AŞIK (TDK)


1 - Bir kimseye ya da bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun (kimse).
2 - Halk içinde yetişen, deyişlerini sazla söyleyen, sözlü koşuk geleneğine bağlı halk ozanı.
3 - Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad, dost.
4 - Dalgın, kalender (kimse).
5 - Ahbap, arkadaş gibi bir seslenme.

Aşık kelimesi baş harfi A son harfi K olan bir kelime. Başında A sonunda K olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi Ş , üçüncü harfi I , dördüncü harfi K . Başı A sonu K olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AHBAP Nedir?


1 . Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse: "Ben yeni tanıdım ama, kızın eski ahbapları imişler!"- O. C. Kaygılı.
2 . ünlem, teklifsiz konuşmada Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü: "Baksana ahbap!"- .

ARKADAŞ Nedir?


1 . Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, yaren.
2 . Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik: "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler."- M. Yesari.

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

BAĞLI Nedir?


1 . Bir bağ ile tutturulmuş olan: "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste: "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı."- B. Necatigil.
3 . Sınırlanmış, sınırlı: "Tüzüğe bağlı bir işlem."- .
4 . Kapatılmış olan, kapalı: "Bağlı geçit."- .
5 . Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan: "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."- .
6 . Sadık: "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."- Anayasa.
7 . mecaz Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun: "Çocuklarına bağlı ana."- .
8 . halk ağzında Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

BAĞLILIK Nedir?


1 . Bağlı olma durumu, merbutiyet.
2 . Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat: "Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz."- Anayasa.
3 . biyoloji Bağlılaşım.

ÇİFT Nedir?


1 - (Nesneler için) Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan.
2 - Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş.
3 - Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
4 - Küçük maşa ya da cımbız.

DALGI Nedir?

Gaflet, aymazlık.

DALGIN Nedir?


1 . Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan: "Kendi kendine mırıldanır gibiydi, dalgındı."- T. Buğra.
2 . Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.
3 . zarf Kendinden geçmiş bir durumda: "Bunlara dalgın bakarken, öteden gelen bir araba onu çiğneyecekti."- M. Ş. Esendal.

DEYİ Nedir?


1 . Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos.
2 . felsefe Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.

DEYİŞ Nedir?


1 . Deme, söyleme işi: "Peki deyişleri de akılları yattığı için değil, korkuları ağır bastığı için oldu."- T. Buğra.
2 . Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.
3 . Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade.
4 . edebiyat Halk şiiri, halk türküsü: "Karacaoğlan'ı okudukça deyişin önemini daha iyi anlarız."- N. Ataç.
5 . müzik Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir tür beste.

DOST Nedir?


1 - Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, iyi görüşülen (kimse), gönüldeş, "düşman" karşıtı.
2 - Kimi hayvanların sahibine gösterdiği sevgi için kullanılır.
3 - Yakınlık belirten seslenme sözü.
4 - Bir şeye düşkün olan, aşırı ilgi duyan kimse.
5 - Erkek ya da kadının evlilikdışı ilişki kurduğu kimse.
6 - İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan.

ERKE Nedir?


1 . Enerji.
2 . felsefe Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

GELE Nedir?

Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar: "Yine gele attın."- .

GELEN Nedir?


1 . Gelme işini yapan (kimse veya nesne).
2 . fizik Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HALK Nedir?


1 - Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta dil, kültür bağı olan insan topluluğu,insanlar, toplum.
2 - Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3 - Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4 - Belli bir bölgede ya da çevrede yaşayanların tümü.
5 - Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların tümü.
6 - Aydınların dışında kalan topluluk.
7 - Kalabalık, insan topluluğu.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KADI Nedir?

Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KALENDER Nedir?


1 . Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint.
2 . Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse.
3 . Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
4 . zarf Özensiz, kılıksız bir biçimde: "İnsan kalender gezmekten rahat edebilir."- H. Taner.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KOŞUK Nedir?


1 . Şiir.
2 . halk ağzında Koşma, türkü.

ORANLA Nedir?

Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten: "Kahve caddeye oranla azıcık geride, bir bahçe içinde."- S. Birsel.

OZAN Nedir?


1 . Saz çalarak şiirler, deyişler ve destanlar söyleyen halk sanatçısı, saz şairi, âşık: "Oralarda âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar."- O. S. Orhon.
2 . Şiir yazan kimse, şair: "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."- N. Cumalı.

SESLENME Nedir?


1 . Seslenmek işi.
2 . Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap.

SEVGİ Nedir?

İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu: "Sevgi ve dostluk şu dünyada o kadar az bulunan şeyler ki."- H. Taner.

SEVİ Nedir?

Aşk: "Ben gelmedim dava için / Benim işim sevi için."- Yunus Emre.

SEVİŞ Nedir?

Sevme işi.

SÖZLÜ Nedir?


1 . Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı: "Sözlü sınav."- .
2 . isim Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.

TUTKUN Nedir?


1 . Gönül vermiş, meftun, meclup: "Kapıda bekleşen tutkunlarından bir tanesinin arabasına atladığı gibi ortadan kayboluyordu."- E. E. Talu.
2 . Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün: "Ben yine eskisi gibi tutkunum tiyatroya."- N. Cumalı.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

VURGU Nedir?

Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan.

VURGUN Nedir?


1 . Kolayca ve haksız ele geçen kazanç.
2 . Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar: "Dolu vurgunu elma."- .
3 . Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm.
4 . sıfat Silahla yaralanmış olan.
5 . sıfat, mecaz Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık: "Onun da kendisine vurgun olduğuna gönülden inanmaktadır."- T. Buğra.

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

A I K Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Akış, Aşık,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Aşı, Aşk, Kaş, Kış, Şak, Şık,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Aş,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.