AKSAK (TDK)


1 . Türk müziğinde kıvrak bir usul.
2 . sıfat Aksayan, hafifçe topallayan.
3 . sıfat, mecaz İyi gitmeyen, iyi işlemeyen: "İşin aksak yönü."- .
4 . edebiyat Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

Aksak kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi K , üçüncü harfi S , dördüncü harfi A , beşinci harfi K . Başı A sonu K olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKSAK Nedir?


1 . Türk müziğinde kıvrak bir usul.
2 . sıfat Aksayan, hafifçe topallayan.
3 . sıfat, mecaz İyi gitmeyen, iyi işlemeyen: "İşin aksak yönü."- .
4 . edebiyat Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

DİZE Nedir?

Şiirin satırlarından her biri, mısra: "İkinci dizenin sonunda, 'gözlerinin renginden'i okurken, Belkıs kesti."- N. Cumalı.

EDEBİYAT Nedir?


1 - Yazın, °literatür.
2 - Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve yapıtlarının tümü, °literatür.
3 - Yazınsal yapıtlara ilişkin bilgilerin öğretildiği ders.
4 - İçten olmayan, gereksiz, boş sözler.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

GİTME Nedir?

Gitmek işi.

HAFİFÇE Nedir?

Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz: "Birbirimize soğuk bir eda ile hafifçe baş eğdik."- R. H. Karay.

HECE Nedir?

Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği, seslem: "Okumak sözünde üç hece vardır."- .

İŞLEM Nedir?


1 . Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat.
2 . Bir amaca ulaşmak için tutulan yol ve yöntem, prosedür.
3 . ekonomi Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.
4 . kimya Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
5 . kimya Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.
6 . matematik Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi: "Her işlem yeni bir sayı bulmaya varır."- .

İŞLEME Nedir?


1 - İşlemek eylemi.
2 - İnce ve süslü el işi, °nakış.
3 - Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme.
4 - İnce ve süslü işlenmiş.
5 - Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için, gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi.

KISA Nedir?


1 . Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
2 . Az süren, uzun olmayan: "Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı."- E. İ. Benice.
3 . Ayrıntısı çok olmayan: "Kısa bilgi. Kısa yazı."- .
4 . isim Kısa olan şey: "Uzun lafın kısası."- .
5 . zarf Kısaca, kısaltarak: "Kısa konuştu."- .

KIVRAK Nedir?


1 . İnce tülbent veya ipekli baş örtüsü.
2 . halk ağzında Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.
3 . sıfat Canlı, hareketli, atik: "Lastik ayakkabılarının üstünde kıvrak ve çevikti."- H. Taner.
4 . sıfat Akıcı, işlek: "Kıvrak bir zekâsı var. Kıvrak bir anlatım."- .
5 . sıfat, halk ağzında Aceleci.
6 . sıfat, halk ağzında Güzel, şık, yakışıklı.

LATİN Nedir?


1 . İtalya'da Latium bölgesi halkından olan kimse.
2 . Latin halkları.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLACAK Nedir?


1 . Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey: "Olmuşa değil, olacağa bak!"- .
2 . Olmasının önüne geçilemeyen durum: "İş olacağına varır."- .
3 . sıfat Olması, yapılması uygun olan: "Bu olacak iş mi?"- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖLÇÜ Nedir?


1 . Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.
2 . Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi: "Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür."- R. E. Ünaydın.
3 . Ölçme sonucu bulunan rakam: "Odanın ölçüsü."- .
4 . Belirlenmiş boyut: "Elbise ölçüsü. Bel ölçüsü."- .
5 . Ölçüt.
6 . mecaz Değer, itibar: "Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı."- Y. Z. Ortaç.
7 . mecaz Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu: "Hiçbir şeyde ölçüyü aşmamalı."- .
8 . edebiyat Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.
9 . müzik Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı.

ÖNCEKİ Nedir?

Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık: "Önceki başkan."- .

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SONDA Nedir?


1 . Suyun herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç.
2 . Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan uzunca ve ucu küt demir araç.
3 . tıp (***) Vücudun içinde birikip dışarı atılamayan sıvıyı çekmek için kullanılan araç.

ŞİİR Nedir?


1 . Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk: "Halk şiirinden, divan şiirinden değil, şiir mefhumundan, sadece şiirden bahsedeceğim."- N. Ataç.
2 . mecaz Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey: "Burada herkes kendi gönlünden olduğu kadar bu tabiatın içinden gelen bir şiiri dinler."- A. Ş. Hisar.

TOPAL Nedir?


1 . Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan): "Bu sabah, yolda bizim topal postacıya rast geldim."- Y. Z. Ortaç.
2 . mecaz Ayaklarından biri kısa olan (nesne): "Topal masa."- .

TÜRK Nedir?


1 . Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse: "Ne mutlu Türk'üm diyene!"- Atatürk.
2 . Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse: "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.

USUL Nedir?


1 - Kökler, asıllar.
2 - Bir kimsenin ana, baba, dede ve nineleri.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

YUNAN Nedir?

Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı.

A A K K S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Aksak, Sakak,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Kaka, Kasa, Kask, Saka,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Aks, Asa, Ask, Kak, Kas, Sak,

2 Harfli Kelimeler

Ak, As,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.