ki o sıralar piyasada bir metre tel bile yoktur."- S. Birsel.

UYGU Nedir?

İki şey arasındaki uygunluk ilkesi.

UYGUN Nedir?


1 . Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip: "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır."- T. Buğra.
2 . Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
3 . mecaz Orantılı, oranlı.

UYGUNSUZ Nedir?


1 . Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz: "Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır."- R. N. Güntekin.
2 . Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan: "Birtakım uygunsuz, meymenetsiz heriflerle geziyormuş."- H. Taner.

UYGUNSUZLUK Nedir?


1 . Yakışmayan davranış, uymazlık, yakışıksızlık: "Arkadaşlarının birçok yolsuzluklarını, uygunsuzluklarını hoş görmeye mecburdur."- R. N. Güntekin.
2 . Kötü durum, kötü davranış.

ZITLIK Nedir?

Karşıtlık.

A K K L S İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Aksilik,

6 Harfli Kelimeler

Asilik, Klasik,

5 Harfli Kelimeler

Kikla, Kilis, Kilsi, Laski, Sakil, Salik, Silik, Silki,

4 Harfli Kelimeler

Akik, Akil, Akis, Akli, Aksi, Asil, Asli, İlik, İsal, İsli, Kail, Kask, Kils, Klas, Klik, Laik, Lika, Saik, Saki, Sili,

3 Harfli Kelimeler

Aks, Ali, Asi, Ask, İka, İki, İla, İlk, İsa, Kak, Kal, Kas, Kik, Kil, Lak, Sak, Sal, Sik, Ski,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, As, İl, İs, Ki, La, Si,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.