ACIKTIRMAK (TDK)


1 . Açlık duymasına sebep olmak: "Bu hava, bu su insanı çabuk acıktırır."- .
2 . Aç bırakmak, yeterince doyurmamak.

Acıktırmak kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi C , üçüncü harfi I , dördüncü harfi K , beşinci harfi T , altıncı harfi I , yedinci harfi R , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı A sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇLIK Nedir?


1 . Aç olma durumu: "Havada güzel güzel dönen bu kuşun, açlıkla, bu yılana saldıracağını hiç düşünmemiştim."- M. Ş. Esendal.
2 . Kıtlık.
3 . mecaz Aşırı istek içinde bulunma: "İki arkadaş görülmemiş bir okuma açlığı içinde durmadan okuyordu."- H. Taner.

BIRAKMA Nedir?


1 . Bırakmak işi.
2 . Salıverme, terk.

BIRAKMAK Nedir?


1 . Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
2 . (nsz) Koymak: "Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı."- T. Buğra.
3 . Bir işi başka bir zamana ertelemek: "Gezmeyi haftaya bıraktık."- .
4 . Unutmak: "Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?"- .
5 . Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
6 . Saklamak, artırmak: "Paranın bir kısmını bırak!"- .
7 . Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek: "Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı."- F. R. Atay.
8 . (nsz) Engel olmamak: "Bırak, burasını benim defterimden okuyayım."- Ö. Seyfettin.
9 . Sarkıtmak: "Saçlarını omzuna bırakmış."- .
10 . (nsz) Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak: "Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu."- C. Uçuk. 1
1 . Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek: "Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı."- H. E. Adıvar. 1
2 . (nsz) Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak: "Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim."- R. H. Karay. 1
3 . (nsz) Bıyık veya sakal uzatmak. 1
4 . (nsz) Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak: "Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı?"- R. H. Karay. 1
5 . Boşamak: "Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler."- Ö. Seyfettin. 1
6 . Kötü bir durumda terk etmek. 1
7 . Ayrılmak, terk etmek: "Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi."- P. Safa. 1
8 . Sınıf geçirmemek, döndürmek: "Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı."- . 1
9 . (-e) Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek: "Başkalarına on ikiye veriyoruz ama, sana onar kuruştan bırakayım."- M. Ş. Esendal.
20 . (-i, -e) Bakılmak, korunmak için vermek: "Eşyamı size bırakacağım."- . 2
1 . (nsz) Yanına almamak, yanında götürmemek: "Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim."- Atatürk. 2
2 . (-i, -e) Sahiplik hakkını başkasına vermek: "Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış."- . 2
3 . (nsz) Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. 2
4 . (nsz) Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek: "İz bırakmak. Leke bırakmak."- .

ÇABUK Nedir?


1 . Aceleci: "Çabuk ve kolay bir konuşma tarzı vardı."- R. N. Güntekin.
2 . zarf Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı: "Yazıma çabuk cevap geldi."- A. Gündüz.
3 . ünlem "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

DUYMA Nedir?

Duymak durumu: "Donmak üzere olan insanların tatlılığını içimde duymaya başladım."- S. F. Abasıyanık.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

YETERİNCE Nedir?

Gerektiği kadar, gereğince, istenildiği kadar, yeter sayıda: "Rahmi psikolojik savaş sessizliğini yeterince uzattıktan sonra özür diler gibi konuştu."- T. Buğra.

A A C I I K K M R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Acıktırmak,

9 Harfli Kelimeler

Acıktırma, Acımtırak,

8 Harfli Kelimeler

Aktarıcı, Kırıtmak,

7 Harfli Kelimeler

Acıkmak, Acıtmak, Akıtmak, Aktarım, Arıtmak, Kakırca, Kakırtı, Kakmacı, Karıkma, Karımak, Katırcı, Kıracak, Kırıtma, Kırmacı, Markacı, Tarımcı, Tıkamak, Tımarcı,

6 Harfli Kelimeler

Acıkma, Acımak, Acımık, Acırak, Acıtma, Akımcı, Akıtma, Arıcak, Arıtım, Arıtma, Artmak, Atımcı, Cırmık, Iramak, Kakıma, Kamacı, Karacı, Karıma, Karmak, Karmık, Katmak, Katrak, Kıraat, Kırkım, Kırkma, Kırmak, Markka, Matrak, Rakıcı, Takacı, Takmak, Tıkama, Tıkmak, Tırmık,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Acıma, Akıcı, Akmak, Aktar, Aracı, Arıcı, Arkıt, Artık, Artım, Artma, Atıcı, Atmak, Atmık, Carta, Irama, Irmak, Kakım, Kakma, Karık, Karma, Katar, Katık, Katım, Katır, Katkı, Katma, Kırat, Kırca, Kırcı, Kırık, Kırım, Kırkı, Kırma, Kıtık, Kıtır, Macar, Makak, Makat, Makta,

4 Harfli Kelimeler

Acar, Akak, Akar, Akım, Akma, Amca, Arak, Arık, Arka, Arma, Artı, Atak, Atık, Atım, Atkı, Atma, Caka, Cart, Cırt, Irak, Itır, Kaka, Kama, Kara, Karı, Kart, Katı, Kırk, Kıta, Mark, Mart, Raca, Rakı, Taam, Taka, Takı,

3 Harfli Kelimeler

Acı, Aka, Akı, Ama, Ara, Arı, Ark, Art, Ata, Cam, Car, Cık, Ira, Irk, Kak, Kam, Kar, Kat, Kır, Kıt, Mat, Ram, Tak, Tam, Tar, Tık, Tır,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Ar, At, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.