ACELECİ (TDK)

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul: "Hakikaten son derece aceleciydi."- Ö. Seyfettin.

Aceleci kelimesi baş harfi A son harfi İ olan bir kelime. Başında A sonunda İ olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi C , üçüncü harfi E , dördüncü harfi L , beşinci harfi E , altıncı harfi C , yedinci harfi İ . Başı A sonu İ olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ACELE Nedir?


1 . Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi.
2 . zarf Vakit geçirmeden, tez olarak: "Acele, bir karar vermek ihtiyacındayım."- P. Safa.
3 . isim Çabuk davranma.

ACELECİ Nedir?

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul: "Hakikaten son derece aceleciydi."- Ö. Seyfettin.

ACUL Nedir?

Tez canlı, içi tez, ivecen.

ÇABUK Nedir?


1 . Aceleci: "Çabuk ve kolay bir konuşma tarzı vardı."- R. N. Güntekin.
2 . zarf Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı: "Yazıma çabuk cevap geldi."- A. Gündüz.
3 . ünlem "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

DERECE Nedir?


1 . Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe: "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı."- Ö. Seyfettin.
2 . edat Denli, kadar: "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti."- E. E. Talu.
3 . fizik Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri: "Sıcakölçerin dereceleri."- .
4 . fizik Sıcaklıkölçer.
5 . kimya Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.
6 . matematik Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi: "Dik açılar doksan derecedir."- .
7 . spor Başarı gösterme.

FARFARA Nedir?


1 . Çok konuşan: "Dalmış gülüp konuşmaya yüzlerce farfara / Yorgun kulaklarımda sürerken bu yaygara."- Y. K. Beyatlı.
2 . Ağzı kalabalık.
3 . Yüksek sesle konuşan.
4 . Çok övünen.

FIRTINA Nedir?


1 . Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-
40 deniz mili olan ve kuvveti
8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr.
2 . Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma: "Dalgadan kimsenin eli tahlisiyeye değmeden bereket fırtına dindi."- B. Felek.
3 . mecaz Güç atlatılan kötü durum: "Fırtınanın yaklaştığını anladığı hâlde anlamamış görünüyor, şarkısını mırıldanıyordu."- R. N. Güntekin.
4 . mecaz Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı: "Kâmuran'ın ağlamasının kalbimde uyandırdığı fırtınaya kendim de şaşıyorum."- H. E. Adıvar.
5 . coğrafya Saatteki hızı 70 mil olan rüzgâr.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREN Nedir?

Görmek eylemini yapan.

İVECEN Nedir?

Aceleci: "Güdümlü siyasanın kurbanı olmuş kimi değerli yazarların ivecen yargısı rol oynamıştır."- S. İleri.

İVEĞEN Nedir?


1 . Aceleci: "Ben, dedim, iveğen değilim, düşünmekten de korkmam."- M. Ş. Esendal.
2 . tıp (***) Çabuk ilerleyen, akut: "İveğen hastalık."- .

KIVRAK Nedir?


1 . İnce tülbent veya ipekli baş örtüsü.
2 . halk ağzında Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.
3 . sıfat Canlı, hareketli, atik: "Lastik ayakkabılarının üstünde kıvrak ve çevikti."- H. Taner.
4 . sıfat Akıcı, işlek: "Kıvrak bir zekâsı var. Kıvrak bir anlatım."- .
5 . sıfat, halk ağzında Aceleci.
6 . sıfat, halk ağzında Güzel, şık, yakışıklı.

SABIR Nedir?


1 - Acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç.
2 - Olacak ya da gelecek birşeyi telaş göstermeden bekleme.

SABIRSIZ Nedir?


1 . Sabır göstermeyen, sabrı olmayan.
2 . Aceleci: "Sabırsız ellerle acele acele üst başından boşandı ve çıplak olarak denize atladı."- Halikarnas Balıkçısı.

TELA Nedir?

Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.

TELAŞ Nedir?


1 . Herhangi bir sebeple acelecilik: "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık."- H. Taner.
2 . Kaygı, tasa, sıkıntı, endişe: "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı."- H. E. Adıvar.
3 . Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa: "O günü vapurda bulunup da hanımların telaşını görseydiniz."- R. N. Güntekin.

TELAŞLI Nedir?


1 . Telaş eden, telaşa düşen, pürtelaş: "O akşam yine aynı telaşlı ses beni merdiven başında durdurdu."- Y. Z. Ortaç.
2 . Aceleci.

A C C E E L İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Aceleci,

6 Harfli Kelimeler

Ailece,

5 Harfli Kelimeler

Acele,

4 Harfli Kelimeler

Acil, Aile, Cali, Celi, Cila, Ecel, Elci, İlca, Lice,

3 Harfli Kelimeler

Ace, Ali, Ece, Ela, İla, İle,

2 Harfli Kelimeler

Al, Ce, El, İl, La, Le,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.