ABANMAK (TDK)


1 . Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak: "Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun?"- B. Felek.
2 . Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak: "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı."- R. H. Karay.
3 . Güç vererek direnmek, bastırmak.
4 . argo Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak.
5 . argo Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak: "İki herif zavallıya abanıyorlar."- A. Rasim.
6 . spor Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak.
7 . spor Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

Abanmak kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi B , üçüncü harfi A , dördüncü harfi N , beşinci harfi M , altıncı harfi A , yedinci harfi K . Başı A sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALLAH Nedir?

Herhangi bir işte başarılı olmuş, en üst dereceye ulaşmış kimse: "Amerika'da kaçakçılığın allahları vardır."- T. Buğra.

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BASTI Nedir?

Kıyma ile pişirilmiş sebze: "Kabak bastısı. Patlıcan bastısı."- .

BASTIRMAK Nedir?


1 . Basma işini yaptırmak: "Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta."- T. Dursun K.
2 . Zararlı bir olayı önlemek: "Yangını bastırmak."- .
3 . Durdurmak: "İsyanı bastırmak."- .
4 . Üstünlüğünü göstermek: "Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor."- Ö. Seyfettin.
5 . Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek.
6 . Gidermek: "Heyecanını bir türlü bastıramıyor."- N. Araz.
7 . Hemen söylemek: "Cevabı bastırdı."- .
8 . (nsz) Ansızın birinin yanına gitmek: "Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar."- O. Rifat.
9 . (nsz) Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek: "Tipi birdenbire bastırmış."- S. F. Abasıyanık.
10 . (-e) Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek: "Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar."- E. Bener. 1
1 . halk ağzında Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BOKS Nedir?

Belirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü, yumruk oyunu: "Türkiye boks şampiyonası."- .

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

ÇALIŞMA Nedir?


1 . Çalışmak işi, emek, say: "Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması: "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."- .
3 . Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi: "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."- .
4 . Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün.

ÇALIŞMAK Nedir?


1 . Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak: "Bu eser için üç yıl çalıştım."- .
2 . Herhangi bir iş üzerinde olmak.
3 . İşi veya görevi olmak, bulunmak: "Kışları onun mandırasında çalışıyor."- H. Taner.
4 . Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak.
5 . (-e) Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak: "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim."- R. H. Karay.
6 . (-e) Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek: "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar.

ÇULLANMAK Nedir?


1 . Alta almak için birinin üzerine abanmak: "Hepsi, yeni gelenin üstüne çullanarak zavallıyı dövüyorlardı."- P. Safa.
2 . (nsz), mecaz Birini bezdirecek, bıktıracak kadar üzerine gitmek: "Kız bu şakaya darılır gibi oldu; lakin Paşa bunu görünce daha ziyade çullandı."- R. N. Güntekin.

DAYANMAK Nedir?


1 . Bir yere yaslanmak, kendini dayamak: "Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor."- M. Ş. Esendal.
2 . (nsz) Kullanılışı uzun sürmek, dayanıklı olmak: "Bu kumaş çok dayandı."- .
3 . Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek: "Bu gemi fırtınaya iyi dayanır."- .
4 . Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek: "Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız?"- F. R. Atay.
5 . (nsz) Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek: "Merkezde Akhisar'ın, Bergama'nın da henüz dayandığını öğrendiler."- N. Cumalı.
6 . Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak.
7 . (nsz) Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek: "Aradan biraz daha geçince kumandan dayanamadı, söze başladı."- M. Ş. Esendal.
8 . Varmak, ulaşmak: "Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor."- Y. Z. Ortaç.
9 . Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak: "İki genç, kırarcasına küreklere dayandılar."- Halikarnas Balıkçısı.
10 . Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak: "Bu proje sonunda bize dayanacak."- . 1
1 . (nsz) Yetişmek, yeter olmak.

DİREN Nedir?

Dirgen.

DİRENME Nedir?

Direnmek işi, karşı koyma, dayanma, inat etme, ısrar etme, mukavemet etme.

DİRENMEK Nedir?

Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek: "Çantayı almak isterlerse sakın direnme, ver."- T. Buğra.

FELEK Nedir?


1 . Gök, gökyüzü, sema.
2 . Dünya, âlem.
3 . Talih, baht, şans: "Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuyakaldı."- C. Meriç.
4 . Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı.

FUTBOL Nedir?

Ayaktopu.

GEÇİNME Nedir?

Geçinmek işi.

GÜCÜ Nedir?

Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

HERİF Nedir?


1 . Güven vermeyen, aşağı görülen, bayağı kimse: "İki herif zavallıya abanıyorlar."- A. Rasim.
2 . teklifsiz konuşmada Adam: "Adamlar yüz kiloluk bir yükü tüy gibi kaldırırken hafif sıklet herifi kaldıramıyorlardı."- B. Felek.

KAPAN Nedir?


1 . Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak.
2 . mecaz Düzen, hile.

KAPANMA Nedir?

Kapanmak işi.

KAPANMAK Nedir?


1 . Kapalı duruma gelmek: "Son basamağı aştığım zaman, babanın kapısı hızla yüzüme kapandı."- Y. Z. Ortaç.
2 . (-e) Dışarı ile ilişiğini kesmek: "Rahatça çalışmak istediğim zamanlar buraya kapanırım ve kimse girmesin diye bazen içeriden de kapıyı kilitlerim."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek: "Manzumem çıkmadı ve Rübap kapandı."- Y. Z. Ortaç.
4 . Son verilmek, kesilmek: "Arif sustu. Hacı Bey de üstelemedi. Söz de burada kapanmış oldu."- M. Ş. Esendal.
5 . (-e) Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek: "Secdeye hamt için değil, güya utandıklarından kapandılar."- R. E. Ünaydın.
6 . Tatile girmek: "Okullar kapandı."- .
7 . Yara iyileşmek.
8 . Göz kör olmak: "Kazadan sonra bir gözü kapandı."- .
9 . Hava bulutlanmak.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARŞILAŞMA Nedir?


1 . Karşılaşmak işi.
2 . spor İki sporcu veya iki takım arasında, karşılıklı olarak kazanmak amacıyla yapılan yarışma, maç.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

NİDA Nedir?


1 . Çağırma, bağırma, seslenme: "Baba: 'ya Allah!' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı."- R. H. Karay.
2 . dil bilgisi Ünlem.

OLANCA Nedir?

Bütün, elde bulunanın hepsi: "Bunları unutmak, sarsılmamak, olanca dikkatini konu bulmaya sarf etmek gerekti."- H. E. Adıvar.

ONUN Nedir?

O adılının tamlayan durumu.

SIRASINDA Nedir?

Gerekince, yerinde ve zamanında.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

ÜZERİ Nedir?


1 . Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı: "Bunların üzerinden ustalıkla atlayarak gemiye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
2 . Varlık, kimlik: "Bu sözler, Mebrure'nin üzerinde derin ve kuvvetli bir tesir bıraktı."- P. Safa.
3 . Bir şeyin görülen yanı, yüzü.
4 . Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
5 . Giysi.
6 . Vücut, beden: "Gece sıcak olduğu için üzerine yalnız ince bir pike örtü örttük."- R. N. Güntekin.
7 . Artan, geriye kalan bölüm: "Alışverişin üzeri."- .
8 . Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz: "Sonra yine böyle durgun, yine sıcak, öğle üzerleri vardır, herkesin uykuya vardığı, araba seslerinin kesildiği, sokakların tenhalaştığı bomboş, çıplak öğle üzerleri."- R. H. Karay.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VURMA Nedir?

Vurmak işi.

VURMAK Nedir?


1 - Elini ya da elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla indirmek.
2 - Ses çıkarmak için, bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca değdirmek.
3 - Sapmak, yönelmek.
4 - Etkisi bir yere kadar uzanmak, sokulmak, girmek, duyulmak, yansımak, °aksetmek.
5 - Hızla değmek, çarpmak.
6 - Çarpma işlemini yapmak.
7 - Sürmek.
8 - Bağlamak, takmak, koymak.
9 - Olduğundan başka bir biçime çevirmek ya da olduğundan başka biçimdegörünmek.
10 - Batıcı ya da kesici cisimleri saplamak, kakmak. 1
1 - Uygulamak, basmak, koymak. 1
2 - Çok etki etmek, yaralamak. 1
3 - Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. 1
4 - argo Herhangi bir biçimde yolsuzca para almak, soymak. 1
5 - İçki içmek. 1
6 - Amaçladığı şeye rast getirmek. 1
7 - Hızla çarpmak. 1
8 - Silahla yaralamak, öldürmek. 1
9 - Dokunmak, hasta etmek.
20 - (Soğuk, dolu gibi şeyler için) Zarar vermek. 2
1 - Vuru durumunda olmak, çarpmak. 2
2 - Çıkmak, isabet etmek. 2
3 - Üzerinde görünmek, üzerine düşmek. 2
4 - Desteklemek, dayamak. 2
5 - Çıkmak, görünmek. 2
6 - Sırtına, omzuna yerleştirmek ya da bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. 2
7 - Tavla oyununda pulu kırmak.

YASLANMA Nedir?

Yaslanmak (I, II) eylemi.

YASLANMAK Nedir?

Yasa bürünmek, yas içinde olmak.

YERİNDE Nedir?


1 . İyi, yeterli: "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde: "Yerinde konuşmak."- .
3 . zarf Durumunda: "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde."- M. Ş. Esendal.

ZAVALLI Nedir?


1 . Acınacak kadar kötü durumda bulunan, mutsuz: "Zavallıyı saatlerce kendine getiremediler."- H. Taner.
2 . mecaz Gücü bir şeye yetmeyen, âciz: "Bunu idrak etmekten o kadar zavallı ve biçareydi ki."- A. H. Tanpınar.

ZORLA Nedir?


1 . Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori: "Ona da bu hakikati zorla kabul ettirecekti."- Ö. Seyfettin.
2 . İstemeyerek, isteksiz olarak, zoraki: "Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık."- B. Felek.

A A A B K M N Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Abanmak,

6 Harfli Kelimeler

Abanma, Banmak, Kabana, Kanama,

5 Harfli Kelimeler

Abana, Akman, Anmak, Bakam, Bakan, Bakma, Banak, Banka, Banma, Kaban, Kaman, Kanma,

4 Harfli Kelimeler

Akma, Aman, Anam, Anka, Anma, Bana, Bank, Kaba, Kama, Kana, Mana,

3 Harfli Kelimeler

Aba, Aka, Ama, Ana, Bak, Ban, Kam, Kan, Nam,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ak, Am, An,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.